KAŞİF KOZİNOĞLU
1 Ağustos 1955 tarihinde Trabzon'da dünyaya gelen Kaşif Kozinoğlu, 1976 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu, 1980 yılında Özel Harp Dairesi'nde göreve başladı. 1986 yılında, ilerleyen süreçte terörle mücadelede etkin rol oynayacak Özel Harekât timleri eğitiminin başına getirildi. 1987 yılında MİT'in kurduğu yurt dışı görev birimlerinin kuruluşunda görev aldı. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yer alan Özel Kuvvetlerin altında hizmet veren Muharebe Arama Kurtarma Birliği'nin kuruculuğunu yaptı ve 1994 yılına kadar bu görevine devam etti. 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın Tim Komutanlığı'nda İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı'nda görev yaptı. 1995 yılında Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı'ndan kendi isteğiyle emekli olup Millî İstihbarat Teşkilatı'nda göreve başladı.
Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan'da da görev yapan Kozinoğlu, Eylül 2010'da Müsteşar Hakan Fidan'ın talimatıyla "Başmüşavir" sıfatıyla Asya Bölgesi'ne atandı. Bu tarihten itibaren de 5 defa yurt dışı görevine gönderildi. Kendisi 10 Mart 2011 günü Savcı Zekeriya Öz'e verdiği ifadede öz geçmişini şu sözlerle izah etmiştir:
“1976 yılında Harp Okulu’ndan mezun oldum. İlk kıtam Eğirdir Dağ Komando Okulu’na geldim. 1980 yılında Özel Harp Dairesi’nde göreve başladım. Önceden burada aday olarak başladım, kurslar bittikten sonra 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Tim Komutanlığı’nda İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı’nda görev yaptım. 1995 yılında Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı’ndan isteğimle emekli olup MİT’e girdim. Burada sürekli yurt dışı görevlerinde bulundum. Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan bölgesinde görev yaptım. Asya Bölgesi’nin tamamı sorumluluk alanımda olduğu için Orta Asya’dan Çin’e kadar gidip geldim. Son olarak da 2010 yılında Asya Bölge Komutanlığı’ndan geri döndüm. Eylül 2010’da yeni Müsteşarımız Hakan Fidan’ın talimatıyla Başmüşavir olarak Asya Bölgesi’ne atandım. Eylül ayından itibaren de 5 defa yurt dışı görevine gönderildim. En son 11 Ocak’ta yurt dışına gönderildim ve 9 Mart’ta bu görevden Türkiye’ye döndüm. İfade vermem gerektiği söylendi ve ifade vermeye geldim.”
Kozinoğlu'nun cezaevindeki koğuş arkadaşı Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un oğlu Oğuzhan Uğur’a 25 Mayıs 2011 günü bir mektup verdiği; bu mektupta Bosna-Hersek'te yaptığı gizli operasyonlarla ilgili şu açıklamalarda bulunduğu aktarılmıştır: “Bosnalılar, Sırp keskin nişancılar tarafından avlanıyorlar. Kim müsaade etti buna? O zamanın Cumhurbaşkanı rahmetli İzzetbegoviç, Türkiye’den yardım istiyor. Türkiye göndersin tabii uçaklarını, tanklarını Sırpların üzerine, öyle bir şey var mı? Begoviç çok akıllı bir adam; biliyor ki Türkiye uçak, tank göndermez. 'Biz de keskin nişancıya keskin nişancıyla karşılık verelim ama bölgede keskin nişancı yok, eğitmek kolay mı? Bizim de keskin nişancı timleri kurmamız lazım' diyor ve Türkiye’den bu konuda yardım istiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tabii ki buna kayıtsız kalmıyor. Kendini çeşitli görevlerde kanıtlamış kahraman bir Türk subayını görevlendiriyor. Türk subayı kim: Kemal Kahramanoğlu. Girip bakın Google’a, kesinlikle bulamayacaksınız. Çünkü onun gerçek adı Kaşif Kozinoğlu’ydu; MİT’in dış operasyonlar sorumlusu. Türkiye Cumhuriyeti onu uçakla Bosna yakınlarına paraşütle bırakıyor, o da inip Bosna köylülerini bulup eğitmeye başlıyor.”
