Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin bir karar almıştır. Bu karar, 18 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen BDDK toplantısında alınmış olup, resmi olarak 19 Eylül 2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Kararın Gerekçesi Nedir?
BDDK'nın aldığı bu karar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu madde, bankaların faaliyet izinlerinin iptali ile ilgili düzenlemeleri içermektedir. Yapılan incelemeler sonucunda, Bank Mellat'ın İstanbul şubesinin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kurul, kararını verirken, Bank Mellat'ın Türkiye'deki operasyonlarının mevcut düzenlemelere uygun olup olmadığını detaylı bir şekilde incelemiştir. Bu süreçte, bankanın mali durumunun yanı sıra, risk yönetimi uygulamaları da göz önünde bulundurulmuştur.
Bank Mellat'ın Türkiye'deki Tarihçesi
Bank Mellat, 5 Şubat 1981 tarihli 8/2406 no'lu Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye'de %100 İran iştirakiyle faaliyet izni almış ve 16 Nisan 1982 tarihinde İstanbul'da faaliyete geçmiştir. Kuruluş, Türkiye'deki finansal hizmetler pazarında uzun bir geçmişe sahiptir ve bu süreçte çeşitli hizmetler sunmuştur.
Ancak, son yıllarda, uluslararası bankacılık standartlarına uyum sağlama konusundaki zorluklar ve düzenleyici otoritelerin daha sıkı denetimleri, Bank Mellat'ın faaliyetlerini etkilemiş olabilir. Bu durum, bankanın Türkiye'deki operasyonlarının sürdürülebilirliğini sorgulayan bir ortam yaratmıştır.
Sonuç Olarak Ne Bekleniyor?
Bank Mellat'ın İstanbul şubesinin faaliyet izninin kaldırılması, bankanın Türkiye'deki diğer şubeleri ve genel olarak İran merkezli bankalar üzerinde etkili olabilir. Bu durum, Türkiye'deki bankacılık sektöründe daha geniş bir etki yaratabilir ve diğer uluslararası bankaların da faaliyetlerini gözden geçirmesine neden olabilir.
Bu karar, bankacılık sektöründe düzenleyici otoritelerin denetimlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Gelecekte, benzer durumlarla karşılaşmamak adına bankaların, uluslararası standartlara uyum sağlamaları ve düzenleyici gerekliliklere dikkat etmeleri gerekecektir.
