"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7835 %0.10
56,0772 %-0.06
6.876,86 %1.10
3.936.412 %5.81
İşçi Haber Gündem Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Gökcan, bireysel başvuru sempozyumunda konuştu:

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Gökcan, bireysel başvuru sempozyumunda konuştu:

”Bireysel başvuru bir temyiz yolu değildir. Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuru yoluyla adli veya idari uyuşmazlıkların temyiz incelemesini yapan bir merci değildir. Bireysel başvuru, kamu gücünün neden olduğu hak ihlali iddiasının incelendiği bir hak arama ve anayasallık denetim birimidir”

Okunma Süresi: 3 dk

ANKARA (AA) Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan, bireysel başvurunun bir temyiz yolu olmadığını belirterek, "Bireysel başvuru, kamu gücünün neden olduğu hak ihlali iddiasının incelendiği bir hak arama ve anayasallık denetim birimidir." diye konuştu.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Bireysel Başvuru Kararlarının Özel Hukuktaki Yansımaları Sempozyumu'na Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ve fakültenin öğrencileri ile bazı yüksek mahkeme üyeleri katıldı.

Burada konuşan Gökcan, 2012'den itibaren Türk hukuk sisteminde bireysel başvurunun uygulanmaya başladığını, bu kapsamda Anayasa Mahkemesine bugüne kadar 350 bine yakın bireysel başvuru yapıldığını bildirdi.

Anayasa Mahkemesinin 290 binden fazla başvuruyu karara bağlandığını ifade eden Gökcan, bunlardan yaklaşık 15 bin kararın ihlal yönünde olduğunu söyledi. Gökcan, bunların yüzde 62,5'inde adil yargılanma hakkının ihlaline hükmedildiğini bildirdi.

Anayasa Mahkemesine, diğer ülkelerdeki anayasa kurumlarına olandan daha fazla başvuru yapıldığına işaret eden Gökcan, bunun sebebinin bireysel başvurunun "temyiz yolu" olarak görülmesinden kaynaklandığını dile getirdi.

Gökcan, şöyle devam etti:

"Bireysel başvuru bir temyiz yolu değildir. Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuru yoluyla adli veya idari uyuşmazlıkların temyiz incelemesini yapan bir merci değildir. Bireysel başvuru, kamu gücünün neden olduğu hak ihlali iddiasının incelendiği bir hak arama ve anayasallık denetim birimidir. Anayasa Mahkemesi bu anayasal denetimde herhangi bir hukuka aykırılığın tespitiyle ilgilenmemekte, yargısal sürece ilişkin temel hak ihlalinin var olup olmadığı sorununa odaklanmaktadır."

Anayasa Mahkemesinin bazı ihlal kararlarından örnekler veren Gökcan, Yüksek Mahkemenin ihlal kararının ilgili mahkemeye gönderildiğini ve yeniden yargılama yolunun açıldığını, böylece Anayasa Mahkemesinin özel hukuk uyuşmazlıklarında mahkemelere insan hakları hukukunu gözetmeleri gerektiğini hatırlattığını söyledi.

Gökcan, "Anayasal bir kurum olan bireysel başvurunun etkili olabilmesi, ihlal kararının yerine getirilmesi suretiyle ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına bağlıdır." diye konuştu.

TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yavuz'un değerlendirmesi

TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faik Yavuz da konuşmasında, Türk iş dünyası olarak haklının güçlü olduğu bir ülke istediklerini, bunun için de taşın altına ellerini koymaktan çekinmediklerini söyledi.

Yatırım ortamının en önemli unsularından birinin sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerin garanti altına alınması olduğunu vurgulayan Yavuz, şöyle konuştu:

"Bireysel başvurular, temel hak ve özgürlükleri kamu tarafından ihlal edilen bireylerin temel haklarının korunması açısından önem arz ediyor. Piyasa ekonomisinin tam işleyebilmesi için devletin kişilerin yaşama, mülkiyet ve serbest girişimcilik haklarını garanti etmesi gerekir. Hem demokrasi hem de piyasa ekonomisi, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere dayanmaktadır. Rekabete dayalı piyasa ekonomisinin kurulması bakımından mülkiyet hakkı, sanayi ve ticaret özgürlüğü, sözleşme serbestisi ve kanun önünde eşitlik ilkeleri vazgeçilmez koşullardır."

Sempozyum yarın da devam edecek.