reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6240 %0.07
51,9618 %-0.03
7.056,37 % -0,87
3.006.304 %-2.011
İşçi Haber Bilim Kanadalı fizikçiler: 'Evren bir bilgisayar simülasyonu değil'

Kanadalı fizikçiler: 'Evren bir bilgisayar simülasyonu değil'

Kanada’da yürütülen yeni bir fizik araştırması, evrenin bilgisayar temelli bir simülasyon olduğu iddiasını bilimsel temelde çürüttü. Çalışmayı yürüten fizikçiler, gerçekliğin algoritmalarla hesaplanamayacak yapıda olduğunu, uzay ve zamanın bile fizik yasalarının sonucu olarak ortaya çıktığını belirtti. “Her simülasyon algoritmaya dayanır, ancak evren algoritmik değildir” ifadeleri dikkat çekti.

Okunma Süresi: 3 dk

Kanada’daki bilim insanları, evrenin bir bilgisayar simülasyonu olduğu iddiasına matematiksel ve fiziksel temelli bir karşı tez ortaya koyarak bu popüler hipotezi geçersiz ilan etti. Araştırmada, evrenin temel düzeyde algoritmik olmayan, yani bir bilgisayarın işleyebileceği matematiksel komutlara indirgenemeyecek bir yapıya sahip olduğu vurgulandı.

'Simülasyon Teorisi Fiziksel Gerçeklikle Bağdaşmıyor'

British Columbia Üniversitesi Okanagan Kampüsü’nden Dr. Mir Faizal liderliğindeki ekip, hazırladıkları bilimsel makalede şöyle diyor:

“Bir bilgisayar simülasyonu, doğası gereği algoritmalar üzerine kurulur. Ancak evrenin en temel seviyesinde gerçeklik, algoritmik bir yapıyla açıklanamaz. Dolayısıyla bu evrenin bir simülasyon olması imkânsızdır.”

Dr. Faizal, kuantum kütle çekimi teorilerini, kurt Gödel’in eksiklik teoremlerini ve bilgi kuramını temel alarak evrenin yalnızca gözlemlenebilir fiziksel yasalarla değil, bu yasaların ötesinde matematiksel olarak tanımlanamayan bir düzlemden ortaya çıktığını vurguluyor.

'Uzay-Zaman Bile Temel Değil'

Araştırmada dikkat çeken en çarpıcı iddialardan biri de uzay ve zaman kavramlarının bile evrenin temel unsurları olmadığı. Bilim insanları, şunları söylüyor:

“Fizik yasaları uzay ve zamanın içinde var olmaz; tam tersine, uzay ve zamanı ortaya çıkaran bizzat bu yasalardır. Eğer bir şey simüle edilecekse, simülasyon yapılan ortam bu kuralların içinde olmalıdır. Fakat burada kurallar ortamı oluşturuyor.”

Bu görüş, evrenin belirli kodlarla işletilen bir bilgisayar programı olma ihtimalini ortadan kaldırıyor. Çünkü araştırmaya göre simülasyonların temeli algoritma iken, evrenin temeli algoritma dışı, hatta algoritmayla kavranamaz bir düzlem.

'Gerçeklik İnsan Zihninden Bağımsız ve Hesaplanamaz'

Araştırmada ayrıca şu görüşe yer verildi:

“Kuantum kütle çekimi gibi alanlarda gerçekliğin bazı boyutları algoritmik olarak ifade dahi edilemiyor. Bir bilgisayarın ya da simülasyonun yapabileceği her şey algoritmalarla sınırlıdır. Ancak gerçeklik bu sınırların dışında tanımlanıyor.”

Faizal ve ekibi, bunun yalnızca felsefi değil aynı zamanda matematiksel bir argüman olduğunu vurguluyor. Gödel’in eksiklik teoremine atıfla, evrenin içinde bulunduğu matematik sisteminin tamamının herhangi bir algoritmayla tanımlanamayacağını belirtiyorlar.

Simülasyon Hipotezine Bilimsel Bir Yanıt

Alan çevrelerinde yankı uyandıran çalışmanın dikkat çekici sonuçları şöyle özetleniyor:

  • Evrenin temelinde algoritmik olmayan bir gerçeklik var.
  • Her simülasyon algoritmalarla çalışmak zorunda olduğu için evren simülasyon olamaz.
  • Uzay ve zaman bile fizik yasalarının “sonucu”, yani başlangıç koşulu değil.
  • Simülasyon teorisi, bilimsel bağlamda tutarlı bir kuantum kütle çekimi modeliyle uyuşmuyor.

'Bu Kapıyı Tamamen Kapatmıyoruz, Ama…'

Bilim insanları, elde ettikleri sonuçların simülasyon fikrine kesin ve mutlak bir son vermek amacı taşımadığını, fakat mevcut fizik yasalarıyla bu iddianın artık savunulmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Dr. Faizal’ın ifadesiyle:

“Bilim mutlak doğrularla değil, en güçlü açıklamalarla ilerler. Bizim sunduğumuz açıklama, simülasyon iddiasından daha tutarlı, daha hesaplanabilir ve fiziksel gerçekliğe daha yakın.”