İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal’ın baro sitesinde yer alan Kürtçe paylaşımlara yönelik eleştirilerine Diyarbakır Barosu'ndan yanıt geldi. Açıklamada, baroların farklı dillerde toplumu bilgilendirmesinin insan haklarını koruma görevlerinin bir gereği olduğu ifade edildi. Bu bağlamda, Kürtçe açıklama yapmanın Anayasa’nın 3. maddesine aykırı olmadığı vurgulandı.
Ümit Kocasakal'ın İtirazları Neden Tartışma Yarattı?
Ümit Kocasakal, baronun internet sitesinde yayımlanan Kürtçe “Baroya Stenbolê” ifadesine karşı çıkarak, bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğunu öne sürdü. Kocasakal, meslektaşlarına bu ifadeyi sorgulayarak, “Neresiymiş, hangi kurummuş bu?” şeklinde bir eleştiride bulundu. Bu açıklama, Türkiye genelinde bazı baroların Kürtçe açıklama yapmasının Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Diyarbakır Barosu, bu eleştirilere karşı bir yazılı açıklama yaparak, baroların Anayasa’nın 135. maddesi kapsamında kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğunu hatırlattı. Baroların, insan haklarını koruma görevlerinin yanı sıra toplumu hukuki konularda bilgilendirme ve farklı dil topluluklarına ulaşma sorumlulukları bulunduğu belirtildi.
Kürtçe Açıklamanın Anayasal Dayanağı Nedir?
Açıklamada, Anayasa’nın 3. maddesinin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dilinin Türkçe olduğunu düzenlediği ancak Türkçe dışındaki dillerin kamusal alanda kullanılmasını yasaklayan bir hüküm içermediği ifade edildi. Bu durum, baroların farklı dillerde açıklama yapma hakkını da kapsamaktadır. Ayrıca, devletin resmi dili ile bireylerin kendilerini ifade ettikleri dillerin farklı olabileceği, bu durumun birçok ülkede yaşandığına dikkat çekildi.
Baroların Kürtçe basın açıklaması yapmasının Anayasa’nın 3. maddesine aykırı olmadığı, bu tür açıklamaların insan haklarını savunma yönündeki kanuni görevleri kapsamında değerlendirilmesi gereken meşru bir faaliyet olduğu vurgulandı. Diyarbakır Barosu, bu tür eleştirilerin hukuki ve maddi dayanaklarının bulunmadığını belirtti.
Kürt Dilinin Kullanımına Yönelik Mevcut Durum Nasıldır?
Açıklamada, Kürtçenin tarihsel olarak çeşitli yasaklamalara maruz kaldığı, günümüzde de dil hakları alanında önemli sorunların devam ettiği ifade edildi. Ancak, kamu kurumlarının çeşitli faaliyetlerinde Kürtçenin kullanılabildiği bir ortamda, baroların Kürtçe basın açıklaması yapmasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Baroların bu tür açıklamalar yapmasının, insan haklarını koruma sorumluluğu ile doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.
Diyarbakır Barosu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler sözleşmeleri çerçevesinde ifade özgürlüğünün güvence altına alındığını ve dil temelinde ayrımcılığın yasaklandığını hatırlattı. Bu bağlamda, baroların Kürtçe açıklama yapmasının, hukukun temel ilkeleriyle de uyumlu olduğu vurgulandı.
