Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği bünyesinde yürütülen kapsamlı bir araştırma, Türkiye'nin en büyük golü olan Van Golü'ndeki su kaybını gözler önüne serdi. Harita Bilimci Prof. Dr. Murat Yakar öncülüğünde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, uydu verileri kullanılarak 1990, 2015 ve 2025 yıllarına ait kıyı çizgileri ve su yüzey alanları detaylı bir şekilde karşılaştırıldı.
Elde edilen resmi verilere göre, dev su havzasının yüzey alanında son 35 yıllık süreçte toplam 31 kilometrekarelik bir daralma meydana geldiği tespit edildi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteklediği 'Geleceğim Van Golü’nde Saklı 14-18 Yaş Gençler İçin Su Altı Teknolojileri ve Kariyer Rotası' projesi çerçevesinde yürütülen araştırmalar, küçülme hızının son on yılda tavan yaptığını ortaya koydu.
Uzaktan Algılama ve CBS Tabanlı Analiz Yöntemi
Araştırma sürecinde Landsat uydu sistemlerinden elde edilen yüksek çözünürlüklü veriler titizlikle incelendi. Su yüzeylerinin tespit edilmesinde yaygın olarak tercih edilen Normalize Edilmiş Fark Su İndeksi (NDWI) hesaplamaları yapılırken, özel eşik değer yöntemleriyle kara ve su alanları birbirinden net bir şekilde ayrıştırıldı.
Uzmanlar, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamına aktarılan bu dijital veriler sayesinde gölün farklı dönemlerdeki yüzey sınırlarını poligon verilerine dönüştürdü. Prof. Dr. Murat Yakar, bu teknolojik altyapının geniş su yüzeyine sahip ekosistemlerin uzun vadeli değişimlerinin izlenmesinde hayati bir rol oynadığını vurguladı.
Son On Yılda Hızlanan Su Kaybı Dikkat Çekti
Analiz sonuçlarının en çarpıcı detayı ise kayıp oranlarının yıllara göre dağılımında ortaya çıktı. 1990 yılında yaklaşık 3 bin 577 kilometrekare olarak hesaplanan Van Gölü'nün yüzey alanı, 2015 senesinde 3 bin 573 kilometrekare seviyesine geriledi.
İlk yirmi beş yıllık periyotta sadece 4 kilometrekarelik bir kayıp yaşanırken, 2015 ile 2025 yılları arasındaki yalnızca 10 yıllık kısa zaman diliminde 27 kilometrekarelik devasa bir çekilme kaydedildiği belirlendi. 35 yıllık toplam kaybın yaklaşık yüzde seksen yedi gibi büyük bir oranının son on yılda gerçekleşmesi bilim insanlarını alarma geçirdi.
Bilimsel İzleme ve Koruma Politikaları Çağrısı
ASAD Bitlis Temsilcisi Doç. Dr. Cihan Önen, projenin temel amacının bu eşsiz doğal mirasın geleceğini güvence altına almak olduğunu belirtti. Önen, göl seviyesindeki dalgalanmaların iklim koşulları, sıcaklık, buharlaşma ve hidrolojik etkenlerle yakın ilişkili olduğunu ifade ederek, bölgenin sürdürülebilir yönetimi için bilimsel izleme çalışmalarının kesintisiz sürmesi gerektiğini dile getirdi.
(Kaynak ve Görsel: İHA)
