reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6477 %0.01
51,9466 %-0.02
7.062,42 % 0,08
2.995.806 %-2.277
İşçi Haber Gündem TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçesi görüşüldü!

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçesi görüşüldü!

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesine dair görüşmeler yapıldı. Görüşme kapsamında eğitim harcamaları, okullaşma oranları, öğretmen atamaları ve deprem bölgesindeki okulların durumu değerlendirildi.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 6 dk

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Milli Eğitim Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerinde gruplar adına görüşmeler tamamlandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya oranının önceki yıllara göre giderek azaldığını öne sürdü.

Özçağdaş, atanamayan öğretmen sayısının 1 milyona yükseldiğine vurgu yaptı

Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) bütçesinin merkezi bütçe içerisinde payının yüzde 3,44 olduğunu belirten Özçağdaş, "AK Parti üniversite sayısını arttırmakla çok övünüyor. YÖK Başkanımız da övünüyor. Üniversite sayısı 93'ten 208'e çıkmış ancak bütçeden aldığı pay sürekli azalmışsa üniversite sayısını arttırmak ne işe yaramış? Bir bütçe verilememişse sayısal olarak üniversitelerin sayısı neye yaramış? Türkiye'de bugün itibarıyla eğitimin hoş olmayan verileri var, çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

Özçağdaş, atanamayan öğretmen sayısının 1 milyona yükseldiğini, ayrıca öğretmenlerin itibar, özlük, basamak, norm kadro ve mülakat sorunlarıyla mücadele ettiğini dile getirdi.

Ortaöğretimdeki okullaşma oranının düştüğünü iddia eden Özçağdaş, "611 bin 612 çocuğumuzun hiçbir okulla bağlı yok. Ben Sayın Bakan ve kadrosuna soruyorum, siz bunu dert etmiyorsanız, neyi dert ediyorsunuz? Türkiye'nin eğitim alanında ciddi atılımlara ihtiyacı var" diye konuştu.

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Doğan, iktidarın "bütçede aslan payının eğitime ayrıldığını" belirtmesine rağmen her dört çocuktan birinin okula aç gittiğini iddia etti. MEB bütçesinin 2 trilyon 896 milyar lira olduğunu ifade eden Doğan, "Ama MEB bütçesinin yüzde 83'ünün zorunlu ödemelere gideceğini hesap ettiğimiz zaman eğitimin en temel ve zorunlu ihtiyaçlarına bile bu bütçeden pay ayrılmayacak. Okulların bir halk sağlığı sorununa dönüştüğü, temizlikten, hijyenden yoksun olduğu koşullarda temel yaşamsal ihtiyaçlar için 'Eğitime bütçe yok' dediniz" ifadelerini kullandı.

tüik verilerine göre eğitim harcamaları son bir yılda yüzde 75 arttı

İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, MEB bütçesini eleştirerek, "Bu bütçe bir milletin geleceği dair umudunun hesabı olmalıdır ama ne yazık ki önümüzde duran tablo hiç umut verici değil. Bu bütçede öğrenci yok, öğretmen yok, okul yok, gelecek yok" dedi.

TÜİK verilerine göre, eğitim harcamalarının son bir yılda yüzde 75 arttığını söyleyen Sunat, bir öğrencinin okula başlama maliyetinin 50-55 bin lirayı bulduğunu ileri sürdü. Sunat, "Okula gitmek artık bir hak değil, bir lüks haline geldi" dedi. Okullarda 30 bin rehber öğretmen ihtiyacı bulunduğunu dile getiren Sunat, öğretmenlere, 24 Kasım'da bir maaş ikramiye verilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, okulların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesinin çok önemli olduğunu ancak bunun için bütçeden ayrılan payın yeterli olmadığını ifade etti.

Devletin, çocuklarını güvende tutmayı önceleyen bir anlayışı benimsemesi gerektiğini belirten Karaman, "6 Şubat depreminden 3 milyon 700 bin öğrenci doğrudan etkilendi, 12 bin 900 derslik kullanılamaz hale geldi. Fakat MEB'in 2026 bütçesinde deprem bölgesi için ayrı alt program yok. Kaynaklar dağınık, gizlenebilir değil. İllerin kaçı için güçlendirme tamamlandı? Kaç okul afete dirençli hale getirildi? Kaç okul hala konteynerde? Bu soruların cevabı yok" değerlendirmesinde bulundu.

