Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump yönetiminin izlediği politikalar ve bölgeye sevk edilen askeri güçler, iki ülke arasındaki gerilimin yeniden tırmanabileceğini gösteriyor.
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bilgehan Alagöz kaleme aldığı analizde, özellikle Kongre ara seçimlerinin ardından operasyonların yeniden başlayabileceğine dikkat çekti.
Seçim Süreci ve Askeri Hamleler
Başkan Trump'ın 26 Eylül 2026 tarihinde İran'ın 7 günlük ateşkes teklifini geri çevirmesi, Washington ve Tahran hattındaki riskleri artırdı.
Bölgeye yeni savaş gemileri ve binlerce askeri personel sevk edilmesi, olası bir operasyon hazırlığı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, askeri ve diplomatik gelişmelerin seyrine göre çatışmaların seçimlerden önce de başlayabileceğini belirtiyor.
Kamuoyu Desteği ve Kongre Tartışmaları
ABD iç siyasetinde İran'a yönelik askeri adımlara verilen desteğin oldukça sınırlı olduğu görülüyor. Ekim ayında yayımlanan anket sonuçlarına göre, seçmenlerin sadece yüzde 37'si operasyonların başarıyla sonuçlandığı kanısında.
Buna karşın Temsilciler Meclisi ve Senato arasındaki yetki tartışmaları devam ederken, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası başkanın hamle alanını belirli kurallara bağlıyor.
Ekonomik Baskı ve Bölgesel Strateji
Washington yönetimi, Tahran'ı yalnızca askeri alanda değil, aynı zamanda ekonomik olarak da köşeye sıkıştırmayı hedefliyor.
Yıllık enflasyonun yüzde 84'e ulaştığı İran'da ekonomik direnci kırmak için yaptırımların sıkılaştırılması planlanıyor.
Yeni dönemde Hürmüz Boğazı ve Hark Adası gibi stratejik noktaların denetim altına alınması kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.
Asimetrik Riskler ve Gelecek Senaryoları
Askeri üstünlük karşısında sınırlı bir misilleme kapasitesine sahip olan İran'ın, füze ve dron saldırıları ile vekil güçler üzerinden asimetrik karşılık vermesi bekleniyor.
Uzmanlar, uzun süreli bir kara savaşı yerine ekonomik baskı ve yoğun hava harekatının ön planda olacağını vurguluyor.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
