Beko ve Yongatek Microelectronics iş birliğiyle geliştirilen yerli mikrodenetleyici Çelik ve esnek yapısıyla dikkat çeken Saka işlemcileri, tasarım süreçlerini başarıyla tamamlayarak seri üretim aşamasına gelmiştir. 2026 yılında piyasaya sürülmesi planlanan bu çipler, beyaz eşyalardan endüstriyel sistemlere kadar geniş bir yelpazede kullanılacak.
Yerli Çiplerin Tasarım Süreci Tamamlandı mı?
Yerli çiplerin tasarım süreci, sektörün önemli bir dönüm noktası olan 'Tape Out' aşamasına ulaşarak tamamlanmıştır. Bu aşama, tasarımın fabrikaya gönderilmeye hazır hale geldiğini gösterir ve Türkiye’nin yarı iletken alanındaki gelişimini simgeler. Bu durum, 50 yıllık bir hayalin artık somut bir silikon parçasına dönüşmesi anlamına gelmektedir.
Çelik mikrodenetleyicisi, 32-bit RISC-V mimarisi üzerine inşa edilmiştir ve düşük enerji tüketimi ile çevre dostu bir çözüm sunmaktadır. -20 dereceden 85 dereceye kadar çalışma sıcaklığı aralığına sahip olan bu işlemci, hem dondurucularda hem de sıcak fırınların kontrol panellerinde kullanılabilmektedir.
Çelik ve Saka'nın Özellikleri Neler?
Çelik mikrodenetleyicisi, 24 MHz ile 50 MHz arasında çalışan bir işlemciye sahiptir ve 128 KiB Flash bellek ile 64 KiB RAM ile donatılmıştır. Saka ise programlanabilir yapısı (eFPGA) sayesinde daha esnek görevlerde kullanılabilmektedir. Bu özellikler, yerli çiplerin rekabet gücünü artıracak unsurlar arasında yer almaktadır.
Dünya mikrodenetleyici pazarı şu an STM, Renesas ve NXP gibi devlerin elindedir. Özellikle beyaz eşya sektöründe Avrupa ve Asya menşeli çipler standart kabul edilmektedir. Ancak Çelik’in en büyük avantajı, arkasında Beko gibi milyonlarca ürün satan bir devin bulunmasıdır. Bu çiplerin kendi ürünlerimizde kullanılmaya başlanması, sadece döviz kaybını engellemekle kalmayacak, aynı zamanda dışa bağımlılığımızı da azaltacaktır.
HIT-30 Programı ve Türkiye’nin Hedefleri
HIT-30 programı kapsamında desteklenen bu proje, Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarısını sivil teknolojiye de taşıyacağının en büyük kanıtıdır. Yerli çiplerin geliştirilmesi, Türkiye’nin teknoloji alanındaki bağımsızlığını artıracak ve yerli üretimi teşvik edecektir. Bu gelişmeler, ülkenin teknoloji alanındaki hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
