reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2670 %-0.07
50,8982 %0.51
6.780,37 % 0,91
3.845.750 %-1.114
İşçi Haber Gündem 21 Eylül Dünya Barış Günü: Tarih savaşlarla yazıldı

21 Eylül Dünya Barış Günü: Tarih savaşlarla yazıldı

Her yıl 21 Eylül’de kutlanan Dünya Barış Günü, insanlığa savaşların bıraktığı ağır mirası hatırlatıyor. Birinci Dünya Savaşı’ndan İkinci Dünya Savaşı’na, Kore’den Vietnam’a, Irak’tan Suriye’ye kadar uzanan yüzyıllık tabloda milyonlarca insan hayatını kaybetti, milyonlarcası mülteci oldu. Bugünse savaşların açtığı yaralar yalnızca tarih kitaplarında değil; Gazze’de yaşanan büyük insani felakette canlı bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Her yıl 21 Eylül’de kutlanan Dünya Barış Günü, insanlığa savaşların bıraktığı ağır mirası hatırlatıyor. Birinci Dünya Savaşı’ndan İkinci Dünya Savaşı’na, Kore’den Vietnam’a, Irak’tan Suriye’ye kadar uzanan yüzyıllık tabloda milyonlarca insan hayatını kaybetti, milyonlarcası mülteci oldu. Bugünse savaşların açtığı yaralar yalnızca tarih kitaplarında değil; Gazze’de yaşanan büyük insani felakette canlı bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Dünya savaşlarının bilançosu

Birinci Dünya Savaşı (1914-1918), modern tarihin en kanlı savaşlarından biri oldu. Resmi kayıtlara göre yaklaşık 10 milyon asker öldü, 6 ila 13 milyon arasında sivil hayatını kaybetti. Savaşın tetiklediği kıtlık ve salgın hastalıklar, ölü sayısını daha da artırdı.

İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) ise insanlık tarihinin en yıkıcı dönemi olarak kayda geçti. Birleşmiş Milletler ve tarihçiler, toplam can kaybını 70 ila 85 milyon arasında gösteriyor. Yalnızca Sovyetler Birliği’nde 24 milyon, Çin’de ise 15 milyondan fazla insan yaşamını yitirdi. 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları, on binlerce insanı saniyeler içinde yok etti.

Soğuk Savaş yıllarında ise Kore Savaşı (1950-1953) yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüne, Vietnam Savaşı (1955-1975) ise 1,3 ila 4 milyon arasında sivil ve askerin hayatını kaybetmesine yol açtı. Daha yakın dönemde, Irak’ın 2003 işgali sonrası 15 yıl içinde en az 200 bin sivilin öldüğü raporlandı. Suriye iç savaşında ise 2011’den bu yana yarım milyondan fazla insan hayatını kaybetti.

Savaşın faturası: Yalnızca ölümler değil

Savaşların sonucu yalnızca ölü sayılarıyla sınırlı değil. Milyonlarca insan mülteci durumuna düştü. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, 2024 sonu itibarıyla dünya genelinde zorla yerinden edilmiş kişi sayısı 120 milyona ulaştı. Çocuklar eğitim hakkından mahrum kalırken, kadınlar ve yaşlılar savaşların en ağır mağdurları oldu. Altyapıların çökmesi, hastalık ve yoksulluğun derinleşmesi savaşın kalıcı izleri arasında yer aldı.

Gazze’de tablo ağırlaşıyor

Bugün barış çağrılarının en fazla yükseldiği yerlerden biri Gazze. 7 Ekim 2023’te başlayan çatışmalardan bu yana Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre yaklaşık 65 bin Filistinli öldü, 165 bin kişi yaralandı. Birleşmiş Milletler raporları, ölülerin büyük bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğunu bildiriyor.

Gazze’de hastaneler bombalandı, okullar ve ibadethaneler yıkıldı, elektrik ve su altyapısı felç oldu. Birleşmiş Milletler’e göre, bölgede yaşayan 2,3 milyon insanın neredeyse tamamı açlık, ilaç yetersizliği ve temiz suya erişim sorunuyla karşı karşıya. Uzmanlar, bu durumun “21. yüzyılın en ağır insani krizlerinden biri” olduğunu vurguluyor.

Barış için son çağrı

Dünya Barış Günü, insanlığa şu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor: Savaşların kazananı yok, barışın kaybedeni yok. Tarihin ağır faturaları, Gazze’de yaşananlarla birleştiğinde barışın ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğu ortaya çıkıyor.