Jeopolitik risklerin artması ve dolara bağımlılığı azaltma arayışı, merkez bankalarının altın alımlarını hızlandırdı. Merkez bankaları, artan jeopolitik riskler ve dolara bağımlılığı azaltma çabaları doğrultusunda 2022 öncesindeki seviyelerin üzerinde altın satın almaya devam etmektedir. Dünya Altın Konseyi, ağustos ayında yaptığı açıklamada, haziran ayında resmi olarak bildirilen net altın alımlarının 51 tona ulaştığını belirtmiştir. Goldman Sachs ise merkez bankalarının Haziran 2026'daki altın alımlarının yaklaşık 57 ton olduğunu hesaplamıştır. Bu rakam, 2022 öncesindeki aylık ortalama 17 tonluk alımın oldukça üzerinde bir seviyeyi göstermektedir.
Altın Alımlarında Hangi Ülkeler Öne Çıkıyor?
Belirlenebilen alıcılar arasında Çin, yaklaşık 40 tonla en büyük alıcı konumundadır. Ancak bu miktarlarda altın satın alındıktan sonra başka bir soru gündeme gelmektedir: Hükümetler altınlarını nerede saklıyor? Londra altın kasalarında ilk sırada yer almakta olup, Dünya Altın Konseyi'nin 16 Haziran'da yayımlanan araştırmasına göre ankete katılan merkez bankalarının yüzde 57'si altınlarının bir bölümünü İngiltere Merkez Bankası'nda (BoE) saklamaktadır. Bu durum, BoE'yi altınların yurt dışında muhafaza edilmesi için en fazla tercih edilen kurum konumuna getirmektedir.
Katılımcıların yüzde 14'ü ise New York Federal Rezerv Bankası'nı tercih etmektedir. İngiltere Merkez Bankası, Londra'daki dokuz yer altı kasasında yaklaşık 400 bin külçe altın muhafaza etmektedir. Bu altınlar, İngiliz hükümeti, yabancı merkez bankaları ve hükümetler adına saklanmaktadır. İngiltere Merkez Bankası'nın kendisine ait yalnızca iki külçe bulunurken, diğer külçelerin tamamı müşterilerine aittir.
Yurt Dışında Altın Saklamanın Avantajları Nelerdir?
Altının tamamı yurt dışında saklanmamakta, merkez bankaları yalnızca Londra ve New York'a güvenmemektedir. Dünya Altın Konseyi'nin araştırmasına katılanların yüzde 49'u altınlarının bir bölümünü kendi ülkelerinde muhafaza ettiklerini belirtmiştir. Böylece yerel kasalar, İngiltere Merkez Bankası'nın ardından ikinci sırada yer almıştır. Katılımcıların yüzde 16'sı İsviçre'deki Uluslararası Ödemeler Bankası'nı (BIS) tercih ederken, bazı merkez bankaları İsviçre Merkez Bankası, Fransa Merkez Bankası ve farklı uluslararası saklama merkezlerini kullanmaktadır. Çin de altının saklanması ve ticaretinde alternatif bir merkez haline gelmek amacıyla kendi altyapısını geliştirmeye çalışmaktadır.
Araştırmaya göre merkez bankalarının yüzde 9'u önceki 12 ay içerisinde kendi ülkelerinde sakladıkları altın miktarını artırmıştır. Bu oran 2025 araştırmasında yüzde 5 seviyesindeydi. Merkez bankalarının yüzde 10'u ise rezervlerini daha fazla yabancı lokasyona dağıttığını belirtmiştir. Bir yıl önce bu oran yüzde 2 seviyesindeydi.
Londra ve New York'un Tercih Edilme Sebepleri Neler?
Londra ve New York'un tercih edilmesinin temel nedenleri arasında bu şehirlerdeki piyasaların yüksek likiditesi ve saklanan altının uluslararası ticaret ve takas ağlarına yakınlığı bulunmaktadır. Bu durum, merkez bankalarının külçeleri başka bir yere taşımadan veya farklı bir piyasada yeniden inceletip onaylatmadan altınlarını hızlı bir şekilde satmasına, takas etmesine veya likidite elde etmek amacıyla kullanmasına imkan sağlamaktadır. İngiltere Merkez Bankası, altının kendi kasalarında bulunmasının merkez bankalarına Londra piyasasının likiditesine doğrudan erişim sağladığını belirtmektedir.
İki müşteri arasında işlem gerçekleştirildiğinde külçeler genellikle fiziksel olarak yer değiştirmemekte, bunun yerine banka kayıtlarında külçenin sahibinin adı değiştirilmektedir. New York Federal Rezerv Bankası ise ABD hükümeti, yabancı hükümetler, merkez bankaları ve resmi uluslararası kuruluşlar adına altın sakladığını ifade etmektedir. Bireylerin veya özel şirketlerin kasalarını kullanmasına izin verilmemektedir. New York Fed'in altın deposu, dünyada parasal altınların saklandığı bilinen en büyük merkez olarak kabul edilmektedir.
Büyük finans merkezlerinde altın bulundurmak, merkez bankalarına altınlarını dolar likiditesi sağlamak amacıyla takas işlemlerinde kullanma veya kiralayarak gelir elde etme imkanı da vermektedir. Altının tamamının ülke içinde tutulması durumunda bu işlemleri aynı hızda gerçekleştirmek daha zor olabilmektedir. Altının yurt dışında saklanması bazı siyasi ve hukuki riskleri de beraberinde getirmektedir. Siyasi veya yargısal kararlarla varlıkların dondurulması ya da bu varlıklara erişimin kısıtlanması mümkün olabilmektedir. Rusya'nın yurt dışındaki rezervlerinin 2022 yılında dondurulmasının ardından bu konudaki endişeler artmış ve bazı merkez bankaları varlıklarını nerede sakladıklarını yeniden değerlendirmeye başlamıştır.
Altını ülke içinde saklamak da maliyetsiz değildir. Bunun için yüksek güvenlikli kasaların inşa edilmesi, güvenlik ve sigorta hizmetlerinin sağlanması ve sürekli denetimler yapılması gerekmektedir. Ayrıca ülke içindeki altınlar güvenlik sorunlarından veya ülkede yaşanabilecek siyasi istikrarsızlıklardan etkilenebilmektedir. Bu nedenle bazı merkez bankaları, rezervlerinin tamamını tek bir ülkede veya tek bir hukuk sisteminin kontrolünde tutmak yerine altınlarını kendi kasaları ile birden fazla yabancı merkez arasında dağıtmayı tercih etmektedir.
