"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8271 %0.05
55,9476 %-0.07
6.778,36 %-0.53
4.193.810 %3.15
İşçi Haber Gündem Hazır yorganlar kırk yıllık ustanın ”işini ve aşını” elinden alıyor

Hazır yorganlar kırk yıllık ustanın ”işini ve aşını” elinden alıyor

Baba mesleğini 40 yıldır sürdüren yorgancı Mustafa Gür: ”Yorgancılık mesleği 19861996 yılları arasında altın dönemini yaşadı. Bazı büyük firmaların reklamlarıyla beraber elle yapılan yorgancılık gerilemeye başladı. Sentetik ürünler ön plana çıktı. Sentetik yorgan daha ucuz ve daha ulaşılabilir olduğu için çıkan reklamlarla birlikte insanlar onlara rağbet etti” ”1990 yılında saten bir yorgan dikmiştim. Geçen gün o müşterim gelip beni buldu, oturup muhabbet ettik. Yeniden yorgan diktirmek istiyormuş. Demek ki iyi iş yapmışım, yıllar sonra bile gelip beni buldu” ”Yün doğal bir klimadır. Yazları serin, kışları ise sıcak tutar ve terletmez”

Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL (AA) KÜBRA KARA Baba mesleği yorgancılığı yaklaşık 40 yıldır yapan Mustafa Gür, 90'lı yılların ilk yarısına kadar büyük rağbet gördüklerini ancak büyük firmaların reklamlarıyla işlerinin gerilemeye başladığını belirterek, "Yün doğal bir klimadır. Yazları serin, kışları ise sıcak tutar ve terletmez. En sağlıklısı da yatağı, yorganı ve yastığı yünden yapmaktır." dedi.

16 yaşından itibaren baba mesleği yorgancılığı yapan Gür, mesleğe ilk olarak Fatih'te başladı. Kendi deyimiyle 1986 yılında altın dönemini yaşamaya başlayan yorgancılık, o dönem zirve yaptı.

Ancak 10 yıllık zirvenin ardından el işi yorgancılık, yavaş yavaş gözden düşse de Mustafa Gür, mesleğini severek sürdürüyor.

Fatih'teki dükkanını kapattıktan sonra Sarıyer'de yorgancı dükkanı açan Gür, pamuk ve yünleri burada belli bir işlemden geçiriyor.

Türk sinemalarından görmeye alışkın oluğumuz hallaç işlemini daha modern bir şekilde gerçekleştiren Gür, belli aşamaların ardından uygun ebatlarda yorgan dikiyor.

Yaklaşık 40 yıldır yorgancılık işiyle uğraşan Mustafa Gür, mesleğini AA muhabirine anlattı.

Yorganın kaliteli olabilmesi için kumaşın da pamuklu olması gerektiğini söyleyen Gür, "Bunun için de organik pamuk veya yün kullanılıyor. Böylece yorgan hem daha güzel hem daha sağlıklı oluyor. Pamukla yaptığımızda pamuğu kabartma işlemi var, 'Hallaçlama' deniliyor. Hallaç eskiden yay ile yapılıyordu, biz artık makine ile yapıyoruz. Yün de hallaç makinesinden geçiriliyor, yüne de zarar vermiyor. Yün atma ve pamuk atma işlemini de hallaç makinesiyle yapıyoruz." diye konuştu.

Yün ya da pamuğun, hallaç makinesinden geçtikten sonra elle yayılarak yorgan kumaşına döşendiğini anlatan Gür, kızılcık sopasıyla yünün kumaş üzerine dağıtıldığını söyledi.

Bir sonraki aşamanın sarma işlemi olduğunu ifade eden Gür, pamuk ya da yünün yorganın içine geçirildikten sonra ağızının dikilerek, her tarafının eşit şekilde sopalandığını anlattı.

Yorgan yapımının tamamlanma süresinin işçiliğine göre değiştiğinden söz eden Gür, kullanılan yün miktarının da değişkenlik gösterdiğini ifade etti.

"Yorgancılık mesleği 19861996 yıllarında altın dönemini yaşadı"

Yorgancılık mesleğinin 19861996 yılları arasında altın dönemini yaşadığını aktaran Gür, "O dönem saten yorganlar, saten karyola örtüleri, dantel desenler zirve yapmıştı. Bazı büyük firmaların reklamlarıyla beraber elle yapılan yorgancılık gerilemeye başladı. Sentetik ürünler ön plana çıktı. Sentetik yorgan daha ucuz ve daha ulaşılabilir olduğu için çıkan reklamlarla birlikte insanlar onlara rağbet etti." şeklinde konuştu.

İyi bir yorgan için malzemenin kaliteli olması kadar yorganın hazırlanış biçiminin de önemli olduğunu kaydeden Gür, iyi bir ustanın yaptığı yorganın her tarafının eşit ağırlıkta olması, yün ya da pamuğun eşit miktarda dağıtılıp dikilmesi gerektiğini aktardı.

Eğer bir ürün iyi yapıldıysa üzerinden zaman geçse de müşteri tarafından unutulmadığını belirten Gür, bazı müşterilerinin gelip kendisini bulup yeniden yorgan siparişi verdiğini söyledi.

Gür, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yün doğal bir klimadır. Yazları serin, kışları ise sıcak tutar ve terletmez. En sağlıklısı da yatağı, yorganı ve yastığı yünden yapmaktır. Mesleğimi seviyorum ve güzel işler çıkartıyoruz. İnsanların takdirine şahit oluyoruz. Memnun kalanlar oluyor ve biz de gururlanıyoruz. Mesela 1990 yılında saten bir yorgan dikmiştim. Geçen gün o müşterim gelip beni buldu, oturup muhabbet ettik. Yeniden yorgan diktirmek istiyormuş. Demek ki iyi iş yapmışım, yıllar sonra bile gelip beni buldu."