Türkiye genelinde yaklaşık 43 milyon mesken abonesi bulunuyor. Yeni limitin yürürlüğe girmesiyle, yaklaşık 2,5 milyon abone, yani toplam abonelerin yaklaşık yüzde 6’sı, düzenlemeden etkilenecek.
Ülke genelinde konutlarda aylık ortalama elektrik tüketimi 200 kilovatsaat civarında. Yeni düzenlemeye göre, yıllık 4 bin kilovatsaat, aylık ortalama 333 kilovatsaate denk geliyor. Bu seviyede tüketim yapan abonelerin faturası yaklaşık 984 lira tutarında oluyor ve bu miktarın üzerindeki tüketimlerde devlet desteği uygulanmayacak.
2025’te mevcut uygulamaya göre yaklaşık 1,3 milyon ilave abonenin destekten etkilenmesi öngörülüyor. Böylece toplamda 2,5 milyon abone yeni düzenlemenin kapsamına girmiş olacak.
Devlet desteği nasıl uygulanacak?
Düşük kademede (günlük 8 kilovatsaat altı tüketim) abonelere yaklaşık yüzde 57, yüksek kademede (günlük 8 kilovatsaat ve üzeri) ise yüzde 36 oranında sübvansiyon sağlanmaya devam edecek. Son değişiklikle birlikte, destek kapsamı dışında kalan yüzde 6’lık abone grubunun toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 29’unu gerçekleştirdiği öne sürülüyor.
Bazı aboneler yeni limitten muaf tutulacak. Bunlar arasında AFAD geçici barınma evleri, camiler, Kur’an kursları, cemevleri, ibadethaneler, sağlık sebebiyle cihazlara bağlı vatandaşlar, şehit aileleri, muharip/malul gaziler ve tarımsal faaliyetlerde bulunan tüketiciler ile belediye içme suyu abonelikleri yer alıyor.
Sanayi ve ticarethane gruplarında limitler değişmedi. Bu aboneler için yıllık tüketim limiti 15 bin kilovatsaat olarak muhafaza edildi.
Limitin üzerindekiler nasıl belirlenecek?
Limitin üzerinde tüketim yapan aboneler, bir önceki yıl yani 2025’teki yıllık tüketimlerine göre belirlenecek. 2025’te limiti aşan bir abone, 2026 boyunca son kaynak tarifesinde kalacak. Ancak 2026 yılında yıllık tüketimi 2027 için belirlenen limitin altına düşerse, 2027’de normal perakende satış tarifesine geri dönebilecek.