Bir diğer olay ise Afganistan'da esir alınan bir CIA ajanının kurtarılmasıyla ilgilidir. ABD Başkanı Baba Bush, Süleyman Demirel’i arayarak yardım ister. Çok zor ve rehinelerin canlı olarak kurtarılması neredeyse imkânsız bir operasyondur. Süleyman Demirel bu görevi Kaşif Kozinoğlu’na verir. Kozinoğlu operasyonu başarıyla sonuçlandırıp Amerikalı rehineyi kurtarır. Gel zaman git zaman bu Amerikalı, CIA İkinci Başkanı olur. Kozinoğlu, Afganistan'da resmî görevde bulunduğu sırada Ergenekon kumpas davası kapsamında hakkında arama kararı çıkarıldığını televizyondan öğrenir. Bu sırada, geçmişte hayatını kurtardığı (Taliban'ın elinden yaralı olarak çekip aldığı) ve kendisine can borcu olan çok üst düzey bir CIA yetkilisi yanına gelerek gizli bir uyarıda bulunur. CIA ajanı, operasyonun gidişatından haberdar olduğunu belirterek Kozinoğlu'na aynen şu ifadeleri kullanır: "Türkiye'ye gitme, seni tutuklayacaklar. İstersen ABD'ye veya başka bir ülkeye gidebilirsin. Seni Dubai'ye de götürebiliriz." Kozinoğlu ise “Ülkeme gidip aklanacağım, benim hiçbir suçum yok” şeklinde cevap verir. Bu görüşmenin ardından Türkiye'ye dönen Kozinoğlu tutuklanarak cezaevine konulmuş, mahkemede FETÖ'nün Asya yapılanmasına dair bildiklerini anlatacağını beyan etmesinden kısa süre sonra, ilk duruşmasına 10 gün kala koğuşunda şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmiştir.
Eski MİT'çi ve tescilli casus Enver Altaylı, Fetullah Gülen'e yazdığı mektupta Kozinoğlu'nu "etkisiz hâle getirilmesi gereken büyük bir tehlike" olarak hedef göstermiştir.
Dünyanın pek çok yerinde adı sanı bilinmeksizin hayatı pahasına görev yapan böyle kahraman bir vatan evladı, ihanet suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi ve orada devletin kontrolü altında güvende bulunması gerekirken şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.
Sorulması gereken sorular:
Yurt dışında olduğu hâlde kendisini uyaracak kadar durumu bilen CIA çalışanının farkında olduğu bu tutuklama kararından, dönemin MİT Başkanı haberdar değil miydi?
CIA yetkililerinin dahi bildiği tutuklanacağına ilişkin bilgiye rağmen neden Türkiye’ye geri çağrıldı?
Devletin bekası için canını hiçe sayan kahramanlara devlet tarafından sahip çıkılamaması devlete olan güveni zedelemez mi?
Olayın faillerinin cezalandırılması bir yana, göz göre göre onu cezaevine ve ölüme gönderen devlet görevlileri hakkında bugüne kadar neden hiçbir işlem yapılmadı?
Başka olaylarda olduğu gibi bu olay da alt kademede yer alan 3-5 kişinin üzerine yıkılıp dosya kapatılacak mı?
Silahlı terör örgütü üyesi olmak ile siyasi ve askerî casusluk suçlarından yargılandığı davada 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan ve cezası Yargıtay tarafından onanan Enver Altaylı’nın bilgisine başvuruldu mu? Bu durum kamuoyuna açıklanacak mı?
Vatanı ve milleti için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, dünyanın dört bir yanındaki Türk ve Müslüman coğrafyada yaşayanların yardımına koşan, yaptığı hizmetlerin ödüllendirilmesi gerekirken vatana yaptığı hizmetleri canıyla ödeyen, haksız yere hain damgası yiyen Trabzon’un has evladı Kaşif Kozinoğlu’nu rahmet ve minnetle anıyoruz. Allah'ın rahmeti üzerinde olsun.
Kalın sağlıcakla…
