Fordizm, 1900’lü yılların başlarında otomobil üreticisi Henry Ford tarafından geliştirilen bir üretim modeli olarak ortaya çıktı. İlk kez Ford fabrikalarında uygulanan bu sistem, seri üretim anlayışını tüm dünyaya tanıttı.
Bu modelde işler küçük parçalara bölünüyor ve işçiler gün boyunca aynı görevi tekrarlıyor. Üretim, sürekli hareket eden bant hatları üzerinden ilerliyor. Bu yöntem, üretimde hız ve verimliliği artırırken işçilerin süreç üzerindeki kontrolünü ortadan kaldırıyor.
Fordizmin Temel Özellikleri
Fordist üretim sistemi, seri üretime dayalı bir iş planına dayanıyor. İşler küçük parçalara ayrılarak işçilere dağıtılıyor, her işçi aynı görevi tekrar tekrar yapıyor. İşçilerin karar mekanizmalarına katılımı bulunmuyor; yalnızca kendilerine verilen görevi yerine getiriyorlar.
Uzmanlara göre bu durum, işçilerin vasıfsızlaşmasına ve yaptıkları işe yabancılaşmasına neden oluyor. Sosyolog Blauner, üretim bantlarında çalışan işçilerin en yüksek düzeyde yabancılaşma yaşayan kesim olduğunu vurguluyor.
Üretimin standartlaştırılması
Otomasyon yoluyla kitlesel üretim yapılması
Sosyal refah devletinin düzenleyici rolü
Merkezi örgütlenme ve taylorist yönetim anlayışı
Kalifiye düzeyi düşük işçilerin büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması

Olumlu Yönleri
Seri üretim sayesinde üretim hızlandı.
Maliyetler düşerek ürünler daha geniş kitlelere ulaştı.
Montaj hattı ile standart, tek tip ve kaliteli ürünler üretildi.
Hızlı üretim ekonomik büyümeyi destekledi ve sanayileşmeyi hızlandırdı.
Olumsuz Yönleri
İşçilerin sürekli aynı işi yapması motivasyonu düşürdü.
1970’lerde Fordizm ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı.
İşçilerin üretim sürecinde karar alma yetkileri ortadan kalktı.
Tekrarlı görevler işçilerin vasıfsızlaşmasına yol açtı.
Fordizm Krizi
İkinci Dünya Savaşı sonrasında ekonomik büyümeyi destekleyen bir model haline gelen Fordizm, 1970’lerde ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Krizin nedenleri arasında işçilerin artan yabancılaşması, iç pazarın doyuma ulaşması, küresel ekonomik kriz, yoğunlaşan rekabet, teknolojik dönüşüm ve kitle tüketiminin daralması yer aldı.
Verimlilik artsa da düşen kâr oranları ve maliyet baskıları Fordizmin sürdürülebilirliğini zayıflattı ve yeni üretim modellerinin arayışını gündeme getirdi.

Kaynak: Milliyet - Markut - felsefe.gen.tr - sosyologer
