Denizli ilinin Tavas ilçesine bağlı Kızılcabölük Mahallesi'nde kökleri asırlar öncesine dayanan geleneksel üretim heyecanı bu yıl da büyük bir coşkuyla hayata geçiriliyor.
Yöre halkı tarafından asırlardır yaşatılan Çarpına Pekmezi yapımı bağ bozumu sezonunun gelmesiyle birlikte resmi olarak start aldı.
Bölgede yaşayan vatandaşların komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve yardımlaşma kültürünü canlı tutan bu özel süreç, renkli görüntülere sahne oluyor.
Yaklaşık 650 yıllık geçmişe sahip bu usta işi gelenekte, komşular sırayla birbirlerinin imdadına yetişerek imece usulü dayanışma sergiliyor.
Yüzyıllık Usullerle Üzümün Pekmeze Dönüşüm Yolculuğu
Bağlardan özenle toplanan üzüm salkımları geleneksel çarpınalara taşınırken, üretimin her bir safhası büyük bir imece ruhuyla tamamlanıyor.
Üretim zincirinin ilk halkasında, toplanan mahsuller mengeneler aracılığıyla sıkılarak şuyundan tamamen ayrıştırılıyor.
Elde edilen ve sıra ismi verilen doğal üzüm suyu, lezzetini ve kıvamını yakalaması için ön kaynatma aşamasına alınıyor. Bu kritik süreçte sıraya katılan özel aktoprak maddesi, içindeki posa kalıntılarının ve çekirdek kırıklarının dibe çökmesinde rol oynuyor.
Bir süre dinlenmeye bırakılan sıra, daha sonra dikkatlice süzülerek dığan adı verilen devasa kaplara aktarılıyor.
Odun Ateşinde Sabırlı Kaynatma Süreci
Özel pekmez ocaklarında yakılan odun ateşinin üzerinde saatlerce kaynatılan üzüm suyu, kıvam almaya başlıyor.
Yaklaşık dört saat süren yoğun mesainin ardından sıra, nihayet eşsiz lezzetteki gerçek geleneksel pekmeze dönüşüyor.
Ocaklardan alınan lezzetli pekmezler, lezzetini ve kıvamını tam anlamıyla bulması için bir gün boyunca dinlendiriliyor.
Öne Çıkan Gelişmeler
Dinlenme süreci tamamlanan şifalı ürünler, güvenli şekilde ambalajlanarak sofralarda yerini almak üzere tüketime hazır hale getiriliyor.
(Kaynak ve Görsel: İHA)
