Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde, 2024 yılının son günlerinde meydana gelen ve tüm Türkiye’nin dikkatini çeken kadın cinayeti davasının yargılama süreci tamamlandı. 12 yıllık hayat arkadaşı Simge Kodalak’ı canice katleden yerel müzisyen İskender Kodalak, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Bu olay, toplumda derin yaralar açarak kadın cinayetlerine karşı bir kez daha seslerin yükselmesine neden oldu.
Mahkeme, sanığın olay anındaki soğukkanlı tavırlarını göz önünde bulundurarak herhangi bir takdir indirimi uygulanmamasına karar verdi. İskender Kodalak, Sakarya’nın Kaynarca bölgesinde yaşayan ve geçimini yerel düğünler, nişan törenleri gibi etkinliklerde sahne alarak sağlayan bir müzisyendi. Çevresinde kendi halinde bir sanatçı olarak tanınan Kodalak’ın, olay tarihine kadar adli kayıtlara geçmiş büyük bir suç profili bulunmuyordu. Ancak 30 Aralık 2024 tarihinde gerçekleşen olay, bu yerel profilin ardında yatan şiddet eğilimini acı bir şekilde gözler önüne serdi.
Olayın ayrıntıları nelerdir?
Müzisyenlik yaparak ailesini geçindiren bir babanın, 12 yıllık eşi Simge Kodalak’a karşı uyguladığı vahşet, hem sanat çevresinde hem de komşuları arasında büyük bir şaşkınlık ve nefretle karşılandı. Cinayetin işlendiği gün yaşanan dehşet verici detaylar, hazırlanan iddianameyle birlikte gün yüzüne çıktı. İskender Kodalak, bilinmeyen bir sebeple tartıştığı eşi Simge Kodalak’ı boğazını keserek katlettikten sonra, maktulün cansız bedenini gizleme çabasına girdi.
Talihsiz kadının cesedini Müezzinler Göleti yakınındaki ıssız bir yol kenarına terk eden Kodalak, olayın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra Kocaali Emniyet Amirliği’ne giderek suçunu itiraf etti ve teslim oldu. Emniyet güçlerinin gölet mevkisinde yaptığı incelemede Simge Kodalak’ın cansız bedenine ulaşıldı. İlk sorgusunda suçunu itiraf eden zanlı, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklandı ve o günden bu yana demir parmaklıklar ardında yargılanmayı bekledi.
Mahkeme süreci nasıl gelişti?
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci ve son duruşmasında, adaletin sert yüzü sanıkla karşılaştı. Savunma makamının tüm argümanlarına ve sanığın son beyanlarına rağmen, mahkeme heyeti suçun işleniş biçimindeki vahşeti ve toplumda yarattığı infiali göz önünde bulundurdu. 'İyi hal indirimi' ya da 'haksız tahrik' gibi cezayı hafifletebilecek hiçbir unsura yer vermeyen mahkeme, İskender Kodalak’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Bu karar, Türkiye’deki kadın cinayetleri davalarında verilen en ağır cezalardan biri olarak kayıtlara geçti.
Kararın açıklanmasının ardından maktul yakınları bir nebze olsun nefes alırken, hukukçular bu kararın benzer davalar için önemli bir emsal teşkil ettiğini vurguladı.
