Bir arkadaşımızla kahve içmek için buluşmak, bir konsere gitmek, bir sabah kahvaltısı için randevulaşmak… Bu basit gibi görünen olaylar yetişkinlikte pek kolay olmuyor. Zamanla o kolayca yaptığımız eylemler bizim için artık yapılamaz hale geliyor.
sosyal bağlar zamanla zayıflıyor
Okul döneminde doğal biçimde oluşan sosyal bağlar zamanla zayıflıyor. Eski arkadaşların hayatın dışında kalması, yeni tanışılan kişilerin çoğunun evli ve çocuk sahibi olması, yalnızlık hissini daha da görünür kılıyor. Kariyerinde ilerlemiş, hayatında pek çok şeyi yoluna koymuş bireyler bile bu süreçte neden yalnız hissettiklerini tam olarak adlandıramayabiliyor.
Uzmanlara göre yaş ilerledikçe yeni insanlarla tanışmanın zorlaşmasının ardında birçok neden bulunuyor. Artan iş yükü, aile sorumlulukları ve günlük hayatın temposu, sosyalleşmeye ayrılan zamanı ciddi şekilde kısıtlıyor. Pandemi süreci de bu durumu hızlandırdı. Uzaktan çalışma yaygınlaştı, ofis ortamları ortadan kalktı ve insanlar günlerinin büyük bölümünü evde, çoğu zaman yalnız geçirmeye başladı. Günlük iletişim azaldıkça yeni bağlar kurmak da zorlaştı.
Bu tabloya bir de sosyal medyanın yarattığı algı ekleniyor. Dijital platformlarda herkesin kalabalık arkadaş gruplarına ve yoğun sosyal hayatlara sahip olduğu izlenimi oluşurken, bireyler kendi yalnızlıklarını daha derinden hissedebiliyor. Oysa ekranın diğer tarafındaki birçok kişi de benzer duygularla mücadele ediyor.
arkadaşlık zaman ve emek gerektiriyor
Arkadaşlık her konuda olduğu gibi zaman ve emek gerektiriyor. Bunun için de en önemli unsur sosyalleşmek. Her ne kadar dijital imkanların artması her ne kadar sosyalleşmeyi internet ortamına taşısa da bir araya gelmenin, aynı ortamı paylaşmanın yerini alamıyor.
Bir diğer önemli unsur da açık ve girişken olmak. Yetişkinlikte insanlar, karşısındakini rahatsız etmemek adına çoğu zaman mesafeli davranabiliyor. Oysa küçük bir mesaj, bir kahve daveti ya da kısa bir plan önerisi, karşı tarafta da benzer bir ihtiyacın kapısını aralayabiliyor.
Zamanla arkadaşlık kurmak zorlaşıyor olabilir ancak bu durum imkansız değil. Yeterli çaba ve emekle eski kalabalık günlerimize geri dönebiliriz.
Kaynak: VOGUE Türkiye
