Araştırmalar, plastik ambalajlar, mutfak gereçleri ve gıda saklama kaplarının günlük yaşamda yaygın bir şekilde kullanıldığını ortaya koymaktadır. Ancak, plastik üretiminde kullanılan bazı kimyasalların gıdalara geçerek insan vücuduna ulaşabileceği bilinmektedir. Nature Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, plastikle teması azaltılmış gıdalar tüketmenin ve farklı malzemeler kullanmanın vücuttaki kimyasal seviyelerini kısa sürede değiştirebileceğini göstermektedir.
Yalnızca 7 Günde Kimyasalların Seviyeleri Düşüyor Mu?
Avustralya'da gerçekleştirilen araştırmada bilim insanları, plastik kaynaklı kimyasallara maruziyeti azaltmaya yönelik uygulamaların etkisini incelemiştir. Çalışmanın yedi günlük kontrollü denemesine 60 kişi katılmıştır. Katılımcılar, kontrol grubuna veya plastikle teması azaltmaya yönelik dört farklı uygulama grubundan birine ayrılmıştır.
Bu uygulamalar arasında gıdaların üretiminden tüketimine kadar plastikle temasının mümkün olduğunca azaltılması, plastik mutfak gereçlerinin kullanılmaması ve plastik maruziyetini azaltmayı amaçlayan kişisel bakım ürünlerinin tercih edilmesi yer almaktadır. Sonuçlar, özellikle plastikle teması azaltılmış gıdalarla birlikte plastik içermeyen mutfak gereçlerinin kullanıldığı grupta dikkat çekici bulgular sunmuştur.
Kimyasallardaki Düşüş Oranları Neler?
Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, idrardaki bazı kimyasalların seviyeleri daha düşük ölçülmüştür. Mono-n-bütil ftalat düzeyi yüzde 38, Monobenzil ftalat düzeyi yüzde 54 ve Bisfenol A (BPA) düzeyi ise yüzde 60 daha düşük olarak kaydedilmiştir. Araştırmacılar, kişisel bakım ürünlerinde yapılan değişikliklerin idrardaki plastik kaynaklı kimyasallar üzerinde en düşük etkiyi gösterdiğini, en belirgin sonuçların ise plastikle teması azaltılmış gıdalar ve mutfak gereçleriyle elde edildiğini bildirmiştir.
Plastik Kaynaklı Kimyasallar Vücuda Nasıl Giriyor?
Araştırmada, özellikle iki kimyasal grubu üzerinde durulmuştur: ftalatlar ve bisfenoller. Ftalatlar, plastiğe esneklik kazandırmak için kullanılan maddeler arasında yer almakta olup, plastik ambalajlardan, tabaklardan ve mutfak gereçlerinden gıdalara geçebilmektedir. Bisfenoller ise bazı gıda kutularının iç kaplamalarında, saklama kaplarında, pişirme gereçlerinde, içecek şişelerinde ve streç filmlerde bulunabilmektedir. Bu maddeler, belirli koşullarda gıdalara veya içeceklere geçiş yapabilmektedir.
Araştırma ekibi, deneye geçmeden önce 211 kişinin plastik kaynaklı kimyasallara maruziyetini de değerlendirmiştir. Katılımcıların tamamının, herhangi bir günde en az altı farklı plastik kaynaklı kimyasal metabolitini idrarla attığı gözlemlenmiştir. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların maruziyete katkıda bulunan önemli etkenler arasında olabileceği belirtilmiştir.
Plastik Temasını Azaltmak İçin Hangi Adımlar Atılabilir?
Araştırmada gıdaların üretim, işleme, paketleme, saklama ve tüketim aşamalarında plastikle temasını azaltmaya odaklanılmıştır. Katılımcılara cam, paslanmaz çelik ve ahşap gibi alternatif malzemelerle hazırlanan veya saklanan yiyecekler sunulmuştur. Çalışmada kullanılan mutfak gereçleri arasında paslanmaz çelik tencere ve tavalar, su ısıtıcıları, tost makineleri ve ahşap kesme tahtaları da yer almaktadır. Katılımcılar, normalde tüketebilecekleri makarna, salata, et, tereyağı, çikolata, meyve ve atıştırmalıklar gibi yiyecekleri tüketmeye devam etmiştir.
Bu bulgular doğrultusunda, günlük yaşamda plastikle teması azaltmak isteyenler cam kapları tercih etmek, yemek hazırlarken paslanmaz çelik veya ahşap gereçlerden yararlanmak ve mümkün olduğunca plastik ambalajla teması daha az olan gıdaları seçmek gibi adımları değerlendirebilir. Ancak, araştırmada uygulanan koşulların oldukça kapsamlı olduğu ve sonuçların yalnızca bireysel tercihlerle değil, gıdaların üretim ve paketleme süreçleriyle de bağlantılı olduğu unutulmamalıdır.
Araştırmacılar, ftalatların ve bisfenollerin vücutta görece kısa süre kaldığını ve genellikle hızlı biçimde atıldığını belirtmektedir. Bununla birlikte, bu maddelerin uzun vadeli sağlık üzerindeki etkileri ve vücutta hangi seviyelerin güvenli kabul edilebileceği konusunda hâlâ yanıtlanması gereken sorular bulunmaktadır. Bazı gözlemsel araştırmalarda bu kimyasallara maruziyet ile kalp ve damar hastalıkları, metabolik sendrom ve kısırlık gibi sağlık sorunları arasında ilişkiler bildirilmiş olsa da bu ilişkiler tek başına doğrudan neden-sonuç bağlantısını kanıtlamamaktadır. Çalışmanın en önemli bulgusu, plastikle teması azaltmanın bazı kimyasalların vücuttaki seviyelerini kısa sürede değiştirebileceğini göstermesidir. Ancak yedi gün içinde ölçülen bu düşüşün uzun vadede hastalık riskini azaltıp azaltmadığını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
