ABD Başkanı Donald Trump tarafından yapılan son açıklamalar, Washington ve Tahran hattındaki gerilimin seyrine dair küresel çapta merak uyandırdı. Bölgesel gelişmelerin ardından tarafların uzlaşı sağlayıp sağlamayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Hürmüz Boğazı ve Tahran'ın Şartları
İran Ordusu, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda seyreden bir petrol tankerinin deniz mayınına çarpmasıyla alev aldığını duyurdu. Küresel enerji krizini tetikleyebilecek bu gelişmenin ardından Tahran yönetimi, ABD'nin deniz ablukasını kaldırmadan boğazın açılmayacağını net bir şekilde ifade etti.
İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, diplomatik süreçte topun Washington yönetiminde olduğunu belirterek Katar aracılığıyla yürütülen temaslara değindi. Öte yandan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, öne sürülen yedi şartın kabul edilmesi durumunda diplomasi kapısının açık kalacağını, aksi takdirde yeni silahlarla ağır karşılık verileceğini kaydetti.
Uluslararası Cephede Savaş Alarmı
Tahran'da katıldığı bir televizyon programında değerlendirmelerde bulunan eski Dışişleri Bakanı Menuçehr Muttaki, Avrupa ülkelerinin ABD'ye üs açmasını eleştirdi. Muttaki, İran'a yönelik olası bir saldırının yangını Avrupa'ya sıçratacağı uyarısında bulundu.
İsrail kanadında ise Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun siyasi bekası için ülkeyi yeni bir savaşa sürüklediğini öne sürdü. Golan, İran'la çatışma ihtimalinin giderek tırmandığına dikkat çekti.
Londra ile Tahran Arasında Terör Krizi
Tahran, İngiltere'nin İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör listesine almasına sert bir misillemeyle karşılık verdi. Kraliyet Donanması ve Kraliyet Hava Kuvvetleri terör örgütü, MI6 ise düşman grup ilan edilirken, kararın 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe gireceği açıklandı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM ise İran limanlarına uygulanan sıkı ablukanın Tahran'ın petrol ihracatını tamamen durdurduğunu savundu.
(Kaynak ve Görsel: GZT)
