reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3946 %0.07
51,5172 %0.39
7.067,72 % 1,76
3.808.965 %-1.35
İşçi Haber Gündem Catstanbul: İstanbul’un sokak kedileriyle kurduğu yüzyıllık bağ!

Catstanbul: İstanbul’un sokak kedileriyle kurduğu yüzyıllık bağ!

İstanbul, yüzyıllardır sokak kedileriyle paylaştığı yaşam kültürü nedeniyle “Catstanbul” olarak anılıyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan bu bağ, bugün de belediyeler ve mahalle halkının ortak çabasıyla sürdürülüyor.

KAYNAK: BBC
Okunma Süresi: 3 dk

İstanbul’un dar sokaklarından camilerine, metro istasyonlarından sahil kenarlarındaki kafelerine kadar her köşesinde insanlar ve kediler arasında yüzyıllara yayılan bir uyum göze çarpıyor. Avrupa ile Asya’yı bir kedi misali iki yana yayılmış şekilde birleştiren şehir, bugün yaklaşık 15 milyon insana ve tahminen çeyrek milyon sokak kedisine ev sahipliği yapıyor. Kediler, İstanbul’un kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş durumda; tıpkı kentin her köşesinde rastlanan halılar kadar doğal bir görüntü sunuyor.

İstanbul Kedilerinin Özgün Konumu

City Cats of Istanbul kitabının yazarı ve fotoğrafçı Marcel Heijnen, İstanbul kedilerinin ne tam anlamıyla sahipli ne de tamamen sahipsiz olduğunu belirtiyor. Ona göre bu kediler, “mahalleli tarafından kolektif şekilde bakılan özel bir tür sokak sakini”.

Cat Museum Istanbul’un kurucu ortaklarından Fatih Dağlı da bu ilginin kurumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekiyor. Dağlı, her belediyenin sokak hayvanlarına yönelik veterinerlik hizmetleri sunduğunu, kediler için ücretsiz kısırlaştırma imkânı sağlandığını ve özel kliniklerin de sokak kedilerine indirimli bakım uyguladığını ifade ediyor. Mahalle halkı ise çoğu zaman veteriner masraflarını karşılayarak bu desteğe katılıyor.

Osmanlı’dan Günümüze Uzanan Bir Bağ

Heijnen’e göre İstanbul’un sokak kedilerine duyduğu sevgi, Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. O yıllarda vakıflar sokak hayvanlarının bakımını üstleniyor, hatta mancacı adı verilen bir meslek ortaya çıkıyordu. Mancacılar, şehrin kedilerinin beslenmesinden sorumluydu ve isteyen sakinler de bu kişilerden yiyecek alarak hayvanlara kendileri de bakabiliyordu.

Dağlı ise ilişkinin tarihinin daha da eski olduğunu belirtiyor. Fenikeliler döneminden itibaren deniz tüccarlarının gemilerdeki kemirgenlere karşı kedileri yanlarında bulundurduğunu hatırlatıyor. Roma ve Osmanlı dönemlerinde İpek ve Baharat yolu ticaretiyle İstanbul limanlarına yanaşan gemiler, beraberinde sayısız kediyi de şehre taşıdı. Böylece kentte köklü bir kedili yaşam kültürü oluştu.

'Catstanbul' Lakabının Yayılması

Bugün İstanbul’un insanları, şehri kedilerle paylaşmayı sürdürüyor. Sokaklar, parklar, vapur iskeleleri ve hatta yeraltı hatları bu sessiz kent sakinlerinin doğal yaşam alanları hâline gelmiş durumda. Bu nedenle İstanbul, dünya çapında “Catstanbul” lakabıyla anılıyor. Çok sayıda turistin ziyaret planlarında kedilerle karşılaşmak önemli bir yer tutuyor.

Şehrin yoğun temposu içinde İstanbul kedileri, sakin tavırlarıyla çoğu zaman ziyaretçilere ve kentlilere soluklanacak bir an sunuyor. Galata Kulesi’ne çıkarken verilen bir molada yanınıza oturan bir kedi ya da Boğaz’ın kıyısında manzarayı paylaşan sessiz bir dost, şehrin karmaşası içinde beklenmedik bir huzur yaratıyor.

Heijnen, İstanbul kedilerinin bu sakinliği insanlara da yansıttığını söylüyor. Ona göre bir İstanbul kedisinin kucağınıza kıvrılıp uyumayı tercih etmesi, kebap, safran, köz mısır ve taze uskumru kokularının içinde şehri çok daha yumuşak bir hâle getiriyor.

Şehir Yaşamında Kedilerin Özel Yeri

Modern kentler genellikle sert yapılarıyla bilinir; beton, çelik ve camın hâkim olduğu, büyük ölçekli yollar ve binalarla şekillenen alanlardır. Heijnen, bu ortamda başka bir türün kendine yer açabilmesinin son derece özel olduğunu belirtiyor. Yerel halkın bu canlılara duyduğu ilgi ve özen ise hem İstanbul’un karakterine hem de insan-hayvan ilişkisine farklı bir boyut kazandırıyor.

İstanbul’un kedilerle kurduğu bu derin bağ, şehrin tarihine olduğu kadar bugününe de yön veren bir unsur olarak yaşamaya devam ediyor.

Kaynak: BBC