Dünya genelinde Türkiye'nin de dahil olduğu 93 ülkeyi kapsayan kapsamlı bir araştırma, kedi yoğunluğu ile toplumların mutluluk seviyesi arasındaki çarpıcı bağlantıyı ortaya çıkardı.
Bilim insanları, kişi başına düşen kedi sayısı arttıkça ulusal refah hissinin yükseldiğini, ancak kedilerden yayılan Toxoplasma gondii parazitinin yoğunlaştığı coğrafyalarda ise mutluluğun hızla eridiğini tespit etti.
Kedi Yoğunluğu ve Mutluluk Arasındaki Bağlantı Nedir?
Meksiko merkezli SECIHTI koordinasyonunda yürütülen ve sonuçları saygın bilim dergisi PLOS One bünyesinde yayımlanan çalışma, evcil hayvanların halk sağlığı ve toplumsal refah üzerindeki etkilerini mercek altına aldı.
Uzmanlar, 2022 ile 2024 yılları arasındaki ulusal mutluluk puanlarını, her 10 bin kişiye düşen kedi miktarını ve gebelerden alınan antikor verilerini çok değişkenli istatistiksel modellerle karşılaştırdı.
Parazit Yayılınca Mutluluk Düşüyor
Araştırmacılar, kedi yoğunluğu, sağlık harcamaları ve parazit antikorlarının bir arada değerlendirildiğinde ülkeler arasındaki mutluluk farkının yüzde 47'sini doğrudan açıkladığını saptadı.
Elde edilen veriler, kedi popülasyonu ile parazit maruziyeti arasında ters orantılı bir mekanizma işlediğini gösterdi.
Çalışmanın Dikkat Çeken Bulguları Nelerdir?
Yürütülen analiz sonuçlarını değerlendiren araştırma heyeti, "Bulduğumuz şey, daha fazla kediye sahip ülkelerin daha yüksek düzeyde mutluluk bildirme eğiliminde olduğu, buna karşılık Toxoplasma gondii maruziyeti daha yüksek olan ülkelerin daha düşük düzeyde mutluluk bildirme eğilimi gösterdiğidir" tespitini paylaştı.
Uzmanlar sonuçların doğrudan bir sebep sonuç bağı kurmadığı konusunda uyarıda bulunuyor.
Refah Seviyesi Paraziti Engelliyor
Çalışmanın en dikkat çekici yanı, kedi sayısının fazlalığı ile parazit yayılımı arasındaki yaygın varsayımı çürütmesi oldu.
Zengin ülkelerde kedi sahipliğinin yüksek olmasına rağmen parazit riskinin çok daha düşük kaldığı görüldü.
Veteriner Bakımı ve Sağlık Harcamaları Neden Önemli?
Gelir seviyesi ve sağlık harcamaları yüksek ülkelerde ev kedilerinin kapalı alanlarda tutulması, hazır mamalarla beslenmesi ve düzenli aşı takvimine tabi tutulması bulaşma zincirini tamamen kırıyor.
Buna karşılık yoksul bölgelerde sokak hayvanlarının kontrolsüzlüğü, hijyen eksikliği ve çiğ et tüketimi parazit döngüsünü canlı tutarak insan sağlığını tehdit ediyor.
Toplumsal refahın çok katmanlı dinamiklerine dikkat çeken bilim heyeti, "Bizim en ilginç bulduğumuz şey, bu sonuçların genellikle ayrı ayrı incelenen faktörleri bir araya getirmesidir: zenginlik, sağlık, insan-hayvan ilişkileri ve bulaşıcı hastalıklar.
Çalışmamız, bazı toplumların neden daha yüksek refah bildirdiğini anlamanın, geleneksel olarak en çok dikkat çeken sosyoekonomik koşulların yanı sıra biyolojik ve ekolojik faktörleri de dikkate almamızı gerektirebileceğini göstermektedir" sözleriyle çalışmanın kapsamını özetledi.
Türkiye, 2026 Dünya Mutluluk Raporu'nda 147 ülke arasında ancak 94'üncü sırada tutunabiliyor.
Sokaklarında yaklaşık 15 milyon sahipsiz kedinin dolaştığı ve evlerde beslenenlerle birlikte toplam sayının 20 milyona ulaştığı Türkiye'de, küresel araştırmanın ortaya koyduğu refah denklemi çarpıcı bir tablo çiziyor.
Kedilerde parazit pozitifliğinin yüzde 41,5 gibi yüksek seviyelerde seyrettiği ülkemizde insanlardaki toksoplazma oranı yüzde 20 ile 50 arasında seyrediyor.
Avrupa'da ortalama oran yüzde 25 ile yüzde 40 arasında Türkiye'ye benzer orta-yüksek seviyedeyken, ABD'de ise yüzde 8 ile yüzde 15 arasında düşük seyrediyor.
Yüksek kedi varlığına karşın yetersiz veteriner bakımı, kontrolsüz popülasyon, koruyucu sağlık harcamalarındaki yetersizlikler ve sokak şartları nedeniyle parazit riski yüksek seyrediyor.
