Yapay zekâ destekli beyin ameliyatı, Londra'da gerçekleştirilen bir operasyonla, görme yetisini kaybetme riski taşıyan bir hastanın hayatını değiştirdi. Bu yenilikçi yöntem, beyin tümörü tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Ameliyat sırasında gerçek zamanlı analiz yaparak cerrahlara rehberlik eden sistem, tıpta devrim niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Rhys Hibbert'in beklenmedik sağlık durumu nasıl başladı?
Rhys Hibbert'in hayatı, sıradan bir günde aniden yere yığılmasıyla değişti. Yapılan incelemelerde, beyninin tabanında büyüyen ve görme sinirlerine baskı yapan bir tümör olduğu belirlendi. Görme yetisi giderek zayıflayan Hibbert, günlük yaşamını sürdürmekte zorlanırken kalıcı görme kaybı riskiyle karşı karşıya kaldı. Bu durum, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük bir baskı oluşturdu.
Hibbert, Londra'daki Ulusal Nöroloji ve Beyin Cerrahisi Hastanesi'nden gelen teklif ile hayatında yeni bir dönemin başlangıcını yaşadı. Ameliyat sırasında gerçek zamanlı yapay zekâ desteğinin kullanılacağı dünyadaki ilk klinik çalışmaya katılması önerildi. Bu teklifi kabul eden Hibbert, Mayıs 2026'da gerçekleştirilen operasyonla bu teknolojinin insan beyninde denendiği dünyadaki ilk hasta oldu.
Ameliyat süreci ve yapay zekânın rolü nedir?
Hibbert'in teşhis süreci, 2024 yılının Aralık ayında yaşadığı beklenmedik bir nöbetle başladı. Soğuk bir kış gününde yürüyüş yaptığı sırada aniden yere yığılan Hibbert, nöbet geçirdi. O güne kadar ciddi bir sağlık sorunu yaşamayan Hibbert'in yapılan taramalarında, beyninin tabanında yaklaşık 11 milimetre büyüklüğünde bir kitle tespit edildi. Tümörün kanserli olmadığı ancak hipofiz bezinin bulunduğu bölgede yer aldığı belirtildi.
Kitle, hem görme sinirlerine hem de beyne kan taşıyan şahdamarına baskı yapıyordu. Zaman içinde çevresel görüşü giderek daralan Hibbert'in bitkinliği arttı ve yürümekte zorlanmaya başladı. Görme sinirleri üzerindeki baskının devam etmesi halinde kalıcı körlük riski bulunuyordu. Bu durum, ameliyatın aciliyetini artırdı.
Ameliyat sonrası görme yetisi nasıl geri kazandı?
Hibbert, Mayıs 2026'da gerçekleştirilen çalışma kapsamında ameliyathaneye girdi. Araştırmaya katılmayı kabul etmesinin nedenini, “Hastalar araştırmalara katılmaya gönüllü olmazsa, doktorlar nasıl yeni şeyler öğrenebilir ve tıp nasıl ilerleyebilir?” sözleriyle açıkladı. Beynin tabanında, misket büyüklüğündeki son derece hassas bir bölgede gerçekleştirilen operasyon, büyük bir titizlik gerektiriyordu. Cerrahın yalnızca birkaç milimetrelik bir sapması bile ciddi sonuçlara yol açabilirdi.
UCL Hawkes Enstitüsü tarafından geliştirilen yapay zekâ sistemi, ameliyat sırasında kullanılan kameradan elde edilen görüntüleri gerçek zamanlı olarak analiz etmek üzere tasarlandı. Bu süreç, tıbbi cihazlar için özel olarak geliştirilen NVIDIA Clara IGX platformu üzerinden yürütüldü. Verilerin buluta gönderilmeden doğrudan ameliyathanede işlenmesi sayesinde görüntüler herhangi bir gecikme yaşanmadan cerraha aktarılabildi.
Ameliyat başarıyla tamamlandıktan sonra Hibbert, gözlerini açtığında odadaki nesneleri çok daha net gördüğünü fark etti. Görme yetisindeki belirgin iyileşmeyi şu sözlerle anlattı: “Kendime geldiğimde odadaki her şeyi net bir şekilde görebiliyordum. Sanki 360 derecelik panoramik bir görüşe kavuştum.” Ameliyattan sekiz hafta sonra Hibbert'in görme yetisi tamamen toparlandı.
Yürürken artık herhangi bir desteğe ihtiyaç duymayan Hibbert, görüşüyle birlikte enerjisini ve günlük yaşamı üzerindeki kontrolünü de yeniden kazandı. Rhys Hibbert'in yaşadığı süreç, yapay zekânın tıp alanında doğru şekilde kullanıldığında insan hayatına nasıl dokunabileceğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu tür uygulamaların ve hayat değiştiren teknolojilerin sayısının giderek artması umut ediliyor.
