AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, sosyal medya hesabından Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin paylaşım yaptı.
Elitaş'tan Milli Dayanışma Kanun Teklifi'ne ilişkin değerlendirme
Paylaşımında Elitaş, "Bugün Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine yönelik tarihi adımları atarken sorunları ve çözümleri yalnızca bölgesel ölçekte veya geçici duygusal yaklaşımlarla ele almıyoruz. Modern dünyanın değişen şartlarını, gelişen tehditlerini, küresel aktörlerini ve karşılıklı bağımlılıklarını bütün yönleriyle analiz ediyor, ortaya çıkabilecek gelişmelerin milletimizin menfaatlerini ve ülkemizin geleceğini nasıl etkileyebileceğini büyük bir hassasiyetle değerlendiriyoruz." ifadelerine yer verdi.
Çatışmaların, istikrarsızlıkların ve güvenlik krizlerinin siyasi, ekonomik ve toplumsal etkileriyle kısa sürede bölgesel ve küresel bir mahiyet kazanabildiğini vurgulayan Elitaş, dünyadaki savaş ve çatışmaların yalnızca yerel sebeplerden doğmadığını, kimi zaman küresel güç mücadeleleri, dış müdahaleler ve bölgesel hesaplar tarafından beslendiğini ve derinleştirildiğini belirtti.
Elitaş, bu sebeple sorunların ortaya çıkışından gelişimine ve çözüme kavuşturulmasına kadar geçen bütün süreçlerde ulusal dinamiklerin yanı sıra küresel aktörlerin ve faktörlerin de etkisini titizlikle analiz ettiklerinin altını çizdi.
'Milli birlik ve beraberlik kalkınmanın temelidir'
Mustafa Elitaş, şöyle devam etti:
"Dünya siyasetinin kırılgan fay hatları üzerinde ilerlediği, savaşların ve istikrarsızlıkların giderek yaygınlaştığı bir dönemde Türkiye'yi bu dalgalı ortamdan huzur ve güven içerisinde geleceğe taşımak, büyük ve tarihi bir mesuliyettir. Amacımız, Türkiye Yüzyılı idealimize barış, huzur, güven ve istikrar içerisinde ulaşmak; devletimiz, milletimiz ve her bir vatandaşımızla el ele, gönül gönüle yürümek, geleceğimizi birlikte inşa ve ihya etmektir. Bu anlayış, yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmeyi değil, gelecek nesillerin daha güvenli, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye'de yaşamasını teminat altına almayı da gerekli kılmaktadır. Bu mesuliyeti milletimizle birlikte omuzladığımızın bilinci içerisindeyiz. Çalışmalarımızı yürütürken milletimizin güvenini ve desteğini yanımızda hissediyor; istişareyi, toplumsal dayanışmayı ve ortak kabulleri sürecin en önemli dayanakları olarak görüyoruz.
Ülkemizin gelişimini hızlandırmanın, insanımızın geleceğine daha büyük değer katmanın, gücümüzü ve refahımızı birlikte büyütmenin yolu, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmekten ve toplumsal huzuru sağlam temeller üzerinde tesis etmekten geçmektedir. Barış ve güven ortamı, üretimin, yatırımın, kalkınmanın, demokratik gelişmenin ve toplumsal refahın en güçlü zeminidir. Cumhurbaşkanı'mız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ömrünü adadığı siyasi mücadelenin temel hedefi Türkiye'yi her alanda güçlendirmek, ülkemizin imkan ve kabiliyetlerini artırmak ve Türkiye'yi dünyada sözü dinlenen, iradesine itibar edilen güçlü bir devlet konumuna taşımaktır."
Elitaş, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilerlerken söz konusu vizyonu milletin bütün fertleriyle birlikte benimseme, geliştirme ve hayata geçirme sorumluluğu içerisinde olduklarını belirterek, milletin umudunu, güvenini ve geleceğe ilişkin beklentilerini gözeterek üstlendikleri görevi sorumluluk, hassasiyet ve kararlılıkla yerine getirmek için gayret göstereceklerini bildirdi.
