3 Aralık Dünya Engelliler Günü, engelli bireylerin haklarına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Bu özel günde engelli vatandaşların sosyal hakları ve istihdamdaki durumları, sunulan destekler ve karşılaştıkları engeller ile çözüm önerileri gündeme taşınıyor. Birleşmiş Milletler’in 2025 teması olan “Sosyal ilerlemenin geliştirilmesi için engelli dostu toplumları teşvik etmek” de kapsayıcı ve eşit katılımlı bir topluma duyulan ihtiyacı vurguluyor.
Engelli Bireylerin Sosyal Hakları neler?
Engelli bireylere tanınan sosyal haklar, onların hayata eşit katılımını desteklemeyi amaçlayan çeşitli kolaylık ve yardımları içeriyor. Vergi indirimi, engelli çalışanların veya engelli yakınına bakmakla yükümlü olanların gelir vergisinde belirli oranlarda indirim alabilmesini sağlıyor. Aynı şekilde, engelliler veya yakınları için araç alımında ÖTV muafiyeti, KDV indirimi ve emlak vergisi muafiyeti gibi mali kolaylıklar da sunuluyor. Özellikle %90 ve üzeri engelli bireyler, belirli aralıklarla ÖTV ödemeden araç satın alabiliyor ve motorlu taşıt vergisinden muaf tutuluyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanan evde bakım maaşı, ağır engelli yakınlarına evde bakan ailelere aylık maddi destek olarak ödeniyor. Aralık 2023 itibarıyla yaklaşık 677 bin kişi bu destekten faydalanıyor ve bu sayının 400 binini ağır engelli yakınları oluşturuyor. Evde bakım yardımı, engelli bireylerin temel bakım ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunarak yaşam kalitelerini artırıyor. Ayrıca bakıma ihtiyacı olan engelli yakını bulunan ve gelir kriterlerini sağlayan kişiler, 18 yaş altı engelli çocukları için Genel Sağlık Sigortası primi ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor.
Ulaşım alanında da önemli haklar mevcut. Birçok büyükşehir belediyesinde engelli bireyler şehir içi toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanabiliyor. Şehirlerarası yolculuklarda ise Karayolları Taşıma Yönetmeliği gereği, %40 ve üzeri engelli yolculara otobüs biletlerinde %30 indirim uygulanması zorunlu tutuluyor. TCDD’ye ait trenlerde engelli kimlik kartı gösteren yolcular tüm hatlarda ücretsiz seyahat edebiliyor; ağır engelli bireylerin bir refakatçisi de aynı haktan faydalanabiliyor. Havayolu ulaşımında da Türk Hava Yolları başta olmak üzere bazı firmalar, engelli yolculara iç hatlarda %20’ye varan indirimler sunuyor.
Eğitim ve sağlık hizmetleri konusunda, engelli bireylerin erişimini kolaylaştıran düzenlemeler bulunuyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde engelli çocuklar için devlet destekli ücretsiz eğitim seansları veriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), engelli öğrencilerin uygun eğitim ortamlarına yönlendirilmesinde rol oynuyor. Yükseköğrenimde engelli öğrenciler, burs ve yurt imkanlarında öncelik hakkına sahip oluyor; örneğin, Kredi ve Yurtlar Kurumu engelli gençlere yurt başvurusunda öncelik tanırken, “çalışamaz” ibareli sağlık raporu bulunan mezunların öğrenim kredisi borçlarını tamamen siliyor. Sağlık Bakanlığı da hastanelerde engelli hastalar için öncelikli hizmet, erişilebilir poliklinik düzenlemeleri ve tıbbi cihaz-yardımcı araç temini gibi konularda adımlar atıyor.
Engelli İstihdamında Güncel Durum
Engelli bireylerin istihdama katılım oranı, genel nüfusa kıyasla düşük seyrediyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’de toplam işgücüne katılma oranı yaklaşık %50 iken, çalışabilir durumdaki engelli bireylerin işgücüne katılımı sadece %22 düzeyinde kalıyor. Bu düşük oranın bir yansıması olarak, ülkede kayıtlı istihdam edilen engelli sayısı da sınırlı. Son yıllardaki resmi verilere göre, işçi statüsünde çalışan engelli birey sayısı yaklaşık 90 bin civarında olup bunun 12 bini kamuda, 78 bini ise özel sektörde istihdam ediliyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesine göre, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde en az %3 engelli, kamuda ise en az %4 engelli personel çalıştırılması yasal bir zorunluluk.
Bu yasal yükümlülük sayesinde, özellikle kamu kurumlarında engelli istihdamı son yıllarda ciddi artış gösterdi. 2002’de kamuda sadece 5.777 engelli memur görev yaparken, 2023 yılı itibarıyla kamuda çalışan engelli memur sayısı 65 binin üzerine çıktı. Hatta Aile ve Çalışma Bakanlığı verileri, kamu sektöründe engelli kadrolarının %134 oranında, özel sektörde ise %103 oranında doldurularak yasal kotanın da üzerinde istihdam sağlandığını ortaya koyuyor.

