"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5414 %0.05
54,8406 %0.03
6.180,91 % 0,09
2.970.890 %-0.672
İşçi Haber Sağlık Hızlı kilo vermek isterken sağlığınızdan olmayın! Uzmandan zayıflama iğnesi uyarısı

Hızlı kilo vermek isterken sağlığınızdan olmayın! Uzmandan zayıflama iğnesi uyarısı

Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.

Okunma Süresi: 5 dk

Son zamanlarda hızlı kilo vermek amacıyla kullanılan zayıflama ilaçları, bazı yan etkileri de beraberinde getiriyor. Uzman Dr. Öğr. Üyesi İsmail Engin, bu ilaçların kimler tarafından kullanılabileceğini ve olası yan etkilerini açıklıyor. Zayıflama iğneleri bırakıldıktan sonra kilo almamak için yaşam tarzının değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Engin, "Bu ilaçlar tek başına çözüm değil" hatırlatmasında bulunuyor.

Zayıflama iğneleri kimler için uygundur?

Zayıflama iğnelerinin özellikle diyabet ve obezite hastalarında kullanıldığını belirten uzman, bu ilaçların vücutta tokluk hissi oluşturarak kilo vermeye yardımcı olduğunu ifade ediyor. Engin, "Bu ilaçlar, yemek sonrası bağırsakta üretilen hormonların benzerlerinin laboratuvar ortamında üretilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bunlar GLP-1 ve GIP dediğimiz, yemek yedikten sonra beyinde 'Ben artık doydum' hissini oluşturan hormonlardır" diyor. Ayrıca bu ilaçlar, bağırsakların hareketini ve mide boşalmasının hızını azaltarak tokluk hissinin uzun süre devam etmesini sağlıyor.

Bu ilaçlar hastaya vurulduktan sonra uzun süre tokluk hissi oluşturarak etki ediyor. Ancak bu ilaçların etkisi yağ yakmak değil; yani bu ilacı kullandık, yağımız yandı ve kilo verdik diye bir şey yok. Bu ilacı kullanıyoruz, tok hissediyoruz ve tok hissettiğimiz için fazla yemek yemiyoruz. Buna egzersiz de eklediğimizde kiloyu vermiş oluyoruz ve bu şekilde obezitenin önüne geçmiş oluyoruz" şeklinde konuşuyor.

Doktor kontrolü dışında kullanmak neden sakıncalı?

Estetik kaygılarla, doktor kontrolü dışında zayıflama ilaçları kullanmanın sakıncalarını anlatan Dr. Engin, "Obezite hastalarından özellikle vücut kitle indeksi 30'un üzerinde olanlar bu endikasyon doğuyor. Yine obeziteye bağlı olarak diyabet, prediyabet, polikistik over hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı veya osteoartrit gibi diz hastalıkları olan, ek hastalıkları bulunan hastalarda da vücut kitle endeksi 27'nin üzerinde ise bu ilaçları kullanabiliyoruz" diyor. Ancak vücut kitle indeksi uygun olsa bile kullanmamamız gereken hastalar olduğunu da ekliyor.

Medüller tiroit kanseri ailesinde veya kendinde olan hastalarda, MEN 2 dediğimiz ailevi sendromların olduğu hastalarda bu ilaçları kullanmıyoruz. Ayrıca safra kesesi taşı ve safra kesesi hastalıkları olan hastalarda da dikkatli kullanılması gerektiğini belirtiyor. Obezite hastaları bu ilacı kullansın ya da kullanmasın, hızlı kilo verdiğinde safra taşı oluşabiliyor. Bu nedenle bu hastalarda safra kesesi taşı var ve böyle bir hastalık öyküsü varsa öncelikle onun değerlendirilmesi önemlidir.

Zayıflama ilaçlarının yan etkileri nelerdir?

Zayıflama ilaçlarının mide ve bağırsak hareketlerini azalttığı için birçok yan etkisi olabileceğini hatırlatan Dr. İsmail Engin, "Hastalarda hazımsızlık, reflü hastalığı gibi durumlar oluşabiliyor. Yine bulantı, kusma, karın ağrısı, şişkinlik şikayetleri olabiliyor. Bu ilaçları kullanırken bazı önerilerde bulunuyoruz; hastaların değerlendirilmesi o yüzden önemli" diyor.

