Hamas, “Şehitlerin Naaşlarını Geri Alma Ulusal Günü” dolayısıyla yayımladığı açıklamada, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Filistinlilerin cenazelerini alıkoyma politikasını “eşi benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdığını” belirtti.
Açıklamada, İsrail’in bazıları onlarca yıldır olmak üzere toplam 726 Filistinlinin cenazesini morglarda veya “Rakamlar Mezarlığı” olarak bilinen gizli mezarlıklarda tuttuğu vurgulandı. Bu rakamın, Gazze’de akıbeti bilinmeyen cenazeleri kapsamadığı ifade edildi. Hamas, bu uygulamanın ölülerin haklarını korumayı öngören tüm uluslararası insancıl hukuk kurallarının açıkça ihlali olduğunu bildirdi. Hamas, “İsrail, Filistinli aileleri çocuklarının onurlu bir şekilde defnedilme hakkından mahrum bırakarak cezalandırıyor. Bu, baskı sisteminin bir parçasıdır” ifadelerine yer verdi.
BM’YE VE İNSAN HAKLARI KURUMLARINA ÇAĞRI
Hamas, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütlerine seslenerek, “Rakamlar Mezarlığı’ndaki suçların durdurulması, alıkonulan cenazelerin ailelerine teslim edilmesi ve Filistinlilerin onurlu bir şekilde cenazelerini defnetme hakkının korunması için İsrail’e baskı yapılmalıdır” çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, son takas sürecinde Filistinli grupların İsrailli esirlerin cenazelerine gösterdiği insani yaklaşım hatırlatılarak, “Direniş güçlerinin insani ve ahlaki değerleri ortadayken İsrail hükümeti sadist suçlarını sürdürmektedir” denildi.
Filistinli sivil toplum kuruluşu “Şehitlerin Naaşlarını Geri Alma Ulusal Girişimi” de konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, alıkonulan 726 cenazenin 67’sinin çocuk, 10’unun kadın olduğu; 256’sının ise Rakamlar Mezarlığı’nda bulunduğu kaydedildi. Kuruluş, bazı İsrailli kaynakların ise “7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’den en az 1500 cenazenin alıkonulduğunu ve bu cenazelerin insanlık dışı koşullarda Sde Teiman Askeri Üssü’nde tutulduğunu belgelediğini” aktardı.
YASAL DAYANAK YOK AMA SİSTEME YERLEŞTİRİLDİ
Hamas açıklamasında ayrıca, İsrail’in bu politikayı 50 yılı aşkın süredir sürdürdüğü hatırlatıldı. İlk olarak düzensiz askeri bir uygulama olarak başlayan cenazeleri alıkoyma uygulamasının zamanla İsrail hukuk sistemine yerleştiği belirtildi. 1967’den bu yana yüzlerce Filistinlinin gizli numaralarla defnedildiği mezarlıklara gömüldüğü, 2004’te kısıtlanan uygulamanın 2015’te yeniden yürürlüğe konduğu kaydedildi. İsrail Yüksek Mahkemesi’nin alıkoyma için “yasal dayanak yoktur” kararına rağmen Tel Aviv hükümetinin bu kararı ertelediği, 2018’de ise Terörle Mücadele Yasası’nda yapılan değişiklikle polise cenazeleri alıkoyma yetkisi verildiği hatırlatıldı.
İsrail makamlarının, öldürülen Filistinlilerin cenazelerini ailelerine teslim etmeyip “esir takasında pazarlık konusu” haline getirdiği; teslim edilmeyen cenazelerin ise sadece sayılarla işaretlenen “Rakamlar Mezarlığı”na gömüldüğü vurgulandı. Eylül 2019’da İsrail Yüksek Mahkemesi’nin, şehit cenazelerinin alıkonularak gelecekte “müzakere kartı” olarak kullanılmasına izin veren bir karara da imza attığı ifade edildi.
