İspanya ve İtalya'daki araştırmacıların yürüttüğü ve sonuçları tıp dergilerinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, İnternet Oyun Bozukluğu'nun (IGD) artık sadece çocuk ve ergenleri kapsayan bir sorun olmadığını kanıtladı. Yaklaşık 150 bin kişinin verilerinin incelendiği meta-analiz, dijital oyun bağımlılığının genç yetişkinlik dönemindeki bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor.
Küresel Araştırmanın Çarpıcı Sonuçları
Dünya genelinde 93 farklı çalışmayı kapsayan analizde, 18-35 yaş grubundaki yetişkinlerde oyun bağımlılığı yaygınlığının ortalama yüzde 6,1 olduğu belirlendi. Araştırma örneklemi daraltılıp sadece düzenli oyun oynayan bireyler incelendiğinde ise bu oran yüzde 8,1’e kadar yükseliyor. Toplamda 149 bin 601 katılımcının yer aldığı dev araştırmada, kadın ve erkek katılım oranının neredeyse eşit olması (yüzde 51,22 kadın), bağımlılığın cinsiyet fark etmeksizin yayıldığını gösteriyor.
Genç Yetişkinler Neden Daha Fazla Risk Altında?
Uzmanlara göre 18-35 yaş aralığı, bireyin hayatındaki en kritik geçiş dönemlerinden birini oluşturuyor. Eğitim hayatının bitişi, iş hayatına giriş, finansal bağımsızlık çabası ve ciddi ilişki kurma süreçleri bu yaş grubunda büyük bir stres birikimine yol açıyor.
- Kaçış Mekanizması: Sosyal rollerin ağırlığı altında ezilen bireyler, oyunları bir "rahatlama" veya "kaçış" yolu olarak görüyor.
- Gecikmiş Sorumluluklar: Oyun bağımlılığı; evlilik, çocuk sahibi olma ve kariyer basamaklarını tırmanma gibi yetişkinlik rollerinin sürekli ertelenmesine neden oluyor.
Psikolojik Etkiler: Depresyon ve Düşük Öz Saygı
Araştırma, İnternet Oyun Bozukluğu teşhisi konulan genç yetişkinlerin, sağlıklı oyunculara kıyasla psikolojik olarak daha kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Bağımlı bireylerde şu semptomlar çok daha yoğun görülüyor:
- Yüksek Kaygı ve Stres: Günlük hayatın zorlukları oyun dünyasındaki başarılarla bastırılmaya çalışılıyor.
- Düşük Öz Saygı: Gerçek dünyadaki başarısızlık hissi, bireyi daha fazla oyun oynamaya teşvik eden bir kısır döngü yaratıyor.
- Sosyal İzolasyon: Yakın ilişkilerin ve kariyer fırsatlarının oyun uğruna tehlikeye atılması, yalnızlaşma sürecini hızlandırıyor.
Bir Kişiye Ne Zaman ‘Bağımlı’ Denir?
Psikiyatri dünyasının en önemli rehberleri olan DSM-5 ve ICD-11, bu bozukluğun teşhisi için katı kurallar belirliyor. Bir bireyin "İnternet Oyun Bozukluğu" hastası kabul edilmesi için şu kriterlerin en az beşini 12 ay boyunca sergilemesi gerekiyor:
"Oyun oynamayı bırakmaya çalışırken huzursuzluk hissetmek, oyun oynamak için diğer hobilerden vazgeçmek, oyun süresi hakkında yalan söylemek ve olumsuz duygulardan kaçmak için sadece oyuna sığınmak en temel belirtilerdir."
oyun bağımlılığı ile nasl mücadele edilir?
Araştırmacıların ulaştığı sonuçlar, oyun bağımlılığının artık profesyonel bir müdahale gerektiren tıbbi bir durum olduğunu gösteriyor. Özellikle üniversite öğrencileri ve kariyerinin başındaki yetişkinler için:
- Erken Teşhis: Tarama araçlarının (IGD Ölçeği gibi) yaygınlaştırılması.
- Ruh Sağlığı Destekleri: Oyun bağımlılığına eşlik eden depresyon ve anksiyete için özel terapi programları.
- Farkındalık: Dijital detoks ve bilinçli oyun tüketimi konusunda toplumsal eğitimlerin verilmesi kritik önem taşıyor.
Kaynak: Medical Xpress, Justin Jackson
