Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine fesih kararı alan PKK, bugün gerçekleştireceği basın açıklamasıyla silah bırakma sürecini yeni aşamaya taşıdı. Dün, PKK’ya yakın medya organlarının internet sitelerinde örgütün yeni bir açıklama yapacağı ilan edildi. Kuzey Irak kaynaklı haberlerde, örgütün “Abdullah Öcalan’ın çağrısı ve önceki kongre kararları doğrultusunda yeni adım atacağı” bildirildi.
'TÜRKİYE’DEKİ TÜM GÜÇLERİMİZİ GERİ ÇEKİYORUZ'
Örgütün çatı yapılanması KCK’dan bir yetkili, Süleymaniye’de silahların yakıldığı bölge olan Raperin ilçesinde, Kandil eteklerinde basın açıklaması yapılacağını bildirdi. Açıklamada örgüt, fesih ve silah bırakma sürecine bağlılığını tekrarlayarak Türkiye’deki tüm silahlı kadroların çekildiğini duyurdu. Türkiye’den giden 30 kişilik bir grup da toplantıya katıldı. Ayrıca PKK, Kuzey Irak’taki mağara ve çatışma noktalarının ortadan kaldırılması sürecini yürüttüğünü ifade etti.
PKK, Türkiye'deki faaliyetlerini tamamen durdurduğunu açıkladı. Terör örgütü PKK’nin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:
Ortadoğu’da yaşanan çatışma ve savaşların Türkiye’nin ve Kürtlerin geleceğini çok ciddi biçimde tehdit eder hale gelmesi üzerine; geçen yıl Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle, Önder Abdullah Öcalan’ın açıklamalarıyla başlayan ve Önder Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı ile kimlik kazanan süreç, son derece önemli ve kritik bir aşamadan geçmektedir.
Geçen 8 aylık süre içinde Kürt tarafı olarak biz, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı temelinde tarihi öneme sahip büyük adımlar attık. Sakin ve rahat bir tartışma ortamı yaratabilmek için, çağrıdan hemen sonra 1 Mart günü ateşkes ilan ettik. Önder Abdullah Öcalan’ın uygun yöntemlerle gerçekleştirdiği yönlendirme temelinde 5-7 Mayıs tarihleri arasında PKK 12. Kongresini toplayarak PKK’nin örgütsel varlığını ve silahlı mücadele stratejisini sona erdirme kararlarını aldık ve bunların ancak Önder Abdullah Öcalan’ın doğrudan yürütmesi ile pratikleşebileceğini de bu kararlara ekledik.
İki ay sonra 11 Temmuz günü ise, Önder Abdullah Öcalan’ın görüntülü çağrısı temelinde KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat yönetimindeki 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum grubu, düzenlenen bir törenle silahlarını yakarak silahlı mücadeleyi sona erdirme kararını uygulamadaki net ve kararlı tutumumuzu ortaya koydu.
Önder Abdullah Öcalan ve PKK öncülüğünde Kürt tarafının attığı bu tarihsel adımlar, Türkiye siyasi ve toplumsal ortamını derinden etkileyerek, barış ve demokratikleşme doğrultusunda yeni bir ruh ve irade ortaya çıkardı. Kürtlerin barış, demokratik ve özgürlükten yana olan bu cesur ve fedakar tutumu, Türkiye içinde ve dışında genel planda hep takdirle karşılanmıştır.
Yaşanan yetersiz yaklaşımlara rağmen Önder Abdullah Öcalan ve Kürdistan Özgürlük Hareketi, Türkiye ve Kürtler üzerine gittikçe ağırlaşan tehlikeleri bertaraf edebilmek için gelecek yüzyılların özgür, demokratik ve kardeşçe yaşamının temellerini atabilmek için, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni ikinci bir aşamaya taşıyabilmek amacıyla ön açıcı yeni pratik adımlar atmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda, 12. Kongre kararları temelinde planladığı Türkiye sınırları içinde çatışma riski oluşturan ve olası provokasyonlara açık olan Türkiye’deki tüm güçlerimizi Medya Savunma Alanlarına geri çekme işlemini Önder Abdullah Öcalan’ın da onayı temelinde gerçekleştirmekteyiz. Medya Savunma Alanlarına ulaşan gruplardan bir kısmı şu an burada bulunmakta ve bu açıklamaya bizzat katılmaktadır. Ayrıca sınır alanlarında da çatışma riski oluşturan olası provokasyonlara açık olan mevzilerde de benzer düzeltici tedbirler alınmaktadır.
Kuşkusuz attığımız bu adımların etki düzeyini pratik gösterecektir. Ancak attığımız bu pratik adımlar da PKK’nin 12. Kongre Kararlarını uygulamadaki kararlılığı ve net tutumumuzu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Çok açık ki biz 12. Kongre Kararlarına bağlıyız ve uygulamakta kararlıyız. Ama bunların pratikleşmesi için de yine PKK 12. Kongresinin aldığı kararlar doğrultusunda sürecin gerektirdiği hukuki ve siyasi yaklaşımlar gecikmeden gösterilmelidir. Bu çerçevede PKK’ye özgü Geçiş Hukuku esas alınmalı, demokratik siyasete katılabilmek için gerekli özgürlük ve demokratik entegrasyon yasaları gecikmeden çıkarılmalıdır.
Son olarak çağrımız, başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımızadır. Süreç birilerinden bir şeyler bekleme değil, özgür ve demokratik yaşamı örgütlü mücadeleyle yaratma ve kazanma sürecidir. O halde kendini bu yaşamın içinde gören herkesin ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin’ başarısı için seferberlik düzeyinde mücadele etmesi gerekir.
Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu mutlaka zafere ulaşacaktır.
26 Ekim 2025
Mahmur Kampı’na geçebilirler
11 Temmuz’da gerçekleşen törensel silah bırakma eyleminin ardından, diğer teröristlerin de silahlarını Irak’ın kuzeyinde Türk istihbarat görevlileri veya diğer ülkelerden aracı güvenlik yetkililerine teslim ettikleri öğrenildi. Silah bırakanların bazılarının, PKK’lı aileler ve sınır köylerinden göç eden ailelerin barındığı Mahmur Kampı’na geçebileceği belirtildi. Bu kişiler, Irak’ın kuzeyinde sivil hayata geçerek Türkiye’de soruşturma muafiyetleri ve “eve dönüş” şartlarını içeren yasanın çıkmasını bekleyecek.
DEM Parti kaynakları, örgütün ağır işleyişe rağmen süreci “iyi niyet adımı” olarak ilerletmeye çalıştığını, buna karşılık hükümetten ve Meclis’ten güven artırıcı adımlar beklediğini vurguladı.
Erdoğan-İmralı Heyeti Görüşmesi Salı Günü
Terör örgütünün bugün yapacağı açıklama, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Salı günü DEM Parti İmralı Heyeti’ni kabulünden önce gerçekleşecek. İmralı Heyeti, ziyaretten hemen sonra İmralı Adası’na giderek Abdullah Öcalan ile süreci değerlendirecek. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da 30 Ekim’de muhtemelen son “dinleme” görüşmesini yapacak.
Toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, süreci değerlendirecek ve öngörülen adımlar ile taslak çalışmalar hakkında bilgi verecek. Fidan’ın, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler, SDG’nin Şam yönetimiyle müzakeresi ve Irak yönetimiyle terörle mücadele işbirliği konularında detayları paylaşması bekleniyor. Türkiye, silah bırakan PKK’lılardan özellikle yönetici olanların farklı ülkelerde barındırılmasına yönelik seçenekler üzerinde de çalışıyor.
