UEFA Avrupa Ligi’nde Viktoria Plzeň ile Fenerbahçe arasında oynanan maç, saha içindeki rekabetten çok tribünlerde açılan pankart nedeniyle gündeme oturdu. Plzeň taraftarlarının kale arkasında sergilediği kareografide Çekçe “Vojna s Turkem musí být” ifadesi yer aldı. Bu ifade Türkçeye “Türkle savaş olmalı” ya da “Türklerle savaşmak gerekir” şeklinde çevriliyor. Slogan, tarihi bir alıntı olsa da Türk spor kamuoyunda ırkçı, düşmanlaştırıcı ve ksenofobik bir söylem olarak değerlendirildi.
Tarihsel bir söz mü, nefret çağrısı mı?
Kullanılan ifade, aslında Çek edebiyatında ve Orta Avrupa tarih anlatılarında yer alan eski bir deyişe dayanıyor. 18. yüzyılda Osmanlı–Avusturya savaşları döneminden kalma bir halk sloganı olarak bilinen bu söz, daha sonra Çek yazar Jaroslav Hašek’in “Aslan Asker Švejk” adlı hiciv romanında alaycı bir biçimde geçiyor. Hašek, bu ifadeyi savaş çığırtkanlığını ve kör milliyetçiliği eleştirmek için kullanmıştı.
Ancak bu sözün modern bir futbol maçında, doğrudan bir Türk takımına karşı tribünde pankarta yazılması, tarihsel bağlamı tamamen değiştirdi. Türk taraftarlar ve bazı uluslararası yorumcular, bu kareografiyi “edebi bir gönderme değil, milliyetçi provokasyon” olarak nitelendirdi. Sosyal medya üzerinden birçok kullanıcı, “Bu ifade mizah değil, milli kimliğe yönelik doğrudan düşmanlıktır” diyerek tepki gösterdi.
UEFA kurallarına göre yaptırım konusu olabilir
UEFA Disiplin Talimatı’nın 14. maddesi, “ırk, milliyet, etnik köken, din veya dil farkı gözeterek bir topluluğu aşağılayan, tehdit eden ya da düşmanlaştıran ifadeleri” açık şekilde yasaklıyor. Bu tür eylemler ilk seferde kısmi tribün kapatma ve para cezası, tekrarında ise tam stadyum kapatma, puan silme veya turnuvadan men gibi yaptırımlarla sonuçlanabiliyor.
Viktoria Plzeň’in geçmişte de taraftar pankartı nedeniyle UEFA’dan ceza aldığı biliniyor. 2011 yılında hakaret içeren bir pankart nedeniyle kulüp para cezası almıştı. Bu nedenle bu olayda UEFA’nın resmi bir inceleme başlatması bekleniyor. Şu ana kadar ne Çek kulübü ne de UEFA resmi bir açıklama yayınladı.
Çek basını sessiz kaldı, tartışma Türk medyasında büyüdü
Çek basınında, özellikle yerel medya organlarında maçla ilgili kadro bilgileri, taktik analizler ve Fenerbahçe’nin gelişi yer aldı; ancak pankarta dair açık bir haber, özür ya da kulüp beyanı yayımlanmadı. Bazı taraftar forumlarında pankartın savunulduğu, bazılarında ise “gerek yoktu, UEFA cezası alabiliriz” şeklinde yorumların yapıldığı görüldü.
Türk medyasında ise olay geniş yer buldu. Haberlerde pankart, “ırkçı söylem”, “nefret içerikli mesaj”, “Orta Çağ zihniyeti” gibi ifadelerle aktarıldı. Fenerbahçe cephesi henüz resmi bir açıklama yapmazken, taraftar grupları sosyal medya üzerinden UEFA’yı göreve çağırdı.
Tarihsel bir sözün modern futboldaki gölgesi
Bu pankart, yalnızca bir tribün gösterisi değil; tarihi bir söylemin günümüzde nasıl nefret aracı haline gelebileceğinin tartışmasına dönüştü. Kimilerine göre bu sadece tarihi ve ironik bir alıntıydı, kimilerine göre ise milliyetçi kışkırtma ve düşmanlığı yeniden üretme çabası.
UEFA’nın bu konuda harekete geçip geçmeyeceği, Viktoria Plzeň yönetiminin sorumluluk alıp almayacağı ve Çek basınında tartışmanın büyüyüp büyümeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.
