Son aylarda Bulgaristan ve Romanya kıyılarında ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarının artması, Karadeniz havzasında yeni güvenlik önlemlerinin alınmasını zorunlu kıldı. Bu kritik süreçte, bölgedeki geçiş yollarında kilit konumda bulunan Türkiye ile Romanya ve Bulgaristan arasındaki işbirliği hayati bir önem kazandı.
Avrupa Liderlik Ağı Politika ve Araştırma Koordinatörü Maria Branea, son dönemdeki İHA saldırılarındaki keskin artışın acil bir güvenlik mimarisi gerektirdiğini vurguladı.
Türkiye'nin Merkezi Rolü ve Montrö Dengesi
Branea, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin hiç şüphesiz merkezi bir aktör olduğunu belirtti. Kıyıdaş devletler arasında en büyük deniz gücü kapasitesine sahip olan Türkiye'nin, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde Karadeniz'e erişimi kontrol ettiğini kaydetti. Ankara'nın ayrıca Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubuna (MCM Black Sea) yönelik müzakerelere liderlik ettiğini hatırlattı.
Bölgesel Öncelikler ve Stratejik Farklılıklar
Ülkelerin önceliklerinin farklılık gösterdiğine işaret eden uzman, Türkiye'nin kıyıdaş ülkelerin öncü rolüne ve Rusya ile gerilimin yönetilmesine odaklandığını aktardı. Romanya'nın NATO'nun bölgedeki varlığının artırılmasını savunduğunu belirten Branea, Bulgaristan'ın ise daha temkinli bir siyasi tutum izlediğini ifade etti.
NATO ve Avrupa Birliğinin Desteği
NATO'nun Karadeniz'i kendine özgü operasyonel dinamikleri olan ayrı bir stratejik alan olarak ele almadığını dile getiren Branea, yeni bir NATO kurumu yerine mevcut düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kıyıdaş müttefiklerle düzenli istişare mekanizmaları kurulması gerektiğini belirten Branea, deniz gözetleme sistemlerinin entegre edilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Enerji Altyapısının Korunması ve Genişletilmiş Güvenlik
Türkiye'nin Sakarya Gaz Sahası'nı geliştirmesi ile Romanya'nın Neptun Deep projesini 2027'de üretime almasının enerji güvenliği açısından kritik olduğunu dile getiren Branea, Romanya ve Bulgaristan'ın önerdiği AB destekli Deniz Güvenliği Merkezinin Türkiye, Ukrayna ve Moldova'yı da kapsayacak şekilde genişletilebileceğini belirtti.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı kıdemli araştırmacısı Dimitar Bechev ise Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın NATO'dan ve ABD'den ilave destek talep etmesi gerektiğini vurguladı. Bechev, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye'nin kara sularından seyrüseferin sürdürülmesinin güvence altına alınması gerektiğini, bunun için de daha etkili bir İHA karşıtı savunma kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
