Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, boşanma sürecinde eşinin ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamaması üzerine market ve tuhafiye esnafına borçlanan kadının bu davranışının kusur olarak değerlendirilemeyeceğine karar verdi. Bu karar, boşanma davalarında tarafların sorumluluklarını belirlemede önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.
Boşanma Davası Süreci Nasıl İlerledi?
Karabük 1’inci Aile Mahkemesi’nde görülen davada, eşler birbirlerine karşı boşanma talebinde bulundu. Dava sürecinde, kadının Alanya’da ikamet eden ortak çocuklarının yanına gittikten sonra eve dönmemesi ve market ile tuhafiye dükkânlarına borçlanması, evlilik birliğinin sona ermesine yol açan olaylar arasında gösterildi. Mahkeme, erkeğin ağır, kadının ise daha az kusurlu olduğuna hükmetti.
Tarafların ikisi de karara itiraz ederek istinaf yoluna başvurdu. Bu noktada, dava sürecinin nasıl geliştiği ve tarafların itirazları, boşanma davasının seyrini etkileyen unsurlar arasında yer aldı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin Değerlendirmesi Nasıldı?
Dosyayı değerlendiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28’inci Hukuk Dairesi, erkeğin başvurusunu yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle kabul etmedi. Kadının itirazını ise kısmen haklı bularak lehine belirlenen nafaka ve tazminat tutarlarının yükseltilmesine karar verdi. Bu durum, mahkeme süreçlerinin taraflar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yargıtay, istinaf hükmünü yerinde buldu ve her iki tarafın da kararı temyize götürmesiyle dosya Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi’nin incelemesine sunuldu. Yüksek Mahkeme, dosyadaki delillerin erkeğin evin giderlerini ve ihtiyaçlarını karşılamadığını ortaya koyduğunu tespit etti.
Yargıtay'ın Son Kararı ve Değerlendirmesi
Bu koşullarda, kadının market ve tuhafiye esnafına borçlanmasının kusurlu davranış olarak kabul edilemeyeceği bildirildi. Kararda ayrıca erkeğin terk nedeniyle boşanma davası açmadığına dikkat çekildi. Fiilen ayrı yaşamanın tek başına boşanma gerekçesi oluşturmayacağını belirten Yargıtay, kadının ortak çocuklarının yanına yerleşerek eve dönmemesinin de kusur kapsamında değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, evliliğin sona ermesinde erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmeyi benimsedi. Kadın lehine belirlenen nafaka ve tazminat miktarlarının artırılmasını öngören istinaf kararını ise oy birliğiyle onadı. Bu karar, boşanma davalarında tarafların sorumluluklarının nasıl belirlendiğine dair önemli bir örnek teşkil etmektedir.
