Yapay zekâ yatırımları son yıllarda önemli bir ivme kazanmış durumda. Ancak yatırımcılar artık yalnızca teknolojiye odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda satış gücü ve sektörel deneyim gibi unsurlara da önem veriyor. Metis Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı, girişim ekosistemindeki bu yeni dengeleri detaylı bir şekilde açıklıyor.
Yapay zekâ ve yatırım kararları nasıl değişiyor?
Yapay zekâ, sadece ürünleri değil, yatırım kararlarını da etkileyen bir faktör haline gelmiş durumda. Yatırımcılar, bir girişimin yalnızca teknolojisine değil, o teknolojinin gerçekten para kazanıp kazanamayacağına da odaklanıyor. Merve Zabcı, yapay zekâ girişimlerine olan ilginin son iki yılda hızla arttığını belirtirken, artan ilginin yatırımcıları daha seçici hale getirdiğini vurguluyor.
Artık yapay zekâ tek başına bir fark yaratmıyor. Teknoloji ekosisteminde yapay zekâ kullanımı yaygınlaşırken, yatırımcılar gerçek bir problemi çözmeye yönelik girişimlere yöneliyor. Başarılı bir girişimin temelinde doğru problem, sektör bilgisi ve sürdürülebilir bir iş modeli yatıyor.
Rekabetin artması ve yatırımcıların yeni kriterleri
Yapay zekâ artık sadece bir teknoloji başlığı değil, aynı zamanda ticari başarıyı ölçen bir araç haline geldi. Zabcı, özellikle 2024 ve 2025 itibarıyla yapay zekâ odaklı yatırımların ciddi şekilde artmaya başladığını ifade ediyor. Yazılım alanında yapay zekâ kullanmayan şirketlerin rekabet dışı kaldığını gözlemliyoruz. Ancak, yapay zekâyı kullanmak yeterli değil; onu gerçek bir ticari değere dönüştürmek de kritik bir öneme sahip.
Türkiye’de ve dünya genelinde aynı problemi çözmeye çalışan yüzlerce ekip mevcut. Bu ekiplerin çoğu, hazır yapay zekâ araçlarını kullanarak benzer çözümler üretmeye çalışıyor. Eskiden belirli bir alanda birkaç ekip yarışırken, şimdi aynı fikir üzerinde çalışan yüzlerce ekip bulunuyor. Bu durum, rekabeti daha da sertleştiriyor ve yatırımcılar teknoloji kadar satış gücüne de dikkat ediyor.
Sektörel deneyim neden önemli?
Yatırımcıların dikkat ettiği bir diğer önemli nokta ise sektörel deneyim. Bir sektörde gerçek bir sorun çözmek için o alanı içeriden bilmek gerekiyor. Örneğin, medya alanında bir sorun çözmek isteyen bir ekip, sektörün dinamiklerini bilmeden doğru çözümü bulmakta zorlanabilir. Sektörde çalışmış ve müşteriyle temas kurmuş ekipler, bu noktada avantaj elde ediyor.
Merve Zabcı, yatırımcıların bu nedenle farklı bir profil aradığını belirtiyor. Türkiye’de aynı problemi çözmeye çalışan, hazır yapay zekâ teknolojilerini kullanan birçok girişim bulunuyor. Global ölçekte ise bu sayı binlerle ifade ediliyor. Dolayısıyla, en hızlı müşteri bulan ve en hızlı büyüyen ekipler öne çıkıyor. Metis Ventures olarak, sadece teknolojiye değil, satış kabiliyeti olan ve gelir yaratabilen girişimlere odaklandıklarını vurguluyor.
Yatırımcı ilgisi artıyor, ancak riskler de büyüyor
Yapay zekâ temalı girişimlere olan ilgi hızla artarken, melek yatırımcılar, fonlar ve bireysel yatırımcılar bu alana yöneliyor. Bu ilgi, ekosistemi büyütürken aynı zamanda daha dikkatli yatırım yapılması gereken bir dönemi de başlatıyor. Merve Zabcı, bir sektörde gerçekten değer yaratmak için o sektörün dinamiklerini içeriden bilmek gerektiğini ifade ediyor. Örneğin, medya sektöründe yapay zekâ ile bir problem çözmek, o sektörün mutfağında bulunmadan zor olabilir.
Sonuç olarak, yatırımcılar, sorunları bizzat yaşamış ve sektöre daha önce satış yapmış girişimcilere yatırım yapmayı önceliklendiriyor. Yapay zekâ, bir araç olarak görülmeli ve asıl mesele o aracın nasıl bir iş sonucuna dönüştüğüdür.
