Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Mart tarihinde İstanbul'da Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı kapsamında BlackRock Başkanı Laurence (Larry) Douglas Fink ile bir araya geldi. Bu önemli görüşme, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde basına kapalı olarak gerçekleştirildi. Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve WEF Üst Düzey Yöneticisi Alois Zwinggi gibi önemli isimler de katıldı.
Toplantının önemi nedir?
Bu toplantıda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politikalar hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıya katılan diğer önemli isimler arasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da yer aldı. Bu durum, devlet erkanının bu önemli görüşmeye olan ilgisini gözler önüne seriyor.
Erdoğan'ın birebir görüşme gerçekleştirdiği Larry Fink ve CEO'su olduğu BlackRock şirketinin önemi, finans dünyasındaki etkileriyle doğrudan ilişkilidir. BlackRock, dünya genelinde toplamda 9 trilyon doları aşan yatırımlarıyla dikkat çekmektedir.
BlackRock'ın finansal gücü ve etkileri nelerdir?
BlackRock, 1988 yılında Larry Fink tarafından kurulmuş olup, kurumsal yatırımcılık, varlık yönetimi, para yönetimi ve özel sermaye gibi geniş bir yelpazede faaliyet göstermektedir. Şirket, sadece Apple, Microsoft ve Facebook gibi dev şirketlerde değil, aynı zamanda Chase ve Goldman Sachs gibi bankalarda da önemli hisselere sahiptir. BlackRock, kriz anlarında 'Wall Street’in kurtarıcısı' rolünü üstlenerek, 2008 Mortgage krizi ve Covid-19 pandemisi gibi dönemlerde acil kurtarma planlarını devreye sokmuştur.
Son günlerde, Silicon Valley Bank ve Signature Bank gibi kuruluşların satış işlemlerini üstleneceği açıklanmıştır. BlackRock, kurtardığı şirketlerin hemen hemen hepsinde hisse sahibi olarak, finans sektöründe müdahil olmadığı alan kalmamıştır.
BlackRock ve siyasetteki rolü nedir?
BlackRock’ın kurduğu ESG (Çevre, Sosyal, Yönetimsel sorunlar) puanlama sistemi, diğer şirketlerin sosyal sorunlara ne kadar duyarlı olduğunu değerlendirmekte ve yatırımcılara bu şirketlerin güvenilirliği hakkında bilgi vermektedir. Ancak bazı eleştirmenler, bu yöntemin BlackRock’ın küresel nüfuzunu artırma aracı olduğunu savunmaktadır.
BlackRock’ın siyasete müdahale ettiği iddiaları, komplo teorisyenlerinin ilgisini çekmektedir. 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre, BlackRock, lobicilik faaliyetleriyle devlet düzenlemelerinden kurtulmayı amaçlamaktadır. Bu durum, 2016 ABD seçimleri sırasında kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Örneğin, Biden’ın Ulusal Ekonomi Konseyi başına getirdiği Brian Deese, BlackRock’ta çalışmış bir isimdir.
Fransa’da ise emeklilik yaşının yükseltilmesi üzerine başlayan protestolar, BlackRock’a yönelmiştir. Protestocular, BlackRock’un özel emeklilik sigortalarını fonladığı için bu yasanın geçeceğini düşünmektedirler. BlackRock’ın Fransa’daki tartışmaları, Emmanuel Macron’un BlackRock Fransa Başkanı Jean-François Cirelli’ye nişan vermesiyle daha da büyümüştür.
