Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı açılışına katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Alınacak her kararın ülkemizin geleceğine hizmet etmesini temenni ediyorum” dedi. Açılış mesajının ardından kamu emekçileri ve sendikalar, uzun yıllardır çözüm bekleyen yapısal sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Zorunlu Emeklilik Mağdurları Platformu Başkanı (ZEM) Tülin Özer, yaptığı açıklamada milyonlarca emekçinin taleplerine dikkat çekerek, “Sorunlar bireysel mağduriyetlerin ötesinde sosyal adaletin tesisi açısından da kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.
Taşeron ve Belediye Şirket İşçileri: Eşit Haklar İstiyoruz
Kamuda taşeron olarak çalışmış ve belediye şirketlerine geçirilen işçiler, yıllardır kadro beklentisi içinde yaşıyor. Bu çalışanlar, aynı işi yaptıkları kadrolu personelle eşit haklara sahip olmayı, iş güvencesi ve sosyal haklarda ayrımcılığın sona ermesini talep ediyor.
Kamuoyunda sık sık dile getirilen talepler arasında, belediye şirket işçiliğinin kalıcı olarak sona erdirilmesi ve tüm işçilere kadrolu istihdam sağlanması yer alıyor.
696 Sayılı KHK Mağdurları: ‘Eşitlik İlkesine Aykırı Düzenleme’
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeler, birçok kamu işçisini kapsam dışında bıraktı. Bu nedenle tayin hakkı, görevde yükselme ve meslek kodu gibi temel haklardan mahrum kalan binlerce işçi, mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.
Özer, bu durumu anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir uygulama olarak değerlendirerek, “Acil yasal düzenleme ihtiyacı vardır” dedi.

Tayin Hakkı ve Meslek Kodları: Aileler Ayrı Düşüyor
Kamu işçileri arasında tayin hakkının olmaması, aile bütünlüğünü bozuyor ve çalışma barışını zedeliyor. Ayrıca, meslek kodlarının eksik veya hatalı tanımlanması, işçilerin görev tanımlarında ve kariyer planlamalarında ciddi sorunlara yol açıyor.
Sendikalar, bu konuda yapılacak yasal düzenlemelerin hem çalışanların haklarını koruyacağını hem de kamu hizmetlerinin etkinliğini artıracağını belirtiyor.
Zorunlu Emeklilik ve İşe İade Talepleri
Zorunlu emeklilik uygulamaları, birçok deneyimli kamu çalışanının iradesi dışında görevinden ayrılmasına yol açtı. Zorunlu emekliliğin kaldırılmasına rağmen geçmişte mağduriyet yaşayanlar, işe iade ve hakların iadesini talep ediyor.
Özer, bu durumun gözden geçirilmesinin hem sosyal hem de kurumsal açıdan adil bir yaklaşım olacağını vurguladı.

Meclis Açıldı, Talepler Yükseldi
TBMM açılışı sonrası sosyal medyada da çok sayıda yorum yapıldı. Emekçiler, sorunlarının Meclis gündeminde çözüm bulmasını istedi. Yorumlarda öne çıkan başlıca talepler şöyleydi:
“Zorunlu emeklilik kaldırıldıysa, 696 KHK’lı binlerce işçi neden hâlâ mağdur?”
“İnsanlar maddi-manevi zorluk içinde. Haklarımız iade edilsin, işe iade sağlansın.”
“Belediye şirketleri, işçi sayısını ve norm kadroyu güncellemeli. Keyfi alımlar ve çıkarmalar önlenmeli.”
“Taşeron ve belediye şirket işçiliğine bir daha geri gelmemek üzere son verilmelidir.”
'Sosyal Devlet İlkesi Gereği Çözüm Şart'
Açıklamanın sonunda Özer, “Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal hukuk devleti ilkesi gereği, her vatandaşın yaşam hakkı kadar çalışma hakkı da güvence altına alınmalıdır. Bu yasama yılı, taşeron işçilerden 696 KHK mağdurlarına kadar tüm kesimlerin taleplerinin çözüm bulduğu bir yıl olmalıdır” dedi.
Sayın Dervişoğlu
Toplumun üretici gücünü oluşturan ve kamu hizmetlerinin sürekliliğini sağlayan milyonlarca emekçi, uzun yıllardır çözüm bekleyen yapısal sorunlarla karşı karşıyadır.
Bu sorunlar yalnızca bireysel mağduriyetler değil, aynı zamanda sosyal adaletin tesisi…— Tülin Özer (@tlnozr44) October 1, 2025
