MİSYONU DEVAM ETTİRECEK VİZYON…
Misyon, kurum veya kişinin yaptığı, varlık amacını ile neye ve kime hizmet ettiğini ifade eder, vizyon ise gelecekte nereye ulaşmak ve olmak istediğini ifade eder.
Bazen tarih, bazen geçmiş nesiller, bazen tabiat koşulları, bazen de içinde yaşanılan coğrafya bireylere ve toplumlara bir amaç yükler.
Son 1000 yıllık dönemde içinde bulunduğumuz coğrafya bizlere bir misyon yükledi. Atalarımız tarafından bu misyon layıkıyla yerine getirildi. Bu süreçler her zaman belli bir çizgide değil inişli çıkışlı oldu. 1071 de Malazgirt Zaferiyle başlayan süreç Selçuklu devletinin yıkılmasıyla kesintiye uğradı. Beylikler arası mücadelede Osman oğullarının ipi göğüslemesiyle fetihler dönemi başladı. 28 Temmuz 1402 tarihinde Yıldırım Bayezid ile Emir Timur’un orduları arasında yaşanan savaşı Osmanlı devletinin kaybetmesiyle bir durgunluk dönemi yaşandı. Fatih Sultan Mehmet’in tahta geçmesiyle Osmanlı hızlı bir çıkış yakalayıp İstanbul’un fethiyle bir çağın kapanması ve yeni bir çağın açılmasını sağladı. Yükseliş dönemi Yavuz Sultan Selimin tahta geçmesiyle en hızdı dönemini yaşadı. 1. Dünya savaşının kaybedenleri arasında Osmanlı devleti de yer aldı. 1. Dünya savaşının kaybedilmesiyle Osmanlı devletinin hakim olduğu coğrafyada pek çok devlet kuruldu. Bizler varlığımızı 100 yıldır Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında devam ettiriyoruz. Bu yapılının 1000 yıldır inişli çıkışlı dönemlere rağmen yapının ve ruhun bozulmadan devam etmesinin sebebi neydi?
Osman beyin arkasında aynı zamanda kayınpederi olan Şeyh Edebali, Fatih Sultan Mehmeti’in arkasında hocası Akşemsettin, Yavuz Sultan Selim’in en bilinen ve kıymet verdiği hocası, aynı zamanda Hâce-i Sultânî (padişah hocası) unvanına sahip olan Halîmî Çelebi (Abdülhalim Efendi) bulunmaktaydı. Lider olan, hayatını ortaya koyarak başarılı işlere imza atan bu liderlerin arkasında ilim ve irfan ehli vardı. Onlar bu ilim ve irfan ehli tarafından verilen ruhun yansıması dünyaya hakim olmalarını sağladı.
En önemli soru şu. Peki bu gün bizim ve lider olarak gördüklerimizin arkasında kim veya kimler var, bizleri geleceğe taşıyacak manevi birikime sahip miyiz?
Kalın sağlıcakla…
