"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7883 %0.08
56,1083 %-0.08
6.865,89 %0.94
3.917.998 %3.44
İşçi Haber Sağlık Gizli şeker tüketimi metabolik riskleri artırabilir mi ? Paketli gıdalar gizli şekeri tetikler mi ?

Gizli şeker tüketimi metabolik riskleri artırabilir mi ? Paketli gıdalar gizli şekeri tetikler mi ?

Uzmanlar, paketli gıdalardaki gizli şekerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Yıldırım Deryol, günlük şeker tüketiminin yalnızca tatlılar ve çaya ya da kahveye eklenen şekerle sınırlı olmadığını vurguladı. Paketli gıdalar, hazır içecekler, soslar ve atıştırmalıklar aracılığıyla fark edilmeden yüksek miktarda şeker alınabileceğini belirtti.

Şeker Tüketiminin Sağlık Üzerindeki Etkileri Neler?

Deryol, uzun süre ve fazla miktarda şeker tüketiminin kilo artışı ve bel çevresinde yağlanma ile birlikte insülin direnci, prediyabet, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kan yağlarında bozulma gibi metabolik risklerle ilişkili olabileceğini ifade etti. Bu tür sağlık sorunlarının, bireylerin genel sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Uzman, Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmelerde, günlük beslenmede fark edilmeyen şeker kaynaklarının metabolik sağlık açısından önem taşıdığını belirtti. Şeker denildiğinde çoğu kişinin yalnızca tatlıları düşündüğünü ifade eden Deryol, paketli atıştırmalıklar, şekerli içecekler, hazır kahveler, aromalı süt ve yoğurtlar, kahvaltılık ürünler ve çeşitli sosların da günlük şeker tüketimini artırabileceğini söyledi.

İnsülin Direnci ve Metabolik Bozukluklar Arasındaki Bağlantı Nedir?

Deryol, fazla şeker tüketiminin tek başına bir hastalığın nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, ancak uzun vadede metabolik bozukluklara zemin hazırlayabileceğini vurguladı. İhtiyacın üzerinde şeker ve enerji tüketiminin kilo artışını, özellikle de karın çevresindeki yağlanmayı kolaylaştırabileceğini belirtti. Karın bölgesindeki yağlanmanın artmasının insülin direnci açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ifade etti.

İnsülin direncinin zaman içinde kan şekeri kontrolünün bozulmasına, prediyabete ve uygun önlemler alınmadığında tip 2 diyabete ilerleyebileceğini belirten Deryol, trigliserid yüksekliği, karaciğer yağlanması ve metabolik sendromun diğer bileşenlerinin de tabloya eşlik edebileceğini ekledi.

Gizli Şeker Kaynakları ve Önlemler Neler Olmalı?

Özellikle içeceklerle alınan şekerin kolaylıkla gözden kaçabildiğini belirten Deryol, gazlı içecekler, şeker eklenmiş kahveler, hazır meyveli içecekler ve aromalı içeceklerin kısa sürede yüksek miktarda şeker alınmasına neden olabileceğini ifade etti. Bu ürünlerin sık tüketilmesinin günlük toplam enerji alımını artırarak kilo kontrolünü zorlaştırabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Deryol, metabolik risklerin erken dönemde her zaman belirgin şikayetlere yol açmayabileceğini vurguladı. Özellikle bel çevresinde artış, kilo alma, kan şekeri yüksekliği, trigliserid artışı ve karaciğer yağlanması gibi bulguların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İnsülin direnci ya da prediyabetin çoğu zaman kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkileyen bir belirti vermeyebileceğini ifade etti.

Son olarak, şeker tüketimini azaltırken sürdürülebilir bir beslenme düzeninin önemine işaret eden Deryol, amaçlarının bütün besinleri yasaklamak değil; günlük toplam şeker tüketiminin farkında olmak, paketli ürünlerin etiketlerini incelemek, şekerli içeceklerin tüketim sıklığını azaltmak ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak olduğunu belirtti. Metabolik risk faktörleri bulunan kişilerin ise beslenme ve yaşam tarzı planlarını bireysel sağlık durumlarına göre oluşturmaları gerektiğini ifade etti.