İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Rüşvet”, “silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye yardım” ve “Siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında 10 Ağustos’ta gözaltına alınan avukat Rezan Epözdemir’in savcılık ifadesine ulaşıldı. İfadede yer alan detaylar soruşturmanın seyrine dair önemli bilgiler sundu.
Cengiz Çallı ile Tanışıklık ve İlişki Detayları
Epözdemir, savcılıktaki ifadesinde Cengiz Çallı ile tanışıklığının 2007 yılına dayandığını belirtti. O dönemde Çallı’nın Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda savcı olarak görev yaptığını, kendisinin ise İstanbul Barosu'nun aynı bölgede temsilcisi olduğunu ifade etti. Aralarındaki tanışıklığın bu dönemde başladığını aktaran Epözdemir, 2020 yılından itibaren Çallı’nın vekaletini aldığını ve bu vekalet belgelerini dosyaya sunduğunu belirtti.
Çallı ile özel yaşamda, tatil ya da mesai dışı yemek gibi bir buluşmalarının olmadığını vurgulayan Epözdemir, Çallı’nın yürüttüğü herhangi bir soruşturmada avukat olarak görev almadığını, özellikle 2021 yılı Nisan ayından itibaren yoğun iş temposu nedeniyle kendisini ziyaret etmediğini dile getirdi.
Atalay Demirbaş Hakkındaki Açıklamalar
Atalay Demirbaş ile ortak bir arkadaş aracılığıyla tanıştığını belirten Epözdemir, 2018 yılında Demirbaş’ın kendisine vekalet verdiğini, ancak ilerleyen süreçte Demirbaş’ın dolandırıcılık geçmişini öğrendikten sonra avukatlığından istifa ettiğini söyledi. Ayrıca, son 5 yıldır yabancı numaralar üzerinden kendisinden para talep eden Demirbaş’ın, talepleri reddedildiğinde tehdit ve iftiraya başvurduğunu iddia etti. Bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Faili Meçhul Suçlar Soruşturma Bürosu’na şikayette bulunduğunu belirtti.
Diğer İsimlerle İlişki İddiaları
Zekeriya Yurtçak, Ahmet Mesut Yurtçak ve Nurbari Erşahin isimlerini tanımadığını söyleyen Epözdemir, bu kişilerle herhangi bir iletişimi ya da tanışıklığı olmadığını ifade etti. Kürşat Yılmaz’ı ise yalnızca Cengiz Çallı’nın katibi olarak tanıdığını ve bu kişiyle birebir temasının olmadığını belirtti. Yılmaz’ın dijital materyallerinde kendi adına kayıtlı WhatsApp mesajlarının bulunmasına ilişkin ise bir hatırlaması olmadığını, söz konusu mesajlarda geçen "Rezan" isminin kendisini ifade edip etmediğinden emin olmadığını, eğer öyleyse borç tahsilatına yönelik bir yazışma olabileceğini aktardı.
Rüşvet İddiaları ve Makaron Dosyası
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/2561 sayılı soruşturma dosyasındaki rüşvet iddialarına yanıt veren Epözdemir, Atalay Demirbaş’ın 150 bin dolar karşılığında tahliye sözü verildiği yönündeki iddiasını reddetti. Tahliyelerin 15 Haziran 2021'de gerçekleştiğini, ancak WhatsApp mesajlarının 7 Temmuz 2021 tarihli olduğunu hatırlatarak bu tarihler arasında çelişki bulunduğunu dile getirdi. Cengiz Çallı’ya geçmişte borç para verdiğini, ancak bunun rüşvetle ilişkilendirilmesinin mantıksız olduğunu savundu.
Ofiste Ele Geçirilen Bonolar ve Hukuki Süreç
Savcılık tarafından ofisinde ele geçirilen bonoların, alacaklarını belgelemek amacıyla tutulduğunu belirten Epözdemir, bu belgelerin rüşvetle ilgisinin olmadığını söyledi. Ayrıca soruşturmanın, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 86. maddesi kapsamında HSK müfettişleri tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Delillerin hukuka aykırı elde edildiğini savunarak, bu konuda yasal başvurular yapacağını ifade etti.
Kişisel Veri Sorgusu ve Araç Tahsisi İddiaları
Epözdemir, Cengiz Çallı adına UYAP üzerinden kişisel veri sorgusu yaptığı yönündeki iddiaları da kabul etmedi. Tatil veya yemek harcamalarına ilişkin dijital belgelerle ilgili ise herhangi bir kayda ulaşmadığını belirtti. Cengiz Çallı’ya tahsis edilen araçla ilgili olarak da, ya eşi için ya da mevcut aracında yaşanan bir sorun nedeniyle ivazlı olarak temin etmiş olabileceğini söyledi. Aracın çoğunlukla Çallı tarafından kullanıldığını da ekledi.
İddiaları Reddetti, Karşı Beyanlarda Bulundu
Rezan Epözdemir, Atalay Demirbaş ve ihbarda bulunan Zihni Çakır’ın iddialarını çelişkili ve asılsız olarak nitelendirdi. Zihni Çakır ile aralarında üç tazminat ve bir ceza davası bulunduğunu belirten Epözdemir, bu nedenle aralarında hukuki husumet olduğunu ifade etti. Çakır’ın FETÖ ile bağlantılı davalarda tanıklık yaptığına ve bu süreçte pek çok kişinin mağduriyetine neden olduğuna dikkat çekti.
