İsrail Yüksek Mahkemesi, yabancı gazetecilerin Gazze Şeridi’ne girişine izin verilmesini isteyen dilekçeyi erteledi. Karar, savaşın başladığı Ekim 2023’ten bu yana bölgeye uygulanan medya yasağının devam ettiği bir dönemde, insani ve kültürel endişelerin derinleştiği işgal altındaki Filistin topraklarında tartışma yarattı.
Yabancı basına yasak sürüyor
Arab News’in aktardığına göre, yüzlerce uluslararası gazeteciyi temsil eden Yabancı Basın Derneği (FPA), İsrail’in uyguladığı medya yasağının kaldırılması için Yüksek Mahkeme’ye başvurdu. FPA, dilekçesinde “Gazze’ye kısıtlamasız erişim” talep etti. İsrail, savaşın başladığı tarihten bu yana yalnızca az sayıda gazetecinin bölgeye girmesine izin verdi; onlar da İsrail ordusu eşliğinde, sıkı gözetim altında çalışabildi. Perşembe günü yapılan duruşmada Devlet Avukatlığı, “10 Ekim’deki ateşkes ve ABD aracılığıyla sağlanan kısmi asker çekilmesi sonrası koşulların değiştiğini” kabul etti. Yetkililer, yeni durumu değerlendirmek için 30 gün ek süre talep etti. Mahkeme henüz yeni duruşma tarihi belirlemedi.
FPA Başkanı Tania Kraemer, “Gazeteciler olarak bu günü çok uzun süredir bekliyoruz” diyerek, “Filistinli meslektaşlarımızla yan yana çalışmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. FPA Yönetim Kurulu Üyesi Nicolas Rouget ise, “Yabancı basın, halkın güvenilir ve bağımsız habercilik hakkını savunmalı. Son iki yıldır kamuoyunu bilgilendiren tek kişiler Filistinli gazeteciler oldu” dedi. Basın özgürlüğü örgütü Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de davaya destek verdi. RSF, savaş boyunca 210’dan fazla Filistinli gazetecinin öldürüldüğünü açıklayarak, medya üzerindeki bu kısıtlamayı “benzeri görülmemiş bir basın özgürlüğü ihlali” olarak niteledi.
UNRWA: 'Gazze enkaz altında'
Öte yandan, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze Şeridi’nin iki yılı aşkın bombardımanın ardından 61 milyon ton enkazla kaplandığını bildirdi. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, bölgede tüm mahallelerin yerle bir olduğu ve halkın yıkıntılar arasında temel ihtiyaçlarını aradığı belirtildi.
UNRWA, önümüzdeki üç ay için temel insani yardım stoklarına sahip olduğunu ancak İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle dağıtımda ciddi engellerle karşılaştığını açıkladı. 2024’te İsrail Parlamentosu Knesset, ajansın faaliyetlerini durdurmayı hedefleyen bir yasa tasarısını kabul etmişti. Bu iddiaların ardından Uluslararası Adalet Divanı (UAD) geçtiğimiz hafta İsrail’in suçlamalarını reddetti ve ülkeye, UNRWA ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC) yardımların Gazze’deki sivillere ulaşmasına izin verme zorunluluğu getirdi.
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana 68 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 170 binden fazlası yaralandı.
Kudüs’te ‘Aksa altı tünelleri’ uyarısı
Aynı dönemde Kudüs Valiliği, İsrail’in Mescid-i Aksa çevresinde ve altındaki kazı çalışmalarına ilişkin yeni bir uyarı yayımladı. The Siasat Daily’nin haberine göre, Valilik Danışmanı Maruf er-Rifai, kazıların İslam’ın üçüncü kutsal mekânı olan Aksa’nın yapısal bütünlüğünü tehdit ettiğini belirtti. Rifai, kazıların, “Davud Şehri” adı verilen bölgeyle 50 milyon şekel bütçeli “Hacılar Yolu” projesi arasında bağlantılar kurduğunu, bunun da “Eski Kudüs’ü Yahudileştirmeye ve kültürel kimliğini dönüştürmeye yönelik siyasi bir plan” olduğunu söyledi.
Yetkili, bazı bölgelerde 15 metre derinliğe ulaşan tünellerin tarihi su yollarını yer altı müzelerine ve sinagoglara dönüştürdüğünü, çalışmaların uluslararası denetim olmaksızın, gizlilik içinde yürütüldüğünü aktardı. Kudüs Valiliği, Birleşmiş Milletler ve UNESCO’ya çağrıda bulunarak, “Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün İslamî mirasına geri dönülmez zararlar verilmeden önce” müdahale edilmesi çağrısını yineledi.
