Dev pandalar, diplomasi ve doğa koruma çalışmalarının sembolü olarak kabul edilmekte ve çoğu zaman zararsız hayvanlar olarak algılanmaktadır. Ancak, bu algının ne kadar yanıltıcı olabileceği, onların çene gücü ve geçmişte yaşanan bazı yaralanma vakaları ile ortaya konulmaktadır.
Pandaların Fiziksel Özellikleri Nasıldır?
Gezegenimizdeki sekiz ayı türü arasında, dev pandalar en az korkutucu olarak kabul edilmektedir. Zamanla, bu siyah beyaz canlılar, ayı ailesinin en sevimli üyeleri olarak görülmeye başlanmıştır. Ancak, tatlı görünümleri, onlara sarılmanın iyi bir fikir olduğu anlamına gelmez. Bu kucaklaşma girişimi, beklenmedik sonuçlar doğurabilir.
Dev pandalar, görünüşlerinin aksine oldukça büyük ve güçlü hayvanlardır. Dört ayak üzerinde durduklarında omuz hizaları 90 santimetreye kadar ulaşmakta ve ağırlıkları 113 kilogramı bulabilmektedir. Kutup ayıları veya boz ayılarla kıyaslandığında daha hafif olsalar da, bu ağırlık, bir insanı ciddi şekilde yaralamak için yeterli olabilmektedir.
Pandaların Çiğneme Gücü Neden Tehlikeli?
Asıl tehlike, pandaların çiğneme kapasitelerinde gizlidir. Pandaların köpek dişlerindeki ısırma kuvveti yaklaşık 1300 Newton civarında ölçülmektedir. Bu rakam, onları ayı türleri arasında sadece kutup ve boz ayılarının hemen arkasına yerleştirmektedir. Sert bambu gövdelerini parçalamak için evrimleşmiş yassı dişler ve güçlü çeneler, insan dokusuna ciddi zararlar verebilmektedir.
Hayvanat bahçeleri çitlerinin ardındaki gerçekler, kayıtlara geçmiş bir “insan öldüren panda” vakası olmasa da, pandaların saldırıları sandığımız kadar imkansız değildir. Pekin Hayvanat Bahçesi'nde 2006 ile 2009 yılları arasında yaşanan üç farklı vaka, bu nazik devlerin tehdit hissettiğinde neler yapabileceğini göstermektedir.
Panda Saldırıları Hakkında Bilinmesi Gerekenler Neler?
Örneğin, aşırı alkollü bir ziyaretçi, pandayı sevmek için çitlerden atlayarak kafese girmiştir ve bu durum büyük bir faciayla sonuçlanmıştır. Gu Gu isimli panda, adamın sağ baldırını feci şekilde ısırmış ve talihsiz adam hastaneye kaldırılarak acil bir ameliyata alınmıştır. Benzer bir olayda, oğlunun oyuncağını almak için kafese giren bir başka adam da Gu Gu’nun hedefi olmuştur.
Bu olayda, pandanın dişlerini kilitlediği baldırı kurtarmak için çenelerini zorla açmak gerekmiştir. Yaralanan adam, enfeksiyon riskine karşı defalarca doku temizleme operasyonu geçirmiştir. Üçüncü vakada ise kafese düşen bir kişi, ayak ve dirseğinden yaralanarak deri nakli olmak zorunda kalmıştır. Araştırmacılar, bu üç vakanın ortak bir ders verdiğini belirtmektedir: Normalde çok nazik olan pandalar, korkutulduklarında veya sinirlendiklerinde ayı ailesine mensup olduklarını sert bir şekilde hatırlatmaktadırlar.
Vahşi doğada pandaların insanlara saldırması, insanlardan uzak durmayı tercih ettikleri için neredeyse hiç yaşanmamaktadır. Ancak, kendi aralarında bölge ve eş kavgası yaparken ne kadar hırçınlaşabildikleri bilinmektedir. Kısacası, bir pandanın yumuşacık tüylerine dokunma arzusu ne kadar güçlü olursa olsun, o sevimli yüzün ardında doğanın en güçlü çenelerinden birinin saklandığını unutmamak gerekmektedir.