Yan etkileri en aza indirmek için hastalarda bu ilaçlara en düşük dozda başlandığını belirten Engin, "Hastalarda, bu ilaca en düşük dozlarda başlıyoruz ki bu yan etkileri hasta tolere edebilsin. Sonraki ayda, bir ayın sonunda bir üst doza geçiyoruz. Yine bulantı, kusma, karın ağrısı şikayetleri eğer az önce bahsettiğimiz pankreatit durumunu düşündürüyorsa daha erkenden tahlil ediyoruz ve pankreatit durumunu kontrol altına almaya çalışıyoruz" şeklinde ekliyor.

Sosyal medya üzerinden bu ilaçları sadece zayıflama ve estetik amaçlı kullanan kişilerin olduğunu belirten Engin, "Vücut kitle indeksi 27'nin altında olan hastanın kullanması uygun değil. İlacı kullanmış olur, etkisini görmez, tam tersine bir de yan etkisini almış olursun. Bu açıdan hastaları ve kullanacak kişileri uyarmak lazım" diyor.

Doğru beslenme ve egzersiz alışkanlıkları neden önemlidir?

Obezitenin kronik bir hastalık olduğunu hatırlatan Dr. İsmail Engin, zayıflama iğneleri kullanırken edinilen alışkanlıkların, ilacı bıraktıktan sonra da devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Engin, "Tansiyon ilacımızı bıraktığımızda nasıl tansiyonumuz yükseliyorsa obezite ilacını bıraktığımızda da tekrar kilo alabiliriz. Bunu önlemek için bu ilacı kullanırken, yani 6 aylık, 1 yıllık sürede, diyetle ve egzersizle kazandığımız alışkanlıkları hayatımıza entegre etmemiz lazım. Yoksa ömür boyu bunu kullanmak mümkün değil. Bu ilaç tek başına bir çözüm değil, sadece sizin o beslenme alışkanlığınızı edinmek için geçiş sürecinde size yardımcı olacak bir şey" diyor.

Bu ilacın kullanımı sonrasında idame tedavisi dediğimiz tedavi için de yakın zamanda oral tabletlerin çıkacağı bilgisini veriyor. Yani ilacı bıraktıktan sonra oral tabletlerle de, daha az yan etkiyle bu alışkanlığın devam ettirilmesi gündemde. Şu an için ülkemizde yok ama yakın zamanda geleceğini düşünüyoruz" şeklinde ekliyor.

Zayıflama ilaçlarının yan etkilerinin önlenebilir olduğunu ifade eden Dr. İsmail Engin, protein alımı ve egzersizin önemine dikkat çekerek, "Protein almazsak, egzersiz de eklemezsek, halk arasında da konuşulan, yüzde kas kaybıyla meydana gelen bir durum oluşabiliyor. Bunu önlemenin yolu protein alımı. Kilograma 1-1,5 gram günlük protein alımı kesinlikle önemli. Çünkü yağ dokusu kaybolurken kas dokusu da kaybolacak. Bunu istemiyoruz. Çünkü bu kalıcı bir şekilde olursa geri döndürmesi, kas dokusunu tekrar kazanmak zor" diyor.

Yine direnç egzersizlerinin çok önemli olduğunu belirten Engin, hastanın yemek öncesi ya da sonrası günde 40 dakika, haftada en az 4 gün bir direnç egzersizi yapmasının kas kaybını önlemek için önemli olduğunu ifade ediyor. Bu tür ilaçların sosyal medya üzerinden veya eczane dışından başka yerlerden satın alınmasının çok tehlikeli olduğunu belirten Engin, "İlacı direkt eczaneden değil başka yerlerden bile alabiliyorlar ki bu ilacın soğuk zinciri çok önemli. Soğuk zincire uymayan ilaç hem etkisiz olur hem fazla başka yan etkileri olabilir. O yüzden eczanelerden alınmalı ve bir hekim kontrolünde kullanılmalı" diyerek sözlerini tamamlıyor.