Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde düzenlenen 3. Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nda gençlerle bir araya gelen tecrübeli teknik direktör Şenol Güneş, futbol kariyeri ve mesleki tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.
Çocukluk Yılları ve Zorlu Mücadele
Çocukluk yıllarından itibaren çok çalıştığını ve 15 yaşında ailesinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını aktaran Güneş, futbola başladıktan sonra ilk defa Trabzon'un dışına çıktığını anlattı.
2002 Dünya Kupası Başarısının Önemi
Şenol Güneş, A Milli Futbol Takımı teknik direktörlüğü yaptığı dönemde 2002 FIFA Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülüğün yalnızca sportif başarı olmadığını vurgulayarak, Türkiye'nin uluslararası alandaki tanıtımı ve itibarı açısından da büyük önem taşıdığını kaydetti.
Sevilen Bir Ekip Oluşturuldu
Milli takımda sportif başarının yanı sıra sevilen bir ekip oluşturduklarını ifade eden Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Dünya üçüncüsü olarak ülkeye geri döndük. Saha sonucu bir göstergedir. Herkesin katkı yaptığı bir işte başarmamak mümkün değil. Döndüğümüzde sadece Türkiye'de değil, Orta Asya'da, Afrika'da bütün Müslüman devletlerinde gurur ve sevgi gördük. Aynı zamanda Avrupa'da da takdir gördük. O maçların bitiminde FIFA'nın dünyadan antrenörlerin olduğu bir toplantısına katıldım. Oraya konuşmacı olarak katıldım. Bu benim için gurur verici bir olaydır. FIFA toplantısında izleyen değil, konuşan hoca konumuna gelmekten dolayı gurur duyuyorum. Tarihe bir damga vurduk.'
Milli Takımda Yabancı Antrenör Tartışması
Şenol Güneş, A Milli Futbol Takımı'nda yabancı teknik direktörlerin görev yapmasıyla ilgili gelen bir soru üzerine, 'Oyuncu da antrenör de benim için Türk olsun. Milli takımlarda kesinlikle antrenörümüzü kendimiz üretmeliyiz ve bulmalıyız. Türkiye'de yabancı oyuncu fazlalaştıkça yabancı antrenör de fazlalaştı. Milli takımda olması gereken budur. Türkiye'de bir sürü genç arkadaşlarımız var. Hepsi de yapabilecek durumdadırlar.' cevabını verdi.
(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)
