Türkiye genelinde kanser, kalp ve damar hastalıklarından sonra en yaygın ikinci ölüm nedeni olarak öne çıkmaktadır. Son güncellemeler, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi unsurların, iller arasında belirgin farklılıklara yol açtığını göstermektedir.
Özellikle Doğu Anadolu bölgesinde kanser ölümlerinin yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Bu durum, bölgedeki sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam koşullarının etkisiyle ilişkilendirilmektedir.
Doğu Anadolu İlleri Kanser Ölümlerinde Zirveye Yerleşti
Kanser kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu iller arasında Ağrı, %21,8'lik oranla Türkiye genelinde ilk sırada yer almaktadır. Bu il, kanserle mücadelede en riskli bölge olarak öne çıkmaktadır.
Ağrı'nın ardından, bölgedeki diğer iller olan Kars, Iğdır ve Erzurum da yüksek oranlarla dikkat çekmektedir. Bu durum, bölgedeki sağlık altyapısının yetersizliği ve çevresel faktörlerin etkisiyle açıklanmaktadır.
Sanayileşmenin Etkisi: İstanbul ve Çevresi
Sanayileşmenin yoğun olduğu İstanbul, Tekirdağ ve Sakarya gibi iller de kanser ölümlerinin yüksek olduğu bölgeler arasında yer almaktadır. Bu illerdeki sanayi faaliyetleri ve çevresel kirlilik, kanser riskini artıran unsurlar olarak değerlendirilmektedir.
Bu illerdeki kanser oranlarının yüksekliği, sağlık politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Uzmanlar, bu bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimin artırılması gerektiğini vurgulamaktadır.
En Düşük Kanser Ölüm Oranları Siirt'te Kaydedildi
Öte yandan, kanser kaynaklı ölüm oranlarının en düşük olduğu il Siirt olarak tescillenmiştir. Siirt, %8,5'lik oranla Türkiye'nin en az kanser can kaybı yaşanan ili olmuştur. Bu durum, bölgedeki yaşam tarzı ve doğal beslenme alışkanlıklarıyla ilişkilendirilmektedir.
Siirt'i, Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa gibi Güneydoğu illeri takip etmektedir. Bu illerdeki düşük kanser oranları, bölgesel sağlık politikalarının başarılı bir şekilde uygulandığını göstermektedir.
Uzmanlar, Ağrı ve çevresindeki yüksek kanser oranlarının genetik faktörlerin yanı sıra beslenme alışkanlıkları ve hava kirliliği gibi unsurlarla tetiklenebileceğini belirtmektedir. Bu durum, kanserle mücadelede bölgesel stratejilerin önemini bir kez daha gündeme taşımaktadır.
