"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,7903 %0.07
55,6382 %-0.02
6.391,00 %-0.54
3.958.901 %-0.80
İşçi Haber Gündem Karadeniz Güvenliğinde Üç Muteffik Ülkenin Rolü

Karadeniz Güvenliğinde Üç Muteffik Ülkenin Rolü

Karadeniz'de artan İHA saldırılarının ardından Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasındaki güvenlik işbirliği kritik bir boyut kazandı. Uzmanlar, bölgedeki ticari gemi geçişleri ve enerji altyapısının korunması için ortak savunma kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguluyor.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Okunma Süresi: 2 dk

Son aylarda Bulgaristan ve Romanya kıyılarında ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarının artması, Karadeniz havzasında yeni güvenlik önlemlerinin alınmasını zorunlu kıldı. Bu kritik süreçte, bölgedeki geçiş yollarında kilit konumda bulunan Türkiye ile Romanya ve Bulgaristan arasındaki işbirliği hayati bir önem kazandı.

Avrupa Liderlik Ağı Politika ve Araştırma Koordinatörü Maria Branea, son dönemdeki İHA saldırılarındaki keskin artışın acil bir güvenlik mimarisi gerektirdiğini vurguladı.

Türkiye'nin Merkezi Rolü ve Montrö Dengesi

Branea, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin hiç şüphesiz merkezi bir aktör olduğunu belirtti. Kıyıdaş devletler arasında en büyük deniz gücü kapasitesine sahip olan Türkiye'nin, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde Karadeniz'e erişimi kontrol ettiğini kaydetti. Ankara'nın ayrıca Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubuna (MCM Black Sea) yönelik müzakerelere liderlik ettiğini hatırlattı.

Bölgesel Öncelikler ve Stratejik Farklılıklar

Ülkelerin önceliklerinin farklılık gösterdiğine işaret eden uzman, Türkiye'nin kıyıdaş ülkelerin öncü rolüne ve Rusya ile gerilimin yönetilmesine odaklandığını aktardı. Romanya'nın NATO'nun bölgedeki varlığının artırılmasını savunduğunu belirten Branea, Bulgaristan'ın ise daha temkinli bir siyasi tutum izlediğini ifade etti.

NATO ve Avrupa Birliğinin Desteği

NATO'nun Karadeniz'i kendine özgü operasyonel dinamikleri olan ayrı bir stratejik alan olarak ele almadığını dile getiren Branea, yeni bir NATO kurumu yerine mevcut düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kıyıdaş müttefiklerle düzenli istişare mekanizmaları kurulması gerektiğini belirten Branea, deniz gözetleme sistemlerinin entegre edilmesinin şart olduğunu kaydetti.

Enerji Altyapısının Korunması ve Genişletilmiş Güvenlik

Türkiye'nin Sakarya Gaz Sahası'nı geliştirmesi ile Romanya'nın Neptun Deep projesini 2027'de üretime almasının enerji güvenliği açısından kritik olduğunu dile getiren Branea, Romanya ve Bulgaristan'ın önerdiği AB destekli Deniz Güvenliği Merkezinin Türkiye, Ukrayna ve Moldova'yı da kapsayacak şekilde genişletilebileceğini belirtti.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı kıdemli araştırmacısı Dimitar Bechev ise Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın NATO'dan ve ABD'den ilave destek talep etmesi gerektiğini vurguladı. Bechev, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye'nin kara sularından seyrüseferin sürdürülmesinin güvence altına alınması gerektiğini, bunun için de daha etkili bir İHA karşıtı savunma kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)