Havacılığın Gücü, Hak Davanın Yanında Olmalıdır
HAK-İŞ, 22 Ekim 1976 tarihinde işçinin alın terini, emeğin onurunu, adaleti ve milli-manevi değerleri esas alan bir sendikal anlayışla kuruldu. Kuruluş felsefesinin temelinde; hak, hukuk, ahlak ve emek vardı. Yıllar boyunca binlerce işçinin umudu olan bu yapı, yalnızca bir konfederasyon değil, aynı zamanda bir dava hareketi olarak görüldü.
Bugün ise Özçelik-İş Sendikası üyeleri önemli bir kararın eşiğindedir.
Bu karar sadece bir genel başkan seçimi değildir. Bu karar; sendikamızın HAK-İŞ'in kuruluş ruhuna ne kadar bağlı kalacağına, üyenin iradesinin ne ölçüde yönetime yansıyacağına ve gelecekte nasıl bir sendikal anlayışın hâkim olacağına dair bir tercihtir.
Özçelik-İş'in en güçlü olduğu alanlardan biri havacılık sektörüdür. Binlerce havacılık çalışanı sendikanın en önemli temsil gücünü oluşturmaktadır. Bu nedenle havacılık camiasının ortaya koyacağı irade, sadece kendi çalışma hayatını değil, sendikanın geleceğini de doğrudan etkileyecektir.
Havacılık sektörü; disiplin, liyakat, şeffaflık, hesap verebilirlik ve ekip çalışmasının en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Uçuş emniyeti nasıl taviz kabul etmiyorsa, sendikal yönetim anlayışının da aynı ilkeler üzerine kurulması beklenmelidir.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan çeşitli tartışmalar, paylaşımlar ve eleştiriler, üyeler arasında sendikanın kurumsal duruşu ve temsil anlayışı hakkında soru işaretleri oluşturmuştur. Bu tartışmalar karşısında en doğru yaklaşım; şeffaflığın güçlendirilmesi, üyelerin bilgilendirilmesi ve sendikal demokrasinin işletilmesidir.
Bugün mesele kişilerden çok ilkeler meselesidir.
Okan Ödemiş ve arkadaşlarının dile getirdiği değişim çağrısı; daha güçlü üye temsili, daha şeffaf bir yönetim anlayışı, hesap verebilirlik ve sendikal demokrasinin güçlendirilmesi yönündeki talepler üzerinden değerlendirilmektedir. Bu çağrının karşılığını verecek olan da sendikanın gerçek sahibi olan üyelerdir.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yıllarca savunduğu emek anlayışı; işçinin alın terini koruyan, adaleti önceleyen ve ahlaki değerleri esas alan bir sendikal mücadeleyi ifade ediyordu. HAK-İŞ'in kuruluş felsefesi de bu anlayıştan beslenmiştir. Bugün üyelerimizin beklentisi de bu ruhun yeniden güçlenmesidir.
Havacılık çalışanlarının sesi güçlü çıktığında yalnızca bir seçim sonucu değişmeyecek; sendikal kültür, temsil anlayışı ve üyenin yönetime olan güveni de yeniden inşa edilecektir.
Artık söz, alın teriyle çalışan üyelerindir.
Artık söz, havacılığındır.
Çünkü güçlü bir Özçelik-İş; üyesine hesap veren, şeffaf yönetilen ve HAK-İŞ'in kuruluş ilkelerine bağlı kalan bir sendikal anlayışla mümkün olacaktır.
Takdir de, karar da sendikanın gerçek sahibi olan üyelerindir.
