Van'ın Bahçesaray ilçesine bağlı Çatbayır Mahallesi'nde yaşayan ustalar, yarım asırdır sürdürdükleri hallaçlık mesleğini son teknolojiye ve değişen dünyaya rağmen ayakta tutmaya çalışıyor. Geçmişte onlarca kişinin ekmek kapısı olan bu geleneksel zanaat, günümüzde unutulmaya yüz tutan meslekler arasında yer alırken, mahalledeki son ustalar kültürel mirası geleceğe taşımak için büyük bir özveriyle çalışıyor.
Yünlerin Zahmetli ve Geleneksel Dönüşüm Yolculuğu
Yaz mevsiminde kırkılan koyun yünleri, ilk olarak özenle yıkanıp kurutulmasının ardından ustaların ellerinde yeniden şekilleniyor. Yay şeklindeki özel geleneksel aletler ve tokmaklar yardımıyla kabartılan yünler, ince tabakalar haline getiriliyor. Komşuların da desteğiyle ayaklarca dövülerek form kazandırılan bu malzemeler; yorgan, yastık, keçi kılından keçe, yün halı ve kışın dondurucu soğuklarına karşı en büyük koruyucu olan çoban kepeneği haline getiriliyor.
Toprak damlı evlerin üzerinde yankılanan yay ve tokmağın ritmik sesleri, geçmişten günümüze uzanan asırlık bir kültürü mahallede yaşatmaya devam ediyor. Oldukça zahmetli aşamalardan geçen yün hammaddesi, ustaların tecrübesiyle kullanıma hazır hale geliyor.
'Biz Hallaçlığın Son Ustalarıyız'
Yaklaşık 50 yıldır hallaçlık mesleğini icra eden dokuz çocuk babası Efendi Ceylan, eskiden bu işin bölgede önemli bir geçim kaynağı olduğunu belirtti. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte mesleğe olan ilginin azaldığını vurgulayan Ceylan, yakın çevrede otuza yakın ustanın bulunduğunu ancak günümüzde bu sayının üçe düştüğünü ifade etti.
Geçmişte Hakkari, Bitlis, Van ve Feraşin Yaylası gibi birçok farklı bölgeden kendilerinin çağrıldığını anlatan Ceylan, teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte mesleğin bitme noktasına geldiğini dile getirdi. Elinden geldiğince gençlere bu zanaatı göstermeye çalıştığını ancak aynı hevesi göremediğini sözlerine ekledi.
'Eskiden 40 Gün Boyunca Evimize Dönmezdik'
Sekiz çocuk babası Abdulaziz Kayan ise yarım asırdır sürdürdüğü mesleğin eski dönemlerde büyük bir rağbet gördüğünü aktardı. Yolların ve fabrikaların bulunmadığı yıllarda insanların tüm ihtiyaçlarını el emeğiyle giderdiğini belirten Kayan, aylar süren zanaat yolculuklarını şu sözlerle anlattı:
'Eski zamanlarda mahallemizde yol yoktu, fabrika yoktu, halı yoktu. Her şey insan eliyle yapılıyordu. O zamanlar hallaçlık gözde bir meslekti. İnsanlar bizi çağırırdı. Bitlis'e, Hizan'a ve Hakkari'ye giderdik. Oralarda yün halı ve keçe yapardık. Bazen 40 gün boyunca evimize dönmediğimiz olurdu.'
Muhtardan Kültür Mirasına Sahip Çıkma Çağrısı
Çatbayır Mahalle Muhtarı Eyüp Kayan da mesleğin gelecek kuşaklara aktarılması için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini belirtti. Geçmişte yüz hanelik mahallenin büyük bir kısmının hallaçlıktan geçimini sağladığını hatırlatan Muhtar Kayan, kültürün yaşatılması adına birkaç gencin bu işi öğrenmeye başladığını söyledi.
(Kaynak ve Görsel: GZT)