Engelsiz İŞKUR Platformu destek sağlıyor
Engelli istihdamını artırmak amacıyla Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve ilgili bakanlıklar çeşitli teşvik programları yürütüyor. Yasal kotaya uymayan işverenlere uygulanan idari para cezaları, engellilerin mesleki eğitimine ve girişimciliğine destek veren projelerin finansmanında kullanılıyor. 2014 yılından bu yana toplanan bu ceza gelirlerinden yaklaşık 298 milyon TL, kendi işini kurmak isteyen engellilere hibe olarak aktarılırken; 80 milyon TL mesleki eğitim ve rehabilitasyon projelerine, 7,8 milyon TL ise engellilerin işe uyumunu sağlayan projelere ayrıldı. Ayrıca korumalı işyeri projelerine ve erişilebilirlik sağlayan teknolojilere de önemli kaynak aktarılıyor.
İŞKUR, engelli istihdamı konusunda işverenlere de çeşitli teşvikler sunuyor. Özel sektör işverenlerinin, çalıştırdıkları her engelli çalışan için ödemeleri gereken sigorta primi işveren payı, asgari ücret tutarı üzerinden Hazine tarafından karşılanıyor. Ayrıca 50’den fazla işçi çalıştıran işyerlerinde engelli çalıştırma zorunluluğuna uyulmaması halinde uygulanan para cezalarının caydırıcılığı da işverenlerin kota dahilinde engelli istihdam etmeye yönelmesini sağlıyor.
Engelli bireylerin mesleki niteliklerini geliştirmek için İŞKUR bünyesinde mesleki eğitim kursları ve işbaşı eğitim programları düzenleniyor. 2014’ten bu yana bu programlardan 65 binden fazla engelli vatandaş faydalandı. Ayrıca her engelli iş arayanın bir danışmanla takip edilmesini öngören “Engelli İş Koçluğu” hizmeti, 81 ilde 120 birimde aktif olarak yürütülüyor.
Son dönemde hayata geçirilen Engelsiz İŞKUR Platformu, engelli vatandaşların dijital ortamda istihdam fırsatlarına daha kolay erişebilmesini amaçlıyor. İŞKUR ayrıca Destekli İstihdam modeliyle özel gereksinimli grupların (ör. otizm spektrum bozukluğu, Down sendromu, serebral palsi) işe adaptasyonunu kolaylaştırmak için iş koçu desteği, işyeri uyum yardımı ve ücret desteği içeren bütüncül bir program başlattı. Bu model kapsamında engelli bireyi istihdam eden işverene bir süre ücret desteği sağlanıyor; uzman iş koçları, çalışanın oryantasyonundan günlük iş akışına kadar destek veriyor; ayrıca gerekli işyeri düzenlemeleri için hibe desteği sunuluyor.
Engelli istihdamını teşvik için verilen hibe desteklerinin tutarları da artırıldı. 2025 yılında engellilerin kendi işini kurmasına yönelik hibe üst limiti 400 bin TL’den 580 bin TL’ye çıkarılırken, korumalı işyeri kuruluş desteği de 720 bin TL’ye yükseltildi. İŞKUR’un verilerine göre, 2002 yılından bu yana kurum aracılığıyla 550 bini aşkın engelli vatandaş işe yerleştirildi; 2024 yılında 45 binden fazla engelli istihdam edildi. 2025’in ilk üç ayında ise 17 bin engelli işbaşı yaptı.

İş Hayatındaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Engelli bireylerin iş hayatına katılımındaki en büyük engellerden biri, işyerlerindeki erişilebilirlik sorunları olarak öne çıkıyor. Birçok işyeri ve çalışma ortamı, fiziki koşullar bakımından engelli çalışanların ihtiyaçlarına uygun şekilde düzenlenmemiş durumda. Bu altyapı eksikliği, engelli bireylerin sadece işe gitmesini değil, günlük bağımsız yaşamlarını ve sosyal hayata katılımlarını da doğrudan kısıtlıyor.
Bir diğer önemli sorun, işveren tutumları ve bilinç eksikliği. Bazı işverenler, engelli bireylerin verimli çalışamayacağı gibi önyargılarla hareket ederek yeterli iş imkanı sunmuyor. Engelli çalışanlar, işyerinde basit uyarlamalar yapılmadığı için verim düşüklüğü yaşayabiliyor veya işe alınma sürecinde ayrımcılığa maruz kalabiliyor.
Çözüm için uzmanlar, erişilebilirlik standartlarının eksiksiz uygulanması ve tüm işyerlerinin evrensel tasarım ilkelerine uygun hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Makul düzenleme" adı verilen ve engelli bireyin işe eşit katılımını sağlamak için çalışma şartlarında yapılması gereken uyarlamalar, uluslararası sözleşmeler uyarınca bir hukuki yükümlülük. İşverenlerin, engelli çalışanların performanslarını tam ortaya koyabilmeleri için gerekli teknolojik ve fiziksel uyarlamaları sağlaması şart.
Engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımını sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli yasal düzenlemeler yürürlükte. Türkiye, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni 2009 yılında onayladı. Türkiye’de engellilere ilişkin temel iç hukuk düzenlemesi olan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2005 yılında kabul edilerek eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım hizmetleri ve erişilebilirlik gibi alanlarda engelli haklarını tanımladı. 2016’da yürürlüğe giren Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ise engellilik temelli ayrımcılığı yasakladı.
Kaynaklar: Türkiye Barolar Birliği, TİHEK, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çalışma, Sosyal Güvenlik Bakanlığı
