Uyuşturucu madde imal etmek suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Doğan Alagöz, Silivri Cezaevi'nden sahte bir tahliye belgesi kullanarak serbest bırakıldığı iddialarıyla yeniden gündeme geldi. Alagöz'ün tahliye edilmesinin ardından yaklaşık bir ay içinde belgenin sahte olduğu anlaşılmıştır.
Alagöz hakkında, savcılık tarafından iki aydır firari durumda olduğu gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılmıştır. 2010 yılında İkitelli İSTOÇ'ta düzenlenen bir operasyonla yakalanan Alagöz, uyuşturucu imalathanesine çevrilen bir depoda 47 bin adet sentetik hap ile 100 kilogram uyuşturucu yapımında kullanılan kimyasal maddelerle birlikte ele geçirilmiştir.
Doğan Alagöz'ün tutuklanma süreci nasıl gelişti?
Operasyonda Alagöz ile birlikte toplam 14 kişi tutuklanmış, bunlar arasında dönemin Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu'nun kardeşi Haluk Soylu da bulunmaktadır. Doğan Alagöz, savcılık ifadesinde uyuşturucu hapları, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın kuzeni olan antikacı Erdem Ersoy için ürettiğini iddia etmiştir. Bu iddia üzerine Ersoy da gözaltına alınmış, ancak ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Şubat 2013 tarihinde Alagöz'e verilen ceza hakkında kararını açıklamış ve Alagöz, son sözünde “Pişmanım” diyerek 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Yargıtay, bu kararı 16 Ekim 2014 tarihinde onaylamıştır.
Sahte tahliye belgesinin nasıl düzenlendiği ortaya çıktı mı?
Silivri 4 No'lu Cezaevi'nde bulunan Doğan Alagöz, 16 Ocak 2015 tarihinde Yargıtay'dan geldiği düşünülen bir faksla tahliye edilmiştir. Cezaevi yetkilileri, faks üzerindeki telefon numarasını arayarak tahliye kararını teyit ettiklerini düşünmüşlerdir. Bu süreçte, cezaevi yetkilileri mahkeme kalemini arayarak işlemi doğrulamış ve Alagöz aynı gün serbest bırakılmıştır.
Ancak, İstanbul Avrupa Yakası cezaevlerinden sorumlu Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nda görev yapan İnfaz Savcısı Ahmet Aykuş, olaydan yaklaşık bir ay sonra tahliye ilamlarını incelemiştir. Bu inceleme sonucunda, Alagöz'e ait tahliye kararındaki usulsüzlük fark edilmiştir. Yapılan detaylı incelemede belgenin sahte olduğu tespit edilmiştir.
Olayla bağlantılı soruşturmalar nasıl ilerliyor?
Bu gelişmelerin ardından Doğan Alagöz hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen kamu görevlileri hakkında hem idari hem de adli soruşturmalar başlatılmıştır. Sahte tahliye belgesinin kimler tarafından düzenlendiği ve dosyaya nasıl sokulduğu yönündeki araştırmalar devam etmektedir.
Doğan Alagöz'ün durumu, cezaevi sistemindeki usulsüzlükler ve sahte belgelerle ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirmiştir. Bu olay, adalet sisteminin işleyişine dair önemli soruları da beraberinde getirmektedir.
