Türkiye'de 2021 yılında asgari ücretle 73 kilo dana eti alınabilirken, 2026 yılında bu miktar 48 kiloya gerilemiştir. Fiyatların beş yılda 15 kat artması, gıda fiyatlarının yükselmesiyle birlikte dikkat çekici bir durum haline gelmiştir.
Et Fiyatlarındaki Artışın Temel Nedenleri Neler?
Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte gıda fiyatları yeniden gündemin üst sıralarına tırmanırken, kırmızı et piyasasındaki hareketlilik de gözlemlenmektedir. Ulusal Kırmızı Et Konseyi'nin 5 Şubat 2026 tarihli verilerine göre, kombina ve kesimhanelerden alınan haftalık ortalama dana karkas kesim fiyatı yaklaşık 584,20 TL/kg, kuzu fiyatı ise 565,44 TL/kg seviyesindedir.
Kurumun geçmiş verileri, artışın hızını ortaya koymaktadır. Dana etinin ortalama fiyatı 6 Şubat 2025'te 374,54 TL iken, 4 Şubat 2021'de 38,65 TL düzeyindeydi. Kuzu etinde ise fiyatlar sırasıyla 423,05 TL ve 48,63 TL olarak gerçekleşmiştir. Bu tablo, üretici fiyatlarında son bir yılda danada yüzde 56, kuzuda yüzde 34 artış yaşandığını göstermektedir.
Küresel Piyasalardaki Belirsizlikler Etkili Mi?
Son beş yılda dana karkas fiyatı yaklaşık 15 katına, kuzu fiyatı ise yaklaşık 12 katına çıkarak hayvansal ürünlerdeki sert maliyet ve fiyat artışını ortaya koymaktadır. 2021'de asgari ücretle yaklaşık 73 kilo dana eti alınabilirken, 2026'da bu miktar 48 kiloya gerilemiştir. Aynı dönemde kuzu etinde de benzer bir tablo ortaya çıkmıştır.
DW Türkçe'ye konuşan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, fiyat artışının temelinde üç ana neden bulunduğunu belirtmiştir. Bu nedenler arasında yapısal hale gelen yüksek maliyet krizinin çözülmemesi, küçük ve orta ölçekli süt ve et üreticisinin yanlış tarım politikası nedeniyle üretimden vazgeçmesi ve arz açığının sürekli artmasına rağmen kalıcı çözüm olmayan yoğun ithalatın kalıcı duruma gelmesi yer almaktadır.
Üretimdeki Düşüş ve Maliyet Artışları
TÜİK verilerine göre, 2024'te toplam kırmızı et üretimi bir önceki yıla göre yüzde 11,7 azalarak 2 milyon 105 bin 895 tona düşmüştür. Üretimdeki daralma, fiyat artışlarının yalnızca maliyet değil, arz yönlü baskılarla da ilişkili olduğunu göstermektedir. Suiçmez, üretimdeki düşüşün geçici olmadığını vurgulamakta ve uygulanan yanlış politikaların sürekliliği nedeniyle kalıcı olduğunu belirtmektedir.
Tarımsal üretimde maliyet baskısının temel göstergelerinden biri girdi fiyatlarıdır. TÜİK verilerine göre tarımsal girdiler 2021'de yaklaşık yüzde 46, 2022'de yüzde 103, 2023'te yüzde 41, 2024'te yüzde 33 artmıştır. Yem fiyatları da benzer bir seyir izleyerek özellikle 2022'de yüzde 117,81 artışla rekor kırmıştır.
Türkiye'nin Kırmızı Et Tüketimi ve Karşılaştırmalar
OECD'nin 2025 verilerine göre Türkiye'de kişi başına dana eti tüketimi 11,95 kilogram, koyun eti tüketimi ise 4,80 kilogram düzeyindedir. Domuz eti tüketimi ise sıfıra yakın görünmektedir. Bu üç kalem birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'de kişi başına toplam et tüketimi yaklaşık 16,75 kilogram seviyesinde bulunurken, OECD ortalaması 34,80 kilogramdır.
Türkiye, dana eti tüketiminde OECD ortalamasının altında kalırken, koyun etinde ortalamanın üzerinde yer almaktadır. Bu tablo, Türkiye'de kişi başına et tüketiminin diğer ülkelere göre sınırlı kaldığını ve fiyat artışlarının erişilebilirlik sorununu derinleştirdiğini ortaya koymaktadır.