Öğretmen maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını dile getiren Karaman, "Öğretmenin yoksulluk sınırının altında yaşadığı bir ülkede öğretmenlerimiz öğrencilere ancak sabretmeyi öğretebilirler" dedi.

'Özel okulların mutlaka dünya standartlarına çekilmesi lazım'

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, az nüfuslu köylerdeki kapatılan köy okullarının yavaş yavaş yeniden açılmaya başladığını belirterek, MHP'nin bu iradeye destek verdiğini söyledi. Bazı okulların bahçesinin yeterli olmadığını dile getiren Topsakal, "11 yaşına kadar oyun oynamayan çocuğun zekası gelişmez. Bu da çevreyle ilgilidir. Oturduğu mekan ve karşılaştığı insanlarla. Demek ki mekanlarımızı yaparken yeni fiziksel mekanlarımızda buna oldukça önem vermeliyiz" dedi.

Topsakal, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ile Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) verilerine göre Türkiye'nin özellikle son 3 yılda güzel başarılar elde ettiğini söyleyerek, "Bu gelişmenin daha da artmasını istiyoruz. Bu alanda ilerliyorsanız, doğru yolda olduğunuzu gösterir" diye konuştu.

Eğitim politikalarında Batı müziğinin temel alındığını dile getiren Topsakal, "Türk milletinin sanatı, müziği, estetik değeri, zarafeti olmazsa o çocukların mutluluğu olmaz, özgüven gelişmez. Saz çalan bir çocuğun özgüveni ile gitar çalan çocuğun özgüveni aynı değil. Saz çalanın özgüveni yüksektir" görüşünü dile getirdi.

Özel okullara ilişkin değerlendirmede bulunan Topsakal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğitim ticari alan değildir. Özel okulların mutlaka dünya standartlarına çekilmesi lazım. Türkiye'de yüzde 19 okullaşma oranı, yüzde 8,5-9 öğrenci oranı var. Bu oran hiçbir devlette yoktur. Hiçbir devlet bu orana yakınlaşamaz ama önemli olan bu değil, oradaki zihniyet. Özel okula giden çocuk eğitimi ticari görüyor ve öğretmeni de ticari meta görüyor. Bunun hesabını kimse veremez. Bu okullar da tıpkı yükseköğrenimde olduğu gibi mutlaka vakıflaşmalı ve o ticari kaygı ortadan kaldırılmalı ve özel okulların da bir geleneği olmalı."

Açıkkapı, MEB bütçesinin her yıl arttığına ve güçlendiğine dikkat çekti

AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, MEB bütçesinin her yıl arttığını ve güçlendiğini vurgulayarak, bu artışın okul, derslik, öğretmen sayısındaki artıştan görülebileceğini söyledi.

Okullaşma oranının düştüğüne ilişkin muhalefet partisi milletvekillerinin iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Açıkkapı, "Türkiye'de 5 yaş okul öncesi net okullaşma 2002 yılında yüzde 11,7 oranındayken bugün yüzde 82,53'tür. İlköğretim okullaşma oranımız yüzde 95,69'a, ortaöğretim okullaşma oranı yüzde 82,85'e ulaşmıştır. Burada düşüşten bahsetmek mümkün mü? Türkiye okullaşmada tarihi bir başarı yakalamıştır. Kabul edersiniz veya etmezsiniz ama rakamlar ortadadır" ifadelerini kullandı.

Açıkkapı, derslik, pansiyon, köy yaşam merkezi, kurs ve eğitim faaliyeti sayılarının yeni yatırımlarla arttırıldığını söyledi. Zorunlu eğitimin 12 yıl olduğunu kaydeden Açıkkapı, "AK Parti'nin getirdiği sistem şunları sağladı, ortaokulların güçlenmesi, mesleki eğitimin yeniden ayağa kalkması, dezavantajlı grupların sisteme girmesi, zorunlu eğitimin kademeli izlenmesi. Bugün tartışılan konu 4+4+4'ün kaldırılması değil, yeni müfredatın kademeli uyarlanmasıdır" dedi.

Açıkkapı, Öğretmenlik Mesleği Kanunu sayesinde uzman öğretmenlik, başöğretmenlik, kariyer basamakları, mesleki gelişim güvenceleri, ek ders ve özlük haklarında artışların hayata geçirildiğini söyledi.

Kaynak: AA