"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,4366 %-0.00
56,3027 %0.10
6.843,30 %-0.81
3.827.044 %-0.56
İşçi Haber Sağlık Uykusuzluk beyin sağlığını tehdit ediyor : Alzheimer riski kapıda

Uykusuzluk beyin sağlığını tehdit ediyor : Alzheimer riski kapıda

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, uzun süre devam eden uyku sorunlarının bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı riskiyle doğrudan ilişkili olabileceğini belirtti. Uzmanlar, kaliteli ve düzenli uykunun beyin sağlığını korumadaki hayati rolüne dikkat çekerek kronik uyku problemlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardı.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 2 dk

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Üstel, uykunun yalnızca dinlenme süreci olmadığını, uyku esnasında beynin hafıza, öğrenme ve metabolik atıkların uzaklaştırılmasıyla ilgili faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti. 

'uyku sorunları yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemeli'

Uyku ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişkinin çift yönlü olabileceğine işaret eden Üstel, "Uyku bozuklukları bilişsel gerileme açısından bir risk faktörü olabilirken Alzheimer hastalığıyla ilişkili beyindeki değişiklikler de uyku-uyanıklık düzeninin bozulmasına neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan ve uzun süre devam eden uyku sorunlarını yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirmemek gerekiyor" ifadelerini kullandı. 

Üstel, gece boyunca sık uyanmanın ve derin uyku dönemlerinin azalmasının uyku kalitesini olumsuz etkilediğine dikkati çekerek, "Kişi sekiz saat yatakta kalmış olsa bile uykusu sürekli bölünüyorsa yeterli ve kaliteli bir uyku elde edemeyebilir. Özellikle yüksek sesle horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi, sabah dinlenmeden uyanma ve gün içinde aşırı uyku hali varsa uyku apnesi açısından değerlendirme yapılması önemlidir" değerlendirmelerinde bulundu. 

'kötü uyku Alzheimer’ın kesin nedeni demek değildir'

Uykusuzluk ve obstrüktif uyku apnesi gibi bozukluklarla bilişsel gerileme ve demans arasında ilişki bulunduğunu gösteren araştırmalara işaret eden Üstel, uyku sorunu yaşayan herkesin Alzheimer hastalığına yakalanacağı yönünde bir çıkarım yapılmaması gerektiğini belirtti. 

Üstel, uyku sırasında beynin bazı metabolik atıkları temizleyen mekanizmalarının daha aktif çalıştığını vurgulayarak, "Uyku sırasında beynin gün içinde oluşan bazı metabolik atıkların temizlenmesine yönelik mekanizmaları daha aktif çalışıyor. Alzheimer hastalığında önemli rol oynayan beta-amiloid ve tau proteinleri ile uyku arasındaki ilişki de bu nedenle uzun süredir araştırılıyor. Ancak burada önemli olan, kötü uyku Alzheimer’ın kesin nedeni demek değildir. Bilimsel veriler bir ilişkiye işaret ediyor" ifadelerini kullandı. 

Yetersiz uyku, stres, depresyon, bazı ilaçlar ve farklı sağlık sorunlarının da unutkanlığa neden olabileceğini belirten Üstel, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Kişinin yakın zamanda yaşanan olayları sık sık unutması, aynı soruları tekrar tekrar sorması, günlük işlerini yapmakta zorlanması veya bu yakınmalara belirgin uyku bozukluklarının eşlik etmesi durumunda değerlendirme geciktirilmemelidir. Beyin sağlığının korunmasında kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve damar sağlığının korunmasıyla birlikte ele alınmalıdır.” 

Kaynak: AA