İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Av. Prof. Dr. Cahit Sülük, küresel ölçekte tartışma yaratan yapay zeka ve telif hakları krizini kaleme aldı. Serbest piyasa ekonomisinin temel dinamiği olan rekabet, fikrî mülkiyet haklarıyla bilinçli olarak şekillendiriliyor. Doğal haklardan farklı olarak bu korumalar, yeniliği teşvik etmek ve kamusal yararı gözetmek amacıyla hukuk sistemine dahil ediliyor.
Son dönemde hızla hayatımıza giren yapay zekâ teknolojileri, insanoğlunun ortaya koyduğu tüm fikrî ürünleri ikame etme potansiyeli taşıyor. Müzik ve sinema sektörlerinde büyük bir yıkım riski doğuran bu süreç, telif mekanizmalarını da derinden sarsıyor.
Yapay Zekânın Yaratıcı Yıkım Süreci
Ünlü iktisatçı Joseph Schumpeter’in yaratıcı yıkım teorisi, yapay zeka çağında farklı bir boyut kazanıyor. Yapay zeka sistemleri, insanın fikrî yaratıcılığını ikame ederken, yine bu yaratıcılığı yakıt olarak kullanıyor. Yakıtın azalması ise insanlığın entelektüel çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına yol açabiliyor.
Deezer platformunun verilerine göre, tamamen yapay zeka ürünü müziklerin payı Ocak 2025’te yüzde 10 seviyesindeyken, Nisan 2026’da yüzde 44 oranına ulaştı. Bu durum, sektördeki dönüşümün ne kadar hızla gerçekleştiğini gözler önüne seriyor.
Gelişmiş Ülkelerin Tutum Değişikliği
Uluslararası anlaşmalar dijitalleşme sürecinde yeni kurallar getirirken, gelişmiş ülkelerin telif korumasına karşı direnç gösterdiği görülüyor. Ekonomik rollerin değişmesi, bu ülkelerin telif haklarına bakış acısını tamamen farklı bir noktaya taşıdı.
Geçmişte fikrî ürünleri gelişmiş ülkeler üretirken, günümüzde gelişmekte olan ülkeler içerik sağlıyor ve gelişmiş ülkeler bu verileri topluyor. Sanayileşme döneminde petrol savaşları çıkaran güçler, yeni sanayinin yakıtını ücretsiz temin etmenin yollarını arıyor.
Hukuki İstisnalar ve Küresel Mücadele
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki adil kullanım savunması ve Avrupa Birliği'ndeki metin madenciliği istisnaları, telif sistemini daraltma çabalarının başlıca araçları olarak dikkat çekiyor. Japon Telif Yasası'nın 30/4 maddesi de yapay zeka eğitimini izin ve bedel şartından kurtaran en somut örnekler arasında yer alıyor.
Gelişmekte olan ülkelerin tek başlarına dev teknoloji şirketleriyle pazarlık gücü oldukça sınırlıdır. Bu nedenle Türkiye gibi ülkelerin, WIPO ve Birleşmiş Milletler platformlarında ortak hareket etmesi hayati önem taşıyor.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
