Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen "NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı"nın açılışında konuştu. Kurum, iklim değişikliğinin tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecindeki yaklaşımını anlattı.
'iklim değişikliği, hepimizin, tüm insanlığın ortak meselesidir'
Küresel iklim krizinin etkilerine değinen Kurum, Nepal'de yaşanan sel felaketini hatırlattı. Kurum, "Bu sel felaketinin tek nedeni buzulların erimesi, kopan parçaların sıvılaşması ve taşkının kentlere doğru akması… İşte bizi bir araya getiren neden de bu… Çünkü o buzulları koparan ve felaketlere yol açan iklim değişikliği, hepimizin, tüm insanlığın ortak meselesidir" dedi.
Türkiye'nin de geçmişte sel ve orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin topyekûn bir seferberlik gerektirdiğini söyledi.
Ülkelerin İklim Önceliklerinin Farklılaştığını Söyledi
İklim krizinin ülkeleri aynı şekilde etkilemediğine dikkat çeken Kurum, farklı ülkelerin farklı öncelikleri bulunduğunu belirtti. Kurum, "Ülkelerin koşulları maalesef aynı değildir. Kalkınma düzeyleri, enerji sistemleri, iklim riskleri, finansmana ve teknolojiye erişim imkânları birbirinden farklıdır" ifadelerini kullandı.
İklim diplomasisinin yalnızca kendi görüşünü anlatmak olmadığını belirten Kurum, "Karşımızdaki tarafın neden farklı düşündüğünü anlamak, ulusal koşulları doğru okumak ve farklı öncelikler arasında ortak hareket alanı oluşturabilmektir" dedi.
'Adil İklim Diplomasisi' İfadesini Kullandı
Kurum, Türkiye'nin COP31 yaklaşımını "diyalog, uzlaşı, eylem" olmak üzere üç temel ilke üzerine kurduğunu belirtti.
"Başkaları ne der bilemem; ben 'adil iklim diplomasisi' diyorum" diyen Kurum, gelişmekte olan ülkelerin finansman ve teknolojiye erişiminin önemine dikkat çekti. Kurum, "Asıl olan adalettir, herkesin kendisini o metnin içinde görebileceği ortak zemini kurabilmektir" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin COP31'de başkanlık ve eylem gündemini yürüteceğini belirten Kurum, Akdeniz'den Pasifik'e uzanan farklı coğrafyaları ortak bir iklim iradesinde buluşturacak bir iş birliği modeli ortaya koyacaklarını söyledi.
Gençlerin COP31'de Rol Alacağını Açıkladı
Kurum, gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Gençlerin yalnızca gelecekte iklim değişikliğinin sonuçlarıyla karşılaşacak kesim olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kurum, "Ben gençleri, bugünün çözüm ortakları olarak görüyorum ve öyle de görmeye devam edeceğim!" dedi.
Kurum, gençlerin katılımı ve eğitiminin COP31 Eylem Gündemi'nin öncelikli alanlarından biri olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin İklim Kanunu ve 2053 Hedeflerini Hatırlattı
Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede attığı adımlara da değinen Kurum, 2025 yılında ilk İklim Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Kurum, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "Biz; iklim diplomasisinde sözün arkasına hedef, takvim, mevzuat ve uygulama koyuyoruz" ifadelerini kullandı.
'Biz masada olacağız ama masada kalmayacağız'
Programın COP31'in bir provası niteliğinde olduğunu belirten Kurum, gençlerin burada uluslararası iklim müzakerelerini uygulamalı olarak deneyimleyeceğini söyledi. Kurum, "Biz COP31'e yalnızca dünyaya ne yapılması gerektiğini anlatmak için hazırlanmıyoruz. Kendi ev ödevini yapan, hedeflerini mevzuatla ve sahadaki uygulamayla destekleyen bir Türkiye olarak hazırlanıyoruz" dedi.
Türkiye'nin COP31 sürecindeki yaklaşımını ise şu sözlerle özetledi: “Masada konuşacağız; ama masada kalmayacağız!” Kurum, gençlerden temsil ettikleri pozisyonları öğrenmelerini, karşı tarafı dinlemelerini, bilime ve veriye dayanmalarını ve farklılıkları ortak çözümü güçlendiren bir imkân olarak görmelerini istedi. Bakan Kurum, "Programın sonunda '1,5°C Hedefini Yakın Tut' diyerek birlikte yürüyelim" ifadelerini kullandı.
