reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4855 %0.07
51,8075 %0.76
6.752,19 % 1,19
3.039.118 %2.929
İşçi Haber Gündem Otomobil fiyatları ne kadar risk altında? Küresel etkileri nelerdir?

Otomobil fiyatları ne kadar risk altında? Küresel etkileri nelerdir?

ABD ve İran arasındaki çatışmalar, otomotiv sektörünü derinden etkileyen bir dizi risk oluşturdu.

Okunma Süresi: 4 dk

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın tırmanması, yalnızca jeopolitik dengeleri değil, küresel otomotiv sektörünü de derinden etkilemeye başladı.

Enerji fiyatlarından lojistiğe, üretim maliyetlerinden tüketici davranışlarına kadar uzanan geniş bir etki alanı söz konusu.

Otomotiv sektöründe dalgalanmalar nasıl başlıyor?

Uzmanlara göre yaşananlar sadece kısa vadeli bir dalgalanma değil. Aksine, küresel otomotiv ekosisteminde çok katmanlı bir ekonomik şok etkisi oluşturmuş durumda.

Bu tür krizlerde etkiler hızlı hissediliyor, ancak sistemin yeniden dengeye gelmesi çoğu zaman aylar hatta yıllar sürebiliyor.

Enerji fiyatlarındaki artışın etkileri nelerdir?

İlk ve en güçlü darbe ise enerji piyasalarında görüldü. Brent petrol fiyatı varil başına 119 dolara kadar yükselerek savaşın başladığı günden bu yana en yüksek seviyelere yaklaştı.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, küresel petrol arzını ciddi biçimde daraltırken akaryakıt fiyatları da birçok ülkede son yılların zirvesine çıktı.

Küresel petrol arzı nasıl etkileniyor?

Avrupa, Türkiye, ABD ve Asya’da tablo benzer: yakıt pahalı, maliyetler hızla artıyor.

Petrol fiyatındaki yükseliş yalnızca akaryakıtı etkilemiyor. Otomotiv üretiminde kullanılan pek çok malzeme petrol türevlerine bağlı.

Taşımacılıkta yaşanan zorluklar neler?

Krizin merkezindeki Hürmüz Boğazı ise küresel ticaret için kritik bir geçit. Dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 11’i buradan geçiyor.

Normal koşullarda günde yaklaşık 20 milyon varil petrolün taşındığı bu hat, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkileyen bir darboğaza dönüşmüş durumda.

Alternatif rotalar ve maliyet artışları

Hürmüz’deki risk nedeniyle bazı gemiler alternatif rotalara yönelmek zorunda kaldı. Bu da taşımacılık sürelerini yaklaşık iki hafta uzatıyor.

Afrika’nın etrafından dolaşan gemiler için her seferde yaklaşık 1 milyon dolara varan ek yakıt maliyeti oluşuyor.

Otomotiv sektöründe tedarik zinciri nasıl etkileniyor?

Otomotiv sektörü ise zaten karmaşık bir tedarik ağına sahip. Özellikle “tam zamanında üretim” modeliyle çalışan üreticiler için bu gecikmeler ciddi sorunlar doğuruyor.

Parça ve ham madde sevkiyatındaki aksaklıklar teslim sürelerini uzatıyor, stok planlamasını zorlaştırıyor ve üretim hatlarını riske atıyor.

Kritik bileşenlerdeki kesintilerin etkisi

ABD merkezli Auto Care Association’a göre özellikle lastikler, kablo tesisatları, plastik parçalar ve yağlar gibi kritik bileşenlerde yaşanacak kesintiler üretimi doğrudan durma noktasına getirebilir.

Böyle bir senaryoda üreticilerin alternatif tedarikçilere yönelmesi kaçınılmaz oluyor. Ancak bu da maliyetlerin daha da yükselmesi anlamına geliyor.

Pazar büyüme tahminleri nasıl değişiyor?

Yaşanan gelişmeler otomotiv piyasasının büyüme beklentilerini de aşağı çekmiş durumda. Daha önce küresel hafif araç pazarının yüzde 3,8 büyümesi beklenirken, güncellenen tahminler bu oranı yüzde 0 ile 2 bandına indirmiş durumda.

Açıkçası sektör için oldukça sert bir revizyon. Bu süreçte tüketici tercihleri de değişiyor.

Tüketici davranışlarındaki değişim

Büyük motorlu ve yüksek yakıt tüketimli araçlara olan ilgi zayıflarken, daha küçük ve yakıt verimli modeller öne çıkıyor. Hibrit ve elektrikli araçlara yönelim de dikkat çekici biçimde artıyor.

Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde elektrikli mobilite artık yalnızca çevreci bir tercih değil, bir tür ekonomik korunma aracı olarak görülmeye başlanmış durumda.

Alüminyum tedarikindeki riskler neler?

Krizin etkileri yalnızca enerji ve lojistikle sınırlı değil. Otomotiv üretimi için kritik öneme sahip olan alüminyum tedariki de ciddi risk altında.

Çin dışındaki en büyük üreticilerden biri olan Aluminium Bahrain (Alba) bölgede bulunuyor. Ortalama bir otomobilde yaklaşık 200 kilogram alüminyum kullanıldığı düşünülürse, tedarikte yaşanacak sorunların etkisi oldukça büyük olabilir.

Piyasalardaki yansımalar

Bölge, Çin hariç tutulduğunda dünya alüminyum talebinin yüzde 18’ini karşılıyor ve küresel üretimin yüzde 9’unu gerçekleştiriyor. Analizlere göre 4 ila 5 milyon metrik tonluk ihracat risk altına girmiş durumda.

Piyasalar da bu gerilimi fiyatlara yansıtmaya başladı. New York’ta alüminyum vadeli kontratları yüzde 1,1 artarak 3.181,75 dolar/ton seviyesine yükseldi.

Havacılık sektöründe de etkiler hissediliyor

Artan enerji maliyetleri yalnızca kara taşımacılığını değil, havacılık sektörünü de zorluyor. Jet yakıtı fiyatlarındaki yükseliş havayolu şirketlerinin maliyetlerini hızla artırırken, Orta Doğu’dan yapılan sevkiyatlarda ciddi bir düşüş yaşanıyor.

Eskiden aynı anda ortalama sekiz jet yakıtı sevkiyatı yolda bulunurken, şu anda bu sayı sıfıra kadar gerilemiş durumda.