Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, halk arasında 'göz tansiyonu' olarak bilinen glokomun, özellikle açık açılı türünün yıllarca belirti vermeden ilerleyebildiğini vurgulayarak, risk grubundaki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırmasının önemine dikkat çekti.
Glokomun Belirtileri ve İlerleyişi Nasıldır?
Göz sağlığı açısından en sık karşılaşılan ancak fark edilmesi güç hastalıkların başında gelen glokom, erken dönemde tespit edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir. Hastalığın türüne göre belirtilerin farklılık gösterdiğini belirten Opr. Dr. Candan Karaca, açık açılı glokomun uzun yıllar sessiz ilerleyebildiğini, kapalı açılı glokomun ise daha belirgin ve ani şikâyetlerle ortaya çıkabildiğini ifade etti.
Opr. Dr. Karaca, 'Halk arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokom, çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen oldukça ciddi bir hastalıktır. Açık açılı glokom en sık karşılaşılan türdür. Yıllarca hiçbir belirti vermeden, tamamen sessiz bir şekilde ilerleyebilir' dedi.
Kapalı Açılı Glokomun Belirtileri Nelerdir?
Kapalı açılı glokomun ise aniden ortaya çıkabileceğini belirten Karaca, 'Şiddetli göz ve baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, gözde kızarıklık ve ışıkların etrafında haleler görme gibi belirgin şikâyetlerle seyredebilir' diye konuştu. Bu tür belirtiler, hastalığın acil bir durum olduğunu ve derhal tıbbi müdahale gerektirdiğini göstermektedir.
Bu bağlamda, glokom hastalığının belirtilerinin fark edilmesi ve zamanında müdahale edilmesi, görme kaybının önüne geçilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Kimler Glokom Riski Taşır ve Neden Kontrol Yaptırmalıdır?
Glokom açısından bazı kişilerin daha yüksek risk taşıdığını ifade eden Karaca, 'Ailesinde göz tansiyonu öyküsü bulunan, yüksek miyop veya hipermetrop olan ve uzun süreli steroid (kortizon) kullanan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa dahi düzenli göz muayenesi yaptırmaları büyük önem taşıyor' şeklinde konuştu. Bu gruptaki bireylerin, göz sağlığını korumak amacıyla rutin kontrollerini aksatmamaları gerektiği vurgulanmaktadır.
Karaca, görme kaybının önüne geçilebilmesi için erken tanının önemine dikkat çekerek, 'Görme yetinizi korumak ve muhtemel hasarların önüne geçebilmek adına, hiçbir şikâyetiniz olmasa dahi rutin göz kontrollerinizi aksatmamanız hayati önem taşır' ifadelerini kullandı.
